Anasayfa / Kategoriler / Tasavvuf

Tasavvuf

Sıddîk Hakkında Hadisler

Sıddîk Hakkında Hadisler Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Nebîler müstesna olduğu halde Ebû Bekir herkesten efdaldir.“Ebû Bekir benden ve ben de Ebû Bekir’denim. Ebû Bekir dünyâ ve âhiret kardaşımdır.”“Ebû Bekr Sıddîk’a deyiniz, imâm olup nâsa namaz kıldırsın.” Bu hadis-i şerif dahi Hz. Sıddîk’ın hilâfetine işâret olan hadislerdendir.“Ümmetimden en evvel cennete dâhil olan Ebû Bekir’dir.”“Kıyâmet gününde herkesle hesap görülür, ancak Ebû Bekir …

Daha fazlası »

Seyr ü Sülûkta Teslîmiyyet ve Sabır

Seyr ü Sülûkta Teslîmiyyet ve Sabır Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Azgın nefsimizi terbiye etmek için mürşide teslîmiyet gerekir. Mürşid-i kâmilin nefsimizin ıslâhı için bizleri tâbî tuttuğu her türlü imtihâna da sabretmek gerekir. Nefis terbiyesinde teslîmiyet ve sabır çok önemlidir. Sizlere bu meseleyi daha da kolaylaştırmak için, uzun yıllar şeyhlerine hizmet eden iki mürîdin menkîbesini nakledeyim: Şeyh Efendi bir gün, yatsı …

Daha fazlası »

Nefs Muhâsebesi

Nefs Muhâsebesi Mustafa Özçelik “Dışıma hırka giydim İçim bir kuru kovan” Yûnus Emre Yûnus Emre’nin bize öğrettiği en önemli hakîkatlerden biri de “kendini bilmek” şeklinde ifâde ettiği tutum çerçevesinde “nefs mücâdelesi” yâhud “özeleştiri” şeklinde ifâde edebileceğimiz meseledir. Onun hem “bilmek” temalı şiiri hem de “dağdan odun getirme” menkîbesinde verilmek/öğretilmek istenen mesaj aslında tam olarak budur. Zîrâ bütün zamanlar boyunca insanlar …

Daha fazlası »

Son Döneme Damga Vuran Sûfî Meşrep Bir Şâir: İstiklal Şâiri Mehmet Âkif Ersoy ve Mânevî Yönü

Son Döneme Damga Vuran Sûfî Meşrep Bir Şâir: İstiklal Şâiri Mehmet Âkif Ersoy ve Mânevî Yönü Fatih Çınar “Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır, Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır. Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havf-ı Yezdân’ın, Ne irfânın kalır tesiri kat’iyyen, ne vicdânın.”1 ​Merhum Mehmet Âkif, 1873 yılında İstanbul/Fatih’teki Saru Nasuh sokağında bir evde doğmuştur. Babası Arnavut kökenli Tahir Efendi, …

Daha fazlası »

Kur’ânada İşâretler

Kur’ânada İşâretler Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Ashâb-ı Kiram içerisinde Kur’ân’da adı sarâhaten zikredilen sâdece Hz. Zeyd bin Hârise (ra)’dir. (Ahzab, 37.) Ancak Hz. Ebû Bekir (ra) ve diğer sahâbîler hakkında bâzı Kur’ân âyetlerinde işâretler bulunduğunu müfessirler beyân etmektedirler. Bu cümleden olarak şu âyet-i kerîmelerin Hz. Ebû Bekir (ra) hakkında nâzil olduğu mervîdir. “Allah Teâlâ kötü işi izhar ve ifşâ etmeğe …

Daha fazlası »

Allah Düşmanlarının Sonu

Allah Düşmanlarının Sonu Kalemdar (ks) Almış emraz bütün dışı, içimi Allâh’ım el-aman, affet suçumu Âhirete îmanla gönder göçümü Îmân korkusundan duramaz oldum Kıymetli kardeşlerim! Bu sohbetimizde İslâm’ın en azılı düşmanı, ümmet-i Muhammed’in firavunu olan Ebû Cehil’in Bedir Gazve’sinde öldürülüşünden bahsedeceğiz. İbret alalım. Allâh’a ve Peygamberi’ne düşmanlık edenlerin sonları hayırlı olmaz. Allah (cc) bizleri hüsn-i hâtime ile huzûruna alsın. Bedir’de Ebû …

Daha fazlası »

Peygamber Efendimiz’e (sav) Tâbî Olmanın Şerefi

Peygamber Efendimiz’e (sav) Tâbî Olmanın Şerefi Prof. Dr. Kadir Özköse Âyet-i kerîmede buyurulduğu üzere üzerinde Peygamber Efendimiz’in ahlâk ve nişânını taşıyan herşey bizler için özeldir: “Bana uyun ki Allah da sizi sevsin.”1 Peygamber Efendimiz’e uyma konusunda gayret göstermek kişinin sevilenlerden olmasını sağlar. Akıl sâhibi herkesin, Hz. Muhammed Mustafâ’nın (sav) sünnetine hem dış görünüşüyle hem de gönülden tâbî olması esastır.2 İmâm-ı …

Daha fazlası »

Dünyevî İhtirasların Kurbânı Olmamak

Dünyevî İhtirasların Kurbânı Olmamak Prof. Dr. Kadir Özköse Eşyânın Rabbine değil de eşyâya kul ve köle olmak acıların en beteridir. Dünyâ hayâtı zamanla sınırlıdır. İnsanın dünyânın gelip geçici heveslerine tutkun hâle gelmesi büyük bir sorundur. Cenâb-ı Hakk dünyâlık heveslere kapılmamamızı istemiş, nefsin arzularını ilâh edinene reddiyede bulunmuştur. Zîrâ dünyâ sevgisi tüm kötülüklerin başıdır. Dünyâlık arzuların peşinde koşanlar Hakk kapısından kovulmayı …

Daha fazlası »

Ümmet-i Muhammed ve Şefâatçileri

Ümmet-i Muhammed ve Şefâatçileri Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Günlerden bir gün, Rasûlullâh (sav) Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Fâtıma ve Hz. Âişe -rıdvânullâhi teâlâ aleyhim ecmaîn- ile oturmakta idiler. Hepsi de Rasûlullâh’ın huzûrunda bulunuyorlardı. Rasûlullâh (sav) birden şiddetle ağlamaya başladı. Öyle bir ağlayış ki, dayanılmaz. Bunu gören Hz. Ebû Bekir şöyle dedi: – Anam, babam …

Daha fazlası »

Muhabbet-i Rasûlillah (sav)

Muhabbet-i Rasûlillah (sav) Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Rabbimiz Âl-i İmrân sûresinin otuz birinci âyet-i kerîmesinde şöyle buyuruyor: ‘Habîbim Ahmed, Resûlüm yâ Muhammed de ki: Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.’ Hadîs-i şerifte de buyurulur ki: ‘Bir defa bana salavât gönderene, Cenâb-ı Allah on defa rahmet eder.’[1] Tek …

Daha fazlası »