Anasayfa / Kategoriler / Tasavvuf

Tasavvuf

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) İlk iki “Oku” emri, Kur’ân değil, kırâat denilen fiile yaklaşmak için heceleme kabîlinden bir ihzâr ve teklîf idi. Üçüncü tazyikten sonra olan (Oku!) Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, adı ile başlamıştır. Oku emri ilk nüzûlünde hem tekvînî bir mâhiyette Hazret-i Peygamber -sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz’i okumaz, ümmî iken kudret-i İlâhî okur kılmıştır. Bir tefsîre …

Daha fazlası »

Zikrullâh ile Îman Kuvvetlenir

Zikrullâh ile Îman Kuvvetlenir Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Cenâb-ı Mevlâ, Kur’ân-ı Kerîm’inde şöyle buyuruyor: ‘Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalbleri ürperir; kendilerine O (cc)’nun âyetleri okunduğunda (bu, onların) îmanlarını artırır ve (onlar yalnız) Rabblerine tevekkül ederler.’ (Enfâl 8/2.) Hakk’a inananları göstermek için bu âyet-i celîle kâfî. Hakk’a inanan kim, inanmayan kim, besbelli oluyor. Hakk’a inananlar Mevlâ’yı, berâber …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hadîs-i Şerîf’te: “Erkek ve kadın her müslim için ulûm-i dîniyyesini taleb edip öğrenmek farzdır.” “Velev ki Çin’de dahî olsa ilmi taleb ediniz.” buyurulmuştur. Efendimiz (sav)’in bu hadîs-i şerîfte tahsîlini emir buyurmuş olduğu ilmi yalnız zâhirî ilme tahsîs etmek de doğru değildir. Çünkü ma’rifetullâh’a ve havf-i İlâhîye mukârin olmayan ve dünyâdan zühdünü artırmayan ilim, ind-i …

Daha fazlası »

Zikirle Geceleri İhyâ Eden Kalb

Zikirle Geceleri İhyâ Eden Kalb Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Ârifler ‘İnsan, âlem-i ekberdir’ demişlerdir, yani insan en büyük âlemdir. İnsanın bedenindeki kalb ise merkez-i umumîdir. Bir misalle bu meseleyi biraz izah etmeye çalışayım. Bir topluluğun karşısına konan büyük bir ayna düşünün, bu ayna binlerce insanı içinde çok rahat gösterebilir. O aynaya bakıldığında, karşısında on bin kişi de olsa hepsi onun …

Daha fazlası »

Nefisle Mücâdelenin Cihâd-ı Ekber Oluşu

Nefisle Mücâdelenin Cihâd-ı Ekber Oluşu Prof. Dr. Kadir Özköse Tasavvuf erbâbı tövbe ve zühd makamlarının hakkını verdikten sonra mücâhede kılıcını kuşanmak zorundadır. Sâlikin nefsine, egosuna, içgüdü ve dürtülerine karşı verdiği mücâhede, uzun soluklu bir mücâdeleyi gerektirmektedir. Kabahatlerin, günahların ve aşağı niteliklerin kaynağı olan nefisile mücâdele “en büyük cihâd” kabûl edilmiştir. (Schimmel, İslâm’ın Mistik Boyutları, 1999:120) Mücâhede terimi Kur’ân-ı Kerîm’in temel …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Bir kimse bir melikin hizmetine tâlib oldu. Melik de, “Git ilim ve edeb öğren ki, hizmetin sâlih olsun” dedi. O kimse de ilim tahsîline şurû’ eyledi ve ilmin zevkini, lezzetini tattı. Sonra Melik haber gönderdi ki: “İlmi terk etsin de artık gelsin, benim hizmetime ehil oldu.” İlim tahsîl eden kimse de dedi ki: “Beni …

Daha fazlası »

Her Nefeste Hakk’ı Zikretmek

Her Nefeste Hakk’ı Zikretmek Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Kalb, hayâtımızı idâme ettiren bir organımızdır. Ancak benim size anlatmak istediğim kalb, o kalb değil. Kalbin üzerinde gönül var. Gönlün içinde süveydâ-yı derûn noktası var aynen gözbebeği gibi. Güzel sesler işittiğin zaman gözünden yaş gelir. Tesirli sözler duydun mu hislenirsin. Bunlar süveydâ-yı derundandır. Gönül dediğimiz Âlem-i Emir’dendir, Âlem-i Halk’tan değildir. Âlem-i Halk’tan …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Rasûlullah Efendimiz (sav), “sulehâ meclislerine devâmı” emir buyurmuştur. Bu hikmete binâen ulemâ-i kirâm demişlerdir ki: Bir kimse ulemâ ile birlikte oturursa ilmi artar. Bir kimse sulehâ ile birlikte oturursa ibâdet ve tâata rağbeti artar. Bir kimse ağniyâ ile oturursa o kimsenin kalbinde dünyâya muhabbet ve rağbet artar. Bir kimse ehl-i tekebbür ile oturursa kibri …

Daha fazlası »

Hakk’ı Zikir ve Ölüm Tefekkürü

Hakk’ı Zikir ve Ölüm Tefekkürü Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Bize şahdamarımızdan daha yakın olan Allâhu zü’l-Celâl Hazretleri şöyle buyuruyor: ‘Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra ancak Bize döndürüleceksiniz.’ (Ankebût 29/57.) ‘Nerede olursanız olun, (hattâ) yüksek kalelerde bile olsanız, ölüm size yetişir.’ (Nisâ 4/78.) ‘Ey îmân edenler! Allâh’ı çokça zikredin!’ (Ahzâb 33/41.) ‘Bilesiniz ki, kalpler ancak Allâh’ın zikri ile mutmain olur.’ (Ra’d …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Allâhu Teâlâ, Zebûr’da Dâvûd aleyhisselâm’a buyurdu ki: “Yâ Dâvûd! Benî İsrâîl ulemâsına ve ruhbanlarına de ki; ehl-i takvâ ile söyleşsinler, konuşsunlar. Eğer ehl-i takvâ bulunmazsa, ulemâ ile musâhabe etsinler. Onlar da bulunmazsa, ukalâ (akıllı kimseler) ile musâhabet eylesinler.” Allâhu Teâlâ Hazretleri takvâyı ilim üzerine takdîm buyurdu. Nitekim ulemâyı da ukalâ üzerine takdîm buyurdu. İncil’de, …

Daha fazlası »