Tasavvuf

Sevdiğinle Berâbersin

Sevdiğinle Berâbersin Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Bedevî bir Arab: Yâ Rasûlallah! Kıyâmet ne zaman kopacak? diye sormuştu. Rasûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem– bedevîye: Âhiret için ne hazırladın? diye sormuştu. Enes –radıyallâhu anh– rivâyetinde bedevînin: Yâ Rasûlallah! Benim Allâh’a ve O’nun Peygamberine muhabbetten başka âhiret için bir hazırlığım yoktur, diye cevap vermesi üzerine; Rasûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem– bedevîye:Sen …

Daha fazlası »

Bayram Âdâbı

Bayram Âdâbı Kalemdar (ks) Kıymetli Kardeşlerim! Bayram öncesi bu sohbetimizde sizlere bayramda riâyet etmemiz gereken hususlardan bir nebze de olsa bahsetmek istiyorum. Bayram günü, sahur zamânında olduğu gibi erken kalkmalıyız: ‘İki bayram gecesini ihyâ edenin kalbi ölmez.’[1] buyuruyor Peygamber Efendimiz (sav). Bu geceyi muhakkak sûrette ihyâ edelim.Bu gecede gusletmeliyiz.Varsa misvak kullanmalıyız.Güzel koku sürünmeliyiz. Alkol bulunan kokuları kullanmamalıyız, gül esansı tercîh …

Daha fazlası »

Bid’at Uygulamalarının Karanlığına Karşılık Sünnet-i Seniyye’nin Aydınlığı

Bid’at Uygulamalarının Karanlığına Karşılık Sünnet-i Seniyye’nin Aydınlığı Prof. Dr. Kadir Özköse Arapça “sonradan ortaya çıkan şey” anlamına gelen bid’at kavramı, tasavvufta tarîkata sonradan giren âdetleri ifâde etmek için kullanılır. Orijinalliği ve saflığı bozduğu için bid’at uygulamaları dinde de tasavvufta da hoş görülmemiştir. (Cebecioğlu, Tasavvuf Terimleri & Deyimleri Sözlüğü, 2004:102) Kitap ve sünnette aslı ve esâsı olmadığı için sûfîler bid’ata hayyiz-i …

Daha fazlası »

İstikâmet

İstikâmet* Fatih Çınar İstikamet sözlükte ‘îtidâl ve orta hâl” demektir. Terim olarak ise “Müslümanın günlük hayâtında, Kur’ân ve sünnette belirtilen hükümlere göre hayâtını tanzîm etmesi” demektir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Berâberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adâlet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.”1 İstikamet, îmandır. Yâni Allah Teâlâ’yı kalp ile bilmek, …

Daha fazlası »

Kâinât Bir Âile

Kâinât Bir Âile Alemdar Herşey O’na âid olduğuna göre âlem birbirine hısımdır. Nehir, göl, deniz, baraj, kuyu; çorak, kireçli, minerallere göre değişen suların hepsi nîmettir. Sıcaklığı, buharlaşmayı artıran, kar erimelerine neden olan, kokuşmayı önleyen, aşılanmayı temin eden, bitkilerin olgunlaşma ve hasat süresini kısaltan rüzgârlar bir ihsandır. Isı, elektrik, mekanik, kimyâsal, nükleer, manyetik, kinetik ve potansiyel enerji hayâtın bir parçasıdır. Kırmızı …

Daha fazlası »

Hılfü’l-Fufûl

Hılfü’l-Fufûl Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Enes İbn-i Mâlik –radıyallahu anh-‘ten şöyle rivâyet edilmiştir: Tâbiînden Âsım bin Ahvel Enes İbn-i Mâlik’e: – Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’in: İslâm’da Câhiliyet (devrinin) ahdi yoktur, buyurduğu sana bâliğ oldu mu? diye sordu da, Enes İbn-i Mâlik: – Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- (Medîne’de) benim evimde Kureyş ile Ensâr arasında muâhât (kardeşlik te’sîs) buyurdu, diye …

Daha fazlası »

Zikir ve Şükür

Zikir ve Şükür Kalemdar (ks) Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn, vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Bizi yoktan var eden Mevlâ’mız âyet-i celîle-i cemîlesinde: ‘Kullarım beni lâyığı ile zikrediniz, anınız, Ben de sizi zâtıma uygun şekilde anayım, zikredeyim’ (Bakara, 2/152.) buyuruyor. Bu büyük bir müjde ve şereftir. Siz yeryüzünde Mevlâ’yı zikrediyorsunuz Allah da sizi zikrediyor. Siz ‘Allah’ …

Daha fazlası »

İmâm-ı Rabbânî’de (ra) Sahabe Algısı

İmâm-ı Rabbânî’de (ra) Sahabe Algısı Prof. Dr. Kadir Özköse İmâm-ı Rabbânî ashâb-ı kirâmın muhabbet ve kemâlât makâmıyla temâyüz ettiğine dikkatlerimizi çekmektedir. Onları ümmetin muhabbet öncüleri ve insanlığın yüzakları olarak görmektedir. Kemâl mertebelerini bir bir kateden ve onları zirvede temsîl eden seçkin sîmâların ashâb-ı kirâm olduğunu ve sonraki nesillerin onların herbirinde temâyüz eden makamlardan biriyle müşerref olabildiklerini beyân etmektedir. İmâm-ı Rabbânî …

Daha fazlası »

Ey Allâh’ın Kulları Kardeş Olunuz! Abdülhâfız

Ey Allâh’ın Kulları Kardeş Olunuz! Abdülhâfız Abdurrahmân Tercüme: Fatih Çınar1 Kullarına îman nîmetini lutfeden Allah Teâlâ’ya hamd olsun. O, insanları Kur’ân ahlâkına sarılmaları konusunda yönlendirmiştir. O, insanları şeytânın yolunda gitmemeleri husûsunda ise sakındırmıştır. Adnan’ın neslinden olan Efendimiz Hz. Muhammed Mustafâ’ya (sav) salât ve selâm olsun. Allah Teâlâ, O’nun (sav) âlinden, ashâbından ve ashâbına tâbî olanlardan râzı olsun. İyilikler onların üzerine …

Daha fazlası »

Bütün Mü’minler Kardeştirler

Bütün Mü’minler Kardeştirler Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hakk Teâlâ Hazretleri Hucurât Sûresi’nde: “Mü’minler ancak kardeştirler. Onun için (herhangi bir anlaşmazlıkta) kardeşlerinizin arasını düzeltiniz ve Allah’tan korkun ki, rahmet’e şâyân olasınız…”1 Gerçek mü’minler bir kök’e, bir asl’a bağlıdırlar ki, o da ebedî hayâtı tahakkuk ettiren ÎMÂN’dır. Mü’minlerin haklarını korumak ve menfaatlarını gözetmekteki din kardeşliğinizi Allah’tan korkarak yapın!. Kardeşlik olan yerde şefkat …

Daha fazlası »