Kapak Dosya


    Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /home/u9306628/yenidunyadergisi.com/wp-content/themes/sahifa/framework/parts/slider-category.php on line 229

Kâinât Âilesinin En Şerefli Varlığı İnsan

Kâinât Âilesinin En Şerefli Varlığı İnsan Prof. Dr. Ali Akpınar Yeryüzü, gökyüzü yaratıldı önce. Ardından yer ve gök dizayn edildi. Cansız dediğimiz varlıklar, bitkiler ve hayvanlar. Sonra melekler ve insanlar yaratıldı. Her şey tamamdı, yeryüzü halîfesini bekliyordu ve insan yaratıldı. Yeryüzü toprağından, hem de özlü ve pişmiş balçığından yaratıldı insan. İnsan yeryüzünden yaratılmış, imtihanı orada gerçekleşecek, nihâyet ölünce yine oraya …

Daha fazlası »

Doğa-Fıtrat Dengesi

Doğa-Fıtrat Dengesi Alemdar “O´nun katında her şey bir ölçüye göredir.” (Ra’d, 8.)  “Gerçekten Biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.” (Kamer, 49.)  “Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.” (En’âm, 59.) “Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.” (En’âm, 38.) Bu âyet-i celîlelerde her şeyin bir denge, düzen ve intizam içinde olduğu, hem de Kitâb-ı Kerîm’de hayatta olabilecek …

Daha fazlası »

İnsan Fıtratını Koruduğu Kadar İnsandır

İnsan Fıtratını Koruduğu Kadar İnsandır Servet Yalçın Fıtrat kelimesi “yarmak, ikiye ayırmak; yaratmak, îcâd etmek” mânâlarına gelen fatr kökünden isim olup “yaratılış, belli yetenek ve yatkınlığa sâhip oluş” anlamında kullanılır. İlk yaratılış, bir bakıma mutlak yokluğun yarılarak içinden varlığın çıkması şeklinde telakkî edildiğinden fıtrat kelimesiyle ifâde edilmiştir. Buna göre fıtrat ilk yaratılış ânında varlık türlerinin temel yapısını, karakterini ve henüz …

Daha fazlası »

Fıtrat-ı Selîme Üzere Yaşamak

Fıtrat-ı Selîme Üzere Yaşamak Prof. Dr. Ali Çelik Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de sevgili Peygamberimiz’e (sav), O’nun şahsında tüm insanlığa hitâben şöyle buyuruyor: “O halde sen Hanîf olarak bütün varlığınla dîne, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmışsa ona yönel. Allâh’ın yaratışında değişme olmaz. İşte doğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.”1 Sevgili Peygamberimiz de hadislerinde şöyle buyurmuştur: “Her doğan çocuk fıtrat …

Daha fazlası »

Fıtratı Koruma ve Fıtrata Yönelik Değişim

Fıtratı Koruma ve Fıtrata Yönelik Değişim Prof. Dr. Ali Akpınar Rabbimiz Kur’ân’da şeytânın manevralarını ve insanlar üzerindeki etkisini açıklayarak şeytan ve hîlelerine karşı kullarını uyarmıştır. İşte şeytânın manevralarından birini onun dilinden şöyle açıklamaktadır: “..Şüphesiz onlara emredeceğim de Allâh’ın yarattığını değiştirecekler.”1 Allâh’ın yarattığından kasıt Allâh’ın dînidir.2 Nitekim âyetlerde şöyle buyurulmuştur: “Sen yüzünü hanîf olarak dîne, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış …

Daha fazlası »

Gâlibiyet Îmandadır

Gâlibiyet Îmandadır Alemdar Altı Gün Savaşı, diğer adlarıyla 1967 Arap-İsrail Savaşı, Üçüncü Arap-İsrail Savaşı, Altı Günün Savaşı veya Haziran Savaşı, 5 Haziran 1967 Pazartesi, İsrail ile Arap komşuları Mısır, Ürdün ve Suriye arasında başlayan ve 6 gün süren savaş. Korkuya kapılan halka, İsrail yöneticileri şu târihî sözü söyler: “Müslümanların sabah namazına iştirâkine bakın. Eğer Cuma namazındaki kalabalığı görürseniz korkun.” Nusret, Yardım Dayanışmadadır …

Daha fazlası »

İnsana Sadâkat Yaraşır

İnsana Sadâkat Yaraşır Prof. Dr. Kadir Özköse Müslüman olmak, sadâkat sâhibi olmak ve doğruluk eri konumuna gelmektir. Peygamber Efendimiz’in (sav) şahsında hepimize Rabbimiz: “(Habîbim!) Sen emrolunduğun gibi dosdoğru ol, maiyyetinde sana tâbî olanlar da. Haddi aşmayın. Gerçektir ki O, yaptıklarınızı görmektedir.” (Hûd, 11/112) buyurmaktadır. Bu âyet nâzil olunca, emrin çetinliğinden Peygamber Efendimiz’in (sav) saçları ağarır oldu. Ashâbın dikkatini çeken bu …

Daha fazlası »

Îmânın Esâsı Doğruluktur

Îmânın Esâsı Doğruluktur Prof. Dr. Ali Çelik ‘Sıdk’ sözlükte, yalanın (kizb’in) zıddı olan doğruluk demektir. Sâdık kimse, sözünde duran kimsedir. Onun içi ve dışı birdir. Yalan söylemez, hîle yapmaz, kimseyi aldatmaz, işini düzgün yapar. Gittiği yol doğru bir yoldur. Sıdk sâhibi olmaya ‘sadâkat’ denir. Sâdık kimseler, aynı zamanda ‘sadâkat’ sâhibi kimselerdir.1 “Sıdk” kelimesi ve türevleri Kur’ân’da 155 yerde kullanılır. İslâm …

Daha fazlası »

Sıddîkıyet Makâmına Erişebilmek İçin…

Sıddîkıyet Makâmına Erişebilmek İçin… Prof. Dr. Ali Akpınar Sıdk, sâdık, sıddîk, sadâkat, tasdîk, sadaka, tasadduk aynı kökten türeyen kavramlardır. Îman, kalple tasdîk ile başlar. Dolayısıyla tasdîk, kalbî bir fiildir. Bu kökten türeyen kelimelerin ifâde ettiği mânâlar, gönülle ilgilidir. Sıdk doğruluk, dürüstlük demektir. Sadâkat, dürüstlüğü şiâr edinmenin adıdır. Sâdık, doğru sözlü kişi demektir. Sıddîk ise doğru’dan başka bir şey söylemeyen, kendisinden …

Daha fazlası »

Ülke Savunması

Ülke Savunması Alemdar Dîn-i Mübîn’in müsâade ettiği hususlardaki savunmaya meşrû müdâfaa denir. Dînimiz hangi konularda müdâfaa hakkı tanır: 1- Mal. 2- Can. 3- Nâmus. İslâm hukûkunda, ölçüler dâhilinde kişi kendini korur. Zâten hakların devlet eliyle korunması îcâb eder. “Haklı bir sebep olmadıkça Allâh’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. Bir kimse haksızlıkla öldürülürse velîsine yetki verdik; ancak o da öldürme husûsunda haksızlığa …

Daha fazlası »