Anasayfa / Kategoriler / Tasavvuf (Sayfa 2)

Tasavvuf

Kur’ân-ı Kerîm

Kur’ân-ı Kerîm Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “O kimseler ki bizim âyetlerimizde haktan ayrıldılar. Onlar bizim üzerimize gizli olmazlar. Günâhı mukâbilinde ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyâmet gününde emîn olarak gelen mi? Haydi istediğinizi işleyin! Zîrâ Allâhu Teâlâ sizin amelinizi görücüdür. Kur’ân bir büyük kitaptır ki, O Kitâb, cümle kitaplara gâlib ve menâfi-i kesîreyi câmi’dir. Nâzil olan ahkâm-ı Kur’ân’ı, evâmir ve …

Daha fazlası »

Cemiyette Huzûrun Şartı

Cemiyette Huzûrun Şartı Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Madden ve mânen huzurlu bir cemiyet için gerekli şart fitneden kaçınmaktır. Âyet-i Kerîme’de Allah Teâlâ: ‘Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür.’ (Bakara, 191.)  buyurmaktadır. Rasûl-i Zîşân ise fitne hakkında şöyle buyurur: ‘Fitne uykudadır, uyandırana Allah lânet etsin!’ (Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, Hadis No: 1817) Fitne insanları sıkıntıya, belâya düşürmek, insanlar arasında ayrılık çıkartıp arabozuculuk yapmaktır. Kim …

Daha fazlası »

Seyr u Sülûkun Devamlılığı

Seyr u Sülûkun Devamlılığı Prof. Dr. Kadir Özköse Tasavvuftaki eğitim sürecine seyr u sülûk adı verilmektedir. Tasavvufta esas olan bireyin insan-ı kâmil konumuna gelmesidir. Tasavvufa meyleden kişinin istîdât ve kâbiliyeti kadar onun bir mürşid-i kâmilin elinden alacağı sağlam ve sağlıklı bir eğitim de ilerleyebilmenin bir diğer şartıdır. Tasavvufî terbiyeden maksat; nefsi her türlü kötülüklerden arındırmak, nefsânî arzulardan kaynaklanan sahte ilâhlara …

Daha fazlası »

Allâh’a İbâdet Et Sonra Dosdoğru Ol!

Allâh’a İbâdet Et Sonra Dosdoğru Ol!1 Tercüme: Fatih Çınar Hamd, âlemlerin Rabbi Allah Teâlâ’ya; salât ve selâm Efendimiz Muhammed’in (sav) âl ve ashâbının tamâmının üzerine olsun. Allah Teâlâ’nın geçmiş ümmetlere dâir şöyle bir âdeti söz konusu olmuştur ki O (cc), kendisine sımsıkı bağlanan kavimleri doğru yola iletmiş, yolunda ilerleyenlerin duâlarını kabûl etmiş, düşmanlarına karşı onlara yardım etmiş ve dünyâda onları …

Daha fazlası »

Sevdiğinle Berâbersin

Sevdiğinle Berâbersin Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Bedevî bir Arab: Yâ Rasûlallah! Kıyâmet ne zaman kopacak? diye sormuştu. Rasûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem– bedevîye: Âhiret için ne hazırladın? diye sormuştu. Enes –radıyallâhu anh– rivâyetinde bedevînin: Yâ Rasûlallah! Benim Allâh’a ve O’nun Peygamberine muhabbetten başka âhiret için bir hazırlığım yoktur, diye cevap vermesi üzerine; Rasûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem– bedevîye:Sen …

Daha fazlası »

Bayram Âdâbı

Bayram Âdâbı Kalemdar (ks) Kıymetli Kardeşlerim! Bayram öncesi bu sohbetimizde sizlere bayramda riâyet etmemiz gereken hususlardan bir nebze de olsa bahsetmek istiyorum. Bayram günü, sahur zamânında olduğu gibi erken kalkmalıyız: ‘İki bayram gecesini ihyâ edenin kalbi ölmez.’[1] buyuruyor Peygamber Efendimiz (sav). Bu geceyi muhakkak sûrette ihyâ edelim.Bu gecede gusletmeliyiz.Varsa misvak kullanmalıyız.Güzel koku sürünmeliyiz. Alkol bulunan kokuları kullanmamalıyız, gül esansı tercîh …

Daha fazlası »

Bid’at Uygulamalarının Karanlığına Karşılık Sünnet-i Seniyye’nin Aydınlığı

Bid’at Uygulamalarının Karanlığına Karşılık Sünnet-i Seniyye’nin Aydınlığı Prof. Dr. Kadir Özköse Arapça “sonradan ortaya çıkan şey” anlamına gelen bid’at kavramı, tasavvufta tarîkata sonradan giren âdetleri ifâde etmek için kullanılır. Orijinalliği ve saflığı bozduğu için bid’at uygulamaları dinde de tasavvufta da hoş görülmemiştir. (Cebecioğlu, Tasavvuf Terimleri & Deyimleri Sözlüğü, 2004:102) Kitap ve sünnette aslı ve esâsı olmadığı için sûfîler bid’ata hayyiz-i …

Daha fazlası »

İstikâmet

İstikâmet* Fatih Çınar İstikamet sözlükte ‘îtidâl ve orta hâl” demektir. Terim olarak ise “Müslümanın günlük hayâtında, Kur’ân ve sünnette belirtilen hükümlere göre hayâtını tanzîm etmesi” demektir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Berâberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adâlet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.”1 İstikamet, îmandır. Yâni Allah Teâlâ’yı kalp ile bilmek, …

Daha fazlası »

Kâinât Bir Âile

Kâinât Bir Âile Alemdar Herşey O’na âid olduğuna göre âlem birbirine hısımdır. Nehir, göl, deniz, baraj, kuyu; çorak, kireçli, minerallere göre değişen suların hepsi nîmettir. Sıcaklığı, buharlaşmayı artıran, kar erimelerine neden olan, kokuşmayı önleyen, aşılanmayı temin eden, bitkilerin olgunlaşma ve hasat süresini kısaltan rüzgârlar bir ihsandır. Isı, elektrik, mekanik, kimyâsal, nükleer, manyetik, kinetik ve potansiyel enerji hayâtın bir parçasıdır. Kırmızı …

Daha fazlası »

Hılfü’l-Fufûl

Hılfü’l-Fufûl Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Enes İbn-i Mâlik –radıyallahu anh-‘ten şöyle rivâyet edilmiştir: Tâbiînden Âsım bin Ahvel Enes İbn-i Mâlik’e: – Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’in: İslâm’da Câhiliyet (devrinin) ahdi yoktur, buyurduğu sana bâliğ oldu mu? diye sordu da, Enes İbn-i Mâlik: – Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- (Medîne’de) benim evimde Kureyş ile Ensâr arasında muâhât (kardeşlik te’sîs) buyurdu, diye …

Daha fazlası »