Kapak Dosya


    Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /home/u9306628/yenidunyadergisi.com/wp-content/themes/sahifa/framework/parts/slider-category.php on line 229

Ömrü Bereketlendirmek

Ömrü Bereketlendirmek Prof. Dr. Ali Çelik Dünyâya gelen her insan bir gün mutlakâ ölecektir. Bu, yüce Rabbimizin koyduğu ilâhî bir kânundur. Kur’ân-ı Kerîm’de üç farklı yerde “Her nefis ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân, 185.; Enbiyâ, 35.; Ankebut, 57.) buyurulmaktadır. “Her nefis ölümü tadacak, ecirleriniz ancak kıyâmet günü tamamlanacak, o vakit kim ateşten uzaklaştırılır da Cennete konulursa işte o murâda erdi, yoksa dünyâ …

Daha fazlası »

Olanda Hayır Görmeli ve Olanları Hayra Dönüştürmeli

Olanda Hayır Görmeli ve Olanları Hayra Dönüştürmeli Prof. Dr. Ali Akpınar Bizlere ömür takdîr eden Yüce Rabbimizdir. O’nun her eylediğinde ve her söylediğinde sayısız hikmet vardır. Biz bu hikmetleri kimi zaman görüp anlayabiliriz, kimi zaman da tam mânâsıyla fark edemeyebiliriz. Ama biliriz ve inanırız ki O hakîmdir, her yaptığında sayısız hikmet vardır. O, hiçbir şeyi boşuna, yersiz, gereksiz ve anlamsız olarak …

Daha fazlası »

Ortak Özellik

Ortak ÖzellikAlemdar Ana tema, beşer olmak. Hepimiz Âdem’den (as), Âdem (as) da topraktandır. Ortak özelliğimiz, “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabîlelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, herşeyden haberdâr olandır.” (Hucurât, 13.) Aynı baba ve anadan geldiğimiz …

Daha fazlası »

Doğuştan Ölüme Müslümanların Ortak Sesi ve Diriltici Nefesi EZÂN-I MUHAMMEDÎ

Doğuştan Ölüme Müslümanların Ortak Sesi ve Diriltici NefesiEZÂN-I MUHAMMEDΠServet Yalçın Emr-i bülendsin ey ezân-ı Muhammedî Kâfî değil sadâna cihân-ı Muhammedî” Y. Kemal BEYATLI Doğduğu andan itibâren Müslümanın kulağına fısıldanır. Aslında sâdece kulağına değil rûhunun derinliklerine kadar Allâh’a âidiyeti hatırlatılır. Ayak bastığı ve kendisinden öncekilerin küfür, günah, isyan ve hatâlarla kirlettiği bu gezegenin günah kirine bulaşmaması için. Dünyânın kimseye yâr olmamış geçici nîmetleri …

Daha fazlası »

Birlik ve Berâberliğimizin Yapı Taşları Ortak Değerlerimizin Bilincinde Olmak

Birlik ve Berâberliğimizin Yapı TaşlarıOrtak Değerlerimizin Bilincinde OlmakProf. Dr. Ali Çelik Değer; “insanın yapıp-etmelerini belirleyen ilke ya da ilkeler” olarak tanımlanabilir. Bir“değer” ile ilişkili olmayan hiçbir insan davranışı yoktur. İnsan, toplumsal bir varlıktır, hayâtiyetini de ancak toplum içinde sürdürebilir. Bu sebepten o,toplumun en küçük unsurudur. Toplumun mevcut ortak değerleri, onu oluşturan unsurların yâni insanların benimseyip kabûllenerek etrafında toplandıkları temel ilkelerdir. …

Daha fazlası »

Kalp ve Kalıp Müslümanlığı

Kalp ve Kalıp MüslümanlığıProf. Dr. Ali Akpınar İlim adamlarımız, îman ve İslâm, mü’min veMüslüman kavramları arasında fark olup olmadığı konusunda farklı görüşler serdetmişlerdir. Her iki kavramı da aynı görenler olduğu gibi; îman daha çok iç dünyâ ile alâkalıdır, İslâm ise îmânın dış dünyâya yansımasıdır diyenler de olmuştur. Buna göre îman kalptedir, gizlidir, görünmez. İslâm ise dış dünyâya yansır, mü’min söylem …

Daha fazlası »

İdeal İslâm Âilesi

İdeal İslâm Âilesi Doç. Dr. Hâlil İbrahim Kutlay Âile Toplumun Çekirdeğidir Âile, toplum bünyesinin en küçük hücresidir. Âile, okul ve çevre; insan hayâtının en önemli üç ana eğitim merkezidir. Çocuk ilk eğitimini, kişilik, kimlik ve hayat bilgisi derslerini âilede alır. Çocuğun temel inanç, ahlâk ve görgü esasları âile içinde şekillenir. İslâm âilesi, Allâh’ın ulvî emri ve Peygamberimiz’in (sav) mübârek kavli …

Daha fazlası »

Liyâkatlilerin Çekimserliği, Ehliyetsizleri İş Başına Getirir

Liyâkatlilerin Çekimserliği, Ehliyetsizleri İş Başına Getirir Prof. Dr. Ali Akpınar Hicretten 8 yıl sonra Mekke fethedilmişti. Peygamberimiz (sav) yıllar önce bir gece yarısı terk etmek zorunda kaldığı Mekke’ye on bin kişilik büyük bir ordunun başında giriyordu. O, Kâbe’nin yanına vardığında Ka’be’nin anahtarlarını istedi. Anahtarlar Osman b. Talha’da idi ve o henüz Müslüman olmamıştı. Osman önce anahtarları vermek istemedi. Anahtarlar ondan …

Daha fazlası »

Kullukta Liyâkat

Kullukta Liyâkat Mahmut Eyüpoğlu Rabbimiz insanı yaratıp dünyâya göndermeden önce kâinâtı yarattı. Ve kâinâtın işleyişini, mevcûdâtın birbiriyle irtibâtını bir sisteme bağladı. Kâinâtın çarkı bu sistemle dönmektedir. Kur’ân bu sistemin kusursuzluğuna bizim dikkatimizi çekmektedir. Bu sistemin çöküşünü “Kıyâmet” olarak nitelemektedir. Yâni Rabbimizin kâinâta yerleştirdiği bu nizâmın, işleyişin çökmesi, yıkılması kıyâmetin kopmasıdır. Bu kıyâmetin kopması demek herkes ve herşeyin enkaz altında kalması, …

Daha fazlası »

Sâhip Olmak Mı Lâyık Olmak Mı?

Sâhip Olmak Mı Lâyık Olmak Mı? İdris Kocabaş “Allah size, emânetleri mutlakâ ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”1 Âyet-i Kerîme’den de anlaşılacağı üzere Allah Teâlâ (cc) emânetlerin ehline yâni liyâkat sâhibi kimselere verilmesi husûsunun altını çizmektedir. Emânet/iş, liyâkat ehli kişilerde ihyâ …

Daha fazlası »