Anasayfa / Kategoriler / Tasavvuf

Tasavvuf

Ölmeden Önce Ölmek

Ölmeden Önce Ölmek Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Yüce Rabbimiz buyuruyor: ‘O mü’minler; ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allâh’ı zikrederler.’ (Âl-i İmrân, 3/191.) Sûfîler bunu zikr-i dâimî olarak anlamışlardır. Yâni her dâim Mevlâmız’ı zikredeceğiz. Yatağa yattığımız zaman dahi Hakk’ın zikriyle meşgûl olacağız. Tabii ki abdestli yatacağız. Böyle ölürsek îmanlı ölmüş oluruz. Kardeşlerim, abdestsiz yatarsak uyku isrâf olur. Altı saattan …

Daha fazlası »

Cem’ ve Tefrika Boyutunda Yaşanan Vuslat Hâli

Cem’ ve Tefrika Boyutunda Yaşanan Vuslat Hâli Prof. Dr. Kadir Özköse Tasavvuf terbiyesi zorlu bir eğitimdir. Uzun soluklu ve meşakkatli bir çabanın ürünüdür. Kesintisiz ve birbirini besleyen kimlik ve kişilik inşâıdır. O sebeple Seyyid Hüseyin Mankpûrî’ye yazdığı bir mektubunda İmâm-ı Rabbânî tasavvufî eğitimin başında ve ortasında gerçekleşen zorluk ve sıkıntıların, sonuna gelindiğinde kaybolacağını, tasavvufî tecrübenin artık suhûletle gerçekleştirilebilecek bir kıvâma …

Daha fazlası »

Sûfîlerin Varlık Âlemini Seyirleri: ‘Vahdet-i Vücûd’ ve ‘Vahdet-i Şühûd’ Telakkîleri

Sûfîlerin Varlık Âlemini Seyirleri: ‘Vahdet-i Vücûd’ ve ‘Vahdet-i Şühûd’ Telakkîleri Fatih Çınar ‘Temâşâ eyledim kevn ü mekânı nûr-ı vahdette Görünen nûr eşyâda hemîn Mevlâ-imiş bildim’ Şemseddin-i Sivasî (ks)1 Sûfîler, zihin ve kalpte Allah Teâlâ’nın zikrini sürekli hâle getirebilmek için enfüsî/iç âlem ve âfâkî/dış âleme dâir gözlem ve tefekküre çok önem vermişlerdir. Yoğun gözlem ve tefekkür süreçleri sûfîleri “Gerçek mânâda varlık …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm

Kur’ân-ı Kerîm Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Ebu’s-Suûd Efendi’nin beyânı vechile: Hakkı duymayanların ve görmeyenlerin şerde ve hayırsızlıkta gâyet ileri derecede bulunduklarına işâreten “ülâike” lâfzı vârid olmuştur. Fahr-i Râzî’nin beyânı vechile: Kur’ân’ın hidâyet olması onun her türlü hayrâta delâlet edip, her saâdete irşâd etmesidir. “Şifâ” olması da, küfür ve cehil hastalıklarından, îmân edenleri kurtarmasıdır. Fakat şeytâna ve hevâ-i nefsânîsine tebâiyyetle hızlân …

Daha fazlası »

Takvâ İle Allah (cc) Yolunda Çalışmak

Takvâ İle Allah (cc) Yolunda Çalışmak Kalemdar (ks) ‘Yâ eyyuhellezîne âmenû, ittekullâhe vebteğû ileyhi’l-vesîlete ve câhidû fî sebîlihî lealleküm tüflihûn.’1 Kıymetli kardeşlerim! Bizi yoktan var eden, varlığından haberdâr eden Hâlik-ı zülcelâlimiz, âyet-i celîle-i cemîlesinde ne buyuruyor sıdk ile dinleyelim. ‘Ey şeref-i îmanla şerefyâb olan kullarım’ diye nidâ ediyor. Allah bizi yarattı, fakat başıboş bırakmadı. Rehbersiz olmazdı, peygamber gönderdi. Peygamberimiz’in (sav) …

Daha fazlası »

Sâlih Amelle Sağlanan Kalb Selâmeti

Sâlih Amelle Sağlanan Kalb Selâmeti Prof. Dr. Kadir Özköse İmâm-ı Rabbânî şerîatın; ilim, amel ve ihlâs olmak üzere üç esastan oluştuğunu söylemektedir. Ona göre bu üç esas tam olarak yerli yerine oturtulmadıkça şerîatın gereği de lâyıkıyla yerine getirilmiş olmaz. Şerîatın bu üç esâsının yerine getirilmesi durumunda ise dünyevî ve uhrevî bütün saâdetlerin üstünde olan Allâh’ın rızâsı gerçekleşir. Çünkü “Allâh’ın rızâsı …

Daha fazlası »

Ümmî Sinan Hazretleri’ne Göre Mânevî Yolculuğun Öznesi Olarak Derviş

Ümmî Sinan Hazretleri’ne Göre Mânevî Yolculuğun Öznesi Olarak Derviş Fatih Çınar Şeyh Muslihuddîn Mustafa Uşşâkî, Gülaboğlu Muhammed Askerî, Şeyh Ahmet Matlâî, Müftî Derviş, Muhammed Uşşâkî ve Niyâzî-i Mısrî gibi birçok ismin gönül dünyâsında etkili olan ve daha birçok isme mânevî rehberlik görevini îfâ eden Ümmî Sinan Hazretleri, seyr u sülûk denilen mânevî yolculuğun esaslarını özümsemiş müstesnâ şahsiyetlerden biridir.1 Allah Teâlâ’ya …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm

Kur’ân-ı Kerîm Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “O kimseler ki bizim âyetlerimizde haktan ayrıldılar. Onlar bizim üzerimize gizli olmazlar. Günâhı mukâbilinde ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyâmet gününde emîn olarak gelen mi? Haydi istediğinizi işleyin! Zîrâ Allâhu Teâlâ sizin amelinizi görücüdür. Kur’ân bir büyük kitaptır ki, O Kitâb, cümle kitaplara gâlib ve menâfi-i kesîreyi câmi’dir. Nâzil olan ahkâm-ı Kur’ân’ı, evâmir ve …

Daha fazlası »

Cemiyette Huzûrun Şartı

Cemiyette Huzûrun Şartı Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Madden ve mânen huzurlu bir cemiyet için gerekli şart fitneden kaçınmaktır. Âyet-i Kerîme’de Allah Teâlâ: ‘Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür.’ (Bakara, 191.)  buyurmaktadır. Rasûl-i Zîşân ise fitne hakkında şöyle buyurur: ‘Fitne uykudadır, uyandırana Allah lânet etsin!’ (Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, Hadis No: 1817) Fitne insanları sıkıntıya, belâya düşürmek, insanlar arasında ayrılık çıkartıp arabozuculuk yapmaktır. Kim …

Daha fazlası »

Seyr u Sülûkun Devamlılığı

Seyr u Sülûkun Devamlılığı Prof. Dr. Kadir Özköse Tasavvuftaki eğitim sürecine seyr u sülûk adı verilmektedir. Tasavvufta esas olan bireyin insan-ı kâmil konumuna gelmesidir. Tasavvufa meyleden kişinin istîdât ve kâbiliyeti kadar onun bir mürşid-i kâmilin elinden alacağı sağlam ve sağlıklı bir eğitim de ilerleyebilmenin bir diğer şartıdır. Tasavvufî terbiyeden maksat; nefsi her türlü kötülüklerden arındırmak, nefsânî arzulardan kaynaklanan sahte ilâhlara …

Daha fazlası »