Kategoriler

Kur’ân-ı Kerîm

Kur’ân-ı Kerîm Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “Şu Kur’ân, nâsın kâffesini adâlette ziyâde ve tarîkatta açık olan yollara hidâyet kılar. Yâni doğru yolları gösterir. Ve amel-i sâlih işleyen mü’minleri büyük hatırla tebşîr eder.” (İsrâ, 9.) Yâni hak ile bâtıl beynini tefrîk eden Kur’ân-ı Azîmü’ş-şân, bilcümle insanlara adâletten ibâret olan hak yolunu gösterir ki, o tarîk, tarîkların en doğrusudur. Ve o Kur’ân …

Daha fazlası »

Seyr ü Sülûkta Teslîmiyet ve Sabır

Seyr ü Sülûkta Teslîmiyet ve Sabır Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Azgın nefsimizi terbiye etmek için mürşide teslîmiyet gerekir. Mürşid-i kâmilin nefsimizin ıslâhı için bizleri tâbî tuttuğu her türlü imtihâna da sabretmek gerekir. Nefis terbiyesinde teslîmiyet ve sabır çok önemlidir. Sizlere bu meseleyi daha da kolaylaştırmak için, uzun yıllar şeyhlerine hizmet eden iki mürîdin menkîbesini nakledeyim: Şeyh Efendi bir gün, yatsı …

Daha fazlası »

Kesintisiz Hayır İşleme Şuurunun İfâdesi: Vakıflar

Kesintisiz Hayır İşleme Şuurunun İfâdesi: Vakıflar Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay “İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevâbı kesilir. Ancak şu üç şey müstesnâ: Sürekli devâm eden sadaka, istifâde edilen ilim ve kendisine duâ eden sâlih evlâd.”1 Vakıf, Hayırda Devamlılık Şuurudur Arapça (ve-ka-fe) kökünden gelen bir mastar olan vakıf; sözlükte, hapsetmek ve alıkoymak anlamındadır. Sözlük anlamının kapsamı giderek genişlemiş ve bir …

Daha fazlası »

İslâm’da ve Osmanlılar’da Vakıf Anlayışı

İslâm’da ve Osmanlılar’da Vakıf Anlayışı Servet Yalçın Dinleri, dilleri ne kadar ayrı olursa olsun, vakıf mânâsını az veya çok taşıyan müesseseler, bütün milletlerde vardır. Târih boyu, hak da olsa batıl da olsa, dinsiz millet hemen hemen yok gibi olduğundan, her milletin en azından kendisine mahsus mâbedleri bulunmuştur ve mâbedler için adına vakıf denmese de, mal tahsisleri yapılmıştır. Çinliler, Hintliler, Eski …

Daha fazlası »

Vakıf Medeniyeti

Vakıf Medeniyeti Prof. Dr. Kadir Özköse Sözlükte, sarfetmekten alıkoymak ve hapsetmek anlamına gelen vakıf; terim olarak,bir servetin yararını insanlara özgü kılıp aslını kalıcı bir şekilde Allâh’ın mülkü hükmünde olmak üzere, sâhiplenme ve başkasının mülküne geçirmekten alıkoymaktır. Vakıf mallarına “evkâf” denmektedir. Kelime anlamından da anlaşılacağı üzere vakıflar insanlığın istifâdesine sunulmak üzere Allah yoluna adanmış servetlerdir. Vakıflardaki yegâne temel şart hem insanların …

Daha fazlası »

Kur’ân ve Sünnette Vakıf Anlayışının Referansları

Kur’ân ve Sünnette Vakıf Anlayışının Referansları Prof. Dr. Ali Çelik Kur’ân ve Sünnet’in üzerinde son derece önemle durduğu kavramlardan biri de infak kavramıdır. İnfak, Müslüman şahsiyetinin olmazsa olmaz değerlerinden birisidir. Dînî-ahlâkî bir terim olarak infak, genellikle “Allâh’ın rızâsını kazanmak amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî ve nakdî yardımda bulunması” demektir. Bu hâliyle tasadduk kelimesiyle eş anlamı taşımaktadır. “İnfâk …

Daha fazlası »

Vakıf Medeniyetiyle Huzûra Ermek

Vakıf Medeniyetiyle Huzûra Ermek Prof. Dr. Ali Akpınar Sözlükte, sarftan alıkoymak, hapsetmek anlamına gelen vakıf terim olarak,bir mülkün menfaatini insanlara tahsîs edip, aslını ebediyyen Allâh’ın mülkü hükmünde olmak üzere, mülk edinmek ve edindirmekten alıkoymaktır.1 Tanımdan da anlaşılacağı üzere vakıf, mülkün/servetin insanların yararına kullanılmak üzere Allah yoluna adanmasıdır. Dolayısıyla insan yararına olmayan ve Allâh’ın ölçülerine uymayan işlerde vakıf söz konusu değildir. …

Daha fazlası »

Eyüp Sultan’da Bir Huzur Vahası: Ümmî Sinan Tekkesi

Eyüp Sultan’da Bir Huzur Vahası: Ümmî Sinan Tekkesi Nidayi Sevim Fatih Sultan Mehmed Hân’ın, fethin hemen ardından Eyüp Sultan’da özgün bir Osmanlı semti oluşturmak için kolları sıvadığı kaynaklarda yer alır. Özellikle Eyüp Sultan’ın tercih edilmesinin sebebi mâlûm olduğu üzere Mihmandâr-ı Rasûl, Hazret-i Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin burada medfun olmasıdır. (Bundan sonra Eyüp Sultan olarak zikredeceğiz). Fatih, buranın îmârı …

Daha fazlası »

Âile İçi Rol Karmaşası

Âile İçi Rol Karmaşası Mürüvvet Çalışkan Eğitimci, Âile Danışmanı Sosyal bilimlerdeki tanımına bakacak olursak rol’ü; belirli özelliklerinden dolayı herhangi bir kişiden beklenen isteklerin, hedeflerin, inançların, duyguların, tutumların, değer yargılarının ve hareketlerin hepsini ifâde eden genel bir kavram olarak görürüz. Roller, kişilerin kendilerinden beklenen davranışları tâyin ve tesbît ederler. Sosyal bir varlık olan insan, içinde yaşadığı toplumda çeşitli gruplarda çeşitli roller …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’de Âyet ve Hadis Yorumları

Yûnus Emre’de Âyet ve Hadis Yorumları Mustafa Özçelik “Aslım Haktır şer değil Mürşiddir Kur’ân bana” Yûnus Emre Yûnus Emre, genellikle “ümmî” olarak nitelendirilir. Oysa onun için bu durum, tasavvufî mânâsıyla söz konusudur. Çünkü ümmîlik zâhirde “câhillik, bilgisizlik” anlamında olsa bile, tasavvufta “bilgisi okuduklarına göre değil, vahye göre şekillenen” kişileri ifâde için kullanılır. Yûnus Emre, hem zâhirî hem bâtınî bilgi kaynaklarına …

Daha fazlası »