Tasavvuf

Nefisle Mücâdelenin Cihâd-ı Ekber Oluşu

Nefisle Mücâdelenin Cihâd-ı Ekber Oluşu Prof. Dr. Kadir Özköse Tasavvuf erbâbı tövbe ve zühd makamlarının hakkını verdikten sonra mücâhede kılıcını kuşanmak zorundadır. Sâlikin nefsine, egosuna, içgüdü ve dürtülerine karşı verdiği mücâhede, uzun soluklu bir mücâdeleyi gerektirmektedir. Kabahatlerin, günahların ve aşağı niteliklerin kaynağı olan nefisile mücâdele “en büyük cihâd” kabûl edilmiştir. (Schimmel, İslâm’ın Mistik Boyutları, 1999:120) Mücâhede terimi Kur’ân-ı Kerîm’in temel …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Bir kimse bir melikin hizmetine tâlib oldu. Melik de, “Git ilim ve edeb öğren ki, hizmetin sâlih olsun” dedi. O kimse de ilim tahsîline şurû’ eyledi ve ilmin zevkini, lezzetini tattı. Sonra Melik haber gönderdi ki: “İlmi terk etsin de artık gelsin, benim hizmetime ehil oldu.” İlim tahsîl eden kimse de dedi ki: “Beni …

Daha fazlası »

Her Nefeste Hakk’ı Zikretmek

Her Nefeste Hakk’ı Zikretmek Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Kalb, hayâtımızı idâme ettiren bir organımızdır. Ancak benim size anlatmak istediğim kalb, o kalb değil. Kalbin üzerinde gönül var. Gönlün içinde süveydâ-yı derûn noktası var aynen gözbebeği gibi. Güzel sesler işittiğin zaman gözünden yaş gelir. Tesirli sözler duydun mu hislenirsin. Bunlar süveydâ-yı derundandır. Gönül dediğimiz Âlem-i Emir’dendir, Âlem-i Halk’tan değildir. Âlem-i Halk’tan …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Rasûlullah Efendimiz (sav), “sulehâ meclislerine devâmı” emir buyurmuştur. Bu hikmete binâen ulemâ-i kirâm demişlerdir ki: Bir kimse ulemâ ile birlikte oturursa ilmi artar. Bir kimse sulehâ ile birlikte oturursa ibâdet ve tâata rağbeti artar. Bir kimse ağniyâ ile oturursa o kimsenin kalbinde dünyâya muhabbet ve rağbet artar. Bir kimse ehl-i tekebbür ile oturursa kibri …

Daha fazlası »

Hakk’ı Zikir ve Ölüm Tefekkürü

Hakk’ı Zikir ve Ölüm Tefekkürü Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Bize şahdamarımızdan daha yakın olan Allâhu zü’l-Celâl Hazretleri şöyle buyuruyor: ‘Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra ancak Bize döndürüleceksiniz.’ (Ankebût 29/57.) ‘Nerede olursanız olun, (hattâ) yüksek kalelerde bile olsanız, ölüm size yetişir.’ (Nisâ 4/78.) ‘Ey îmân edenler! Allâh’ı çokça zikredin!’ (Ahzâb 33/41.) ‘Bilesiniz ki, kalpler ancak Allâh’ın zikri ile mutmain olur.’ (Ra’d …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Allâhu Teâlâ, Zebûr’da Dâvûd aleyhisselâm’a buyurdu ki: “Yâ Dâvûd! Benî İsrâîl ulemâsına ve ruhbanlarına de ki; ehl-i takvâ ile söyleşsinler, konuşsunlar. Eğer ehl-i takvâ bulunmazsa, ulemâ ile musâhabe etsinler. Onlar da bulunmazsa, ukalâ (akıllı kimseler) ile musâhabet eylesinler.” Allâhu Teâlâ Hazretleri takvâyı ilim üzerine takdîm buyurdu. Nitekim ulemâyı da ukalâ üzerine takdîm buyurdu. İncil’de, …

Daha fazlası »

Zikrin Hayırlısı Gizli Olanıdır

Zikrin Hayırlısı Gizli Olanıdır Kalemdar (ks) Eûzübillâhimineşşeytânirracîm: Reddolunmuş, kovulmuş şeytânın şerrinden Sana sığınırız yâ Rabbi! Bismillâhirrahmânirrahîm: Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ımızın ismi ile başlarız sözlerimize. Besmelenin on dokuz harfi var. Besmelenin hürmetine Allâhımız, on dokuz zebânînin azâbından besmele çekenleri kurtaracak. İşlediğimiz küçük günahları; kıldığımız namazlar, çektiğimiz besmeleler affettirecek -inşâallah-. Lâ İlâhe İllallâh: Allah’tan başka ilâh yoktur. Tevhîdin harfleri yirmi dörttür. …

Daha fazlası »

Bilimsel ve Teknolojik Gelişmelere Öncülük Eden Temel Sûfî Yaklaşımlar

Bilimsel ve Teknolojik Gelişmelere Öncülük Eden Temel Sûfî Yaklaşımlar Prof. Dr. Kadir Özköse İlmi Müslümanın yitik malı olarak gören, en büyük rütbenin ilim rütbesi olduğuna inanan, ilmin kadın ve erkek her Müslümana farz olduğu bilincinde hareket eden sûfîler farklı ilim dallarında, ilm-i bâtında olduğu kadar ilm-i zâhirde de yetkin konuma gelmeye çalışmışlar; İslâmî ilimler kadar müsbet ilimlerde de varlık göstermişlerdir. …

Daha fazlası »

Gönlü Pâk Eylemek

Gönlü Pâk Eylemek Mustafa Özçelik Yûnus sana tutdı yüzin unıtdı cümle kendözin Cümle sana söyler sözin söz söyleden sensin bana Yûnus Emre Yûnus Emre, asıl amacı şiir söylemek olmasa bile mâdem ki ortada şiirleri olan bir isimdir ve tanınmışlığının, çok sevilip benimsenmesinin en önemli taraflarından birisi bu özelliğidir, öyleyse onu şiir ve şâir bağlamında da ele almak gerekir. Fakat şiire …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “Ey Ümmet! Sizden bir cemâat olsun ki o cemâat nâsı hayra dâvet ve mâruflarla emir ve münkerâttan nehyetsin. İşte şu hayra dâvet edip emr-i bi’l-mârûf ve nehy-i ani’l-münkerle meşgûl olanlar ancak felâh bulup azâbdan kurtulanlardır.” (Âl-i İmran, 104.) Yâni, millet-i İslâmiyye arasında halka her husûsta öğüt verecek ve nazar-ı şerîatta câiz olan ile olmayanı …

Daha fazlası »