Kapak Dosya


    Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /home/u9306628/yenidunyadergisi.com/wp-content/themes/sahifa/framework/parts/slider-category.php on line 229

Mârifet Okulu / Alemdar

Hasan-ı Basrî’nin elinde tevbe eden Habîb-i Acemî, su üstünde yürür. Hocası bunun sebebini sorunca: “Yâ Hasan, sen satır kararttın, ben ise gönül ağarttım” der.  İmam Şâfiî; ümmî olan, tahsîli olmayan Şeybân-ı Râî’nin önünde öğrenci gibi oturduğu ve sorular sorduğuna şaşanlara: “O, Hak Teâlâ tarafından ilme mazhardır.” der. Fas’ta yetişen Şeyh Abdülaziz Debbağ (ks) Hazretleri zamânının kutbudur; kemâl mertebesinde büyük bir velîdir. Okur-yazar değildir. Bu …

Daha fazlası »

Sûfîlerin Ma’rifetullâh’a Erme Çabası / Prof. Dr. Kadir Özköse

Sûfîler sevgiliye kavuşmanın aşk ile olacağını ama kavuşma (vuslat) gerçekleştikten sonra aşk’ın yerini “mârifet”e bırakacağı­nı söylerler. Bu açıdan, sûfî şâirlerin kendilerini “âşık” olarak ta­nımladıkları gibi “ârif” olarak da tanımladıkları görülür. “Hakk’ı yine Hakk ile bilen” kişiye ârif denilmektedir. Bu “biliş” beş duyu organı ile olan bir biliş tarzı değil, bilen ve bilinen berâberliğinde oluşan bir yakîn hâlidir (Kılıç, (2004), Sûfî ve Şiir, s. 100). Tasavvufta irfan, mârifet, ârif, …

Daha fazlası »

İlim-Hikmet, Mü’minin Yitiği / Prof. Dr. Ali Akpınar

İnsan yaratıldı ve yeryüzüne halîfe kılındı. Bu yüzden insan en güzel şekilde ve donanımlı bir varlık olarak yaratıldı. Yüce Yaratıcı onu bizâtihî elleriyle yarattı ve ona rûhundan üfleyerek canından can kattı. Onu bizzat Yüce Allah eğitti. İlk insan Hz. Âdem’in şahsında insan bilgi ile donatıldı. Allah, Âdem’e tüm eşyânın isimlerini öğretti.1 Ondan sonra da Yüce Yaratıcı, gönderdiği peygamberler ve onlara indirdiği vahiyle …

Daha fazlası »

İrfânımız Kadar Arifiz / Mahmut Eyüpoğlu

Allah Kur’ân-ı Kerîm’de “Ben cinleri ve insanları, ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.”1buyurmaktadır. Âyette geçen “ibâdet etsinler” ifâdesini bazı âlimler “beni tanısınlar” (Li ya’rifûn) şeklinde yorumlamışlardır.2 Çünkü ibâdet, ibâdet edilen3in bilinmesine (mârifete) bağlıdır. “Bilinmeyene ibâdet edilmez, dolayısıyla mârifetsiz ibâdetin bir anlamı yoktur.” demişlerdir. Mârifet ise; “kalbin Allah’la olan hayâtı”, “Allâh’ı sıfat ve isimleriyle tanıyanın niteliği”, “birbirini izleyen nurlarla Hakk’ın kalplere doğması”, “ilâhî bir …

Daha fazlası »

En Temel Meselemiz İnsana Yatırım / Alemdar

Hz. Ömer (ra)’in istediği, bir Ebu Ubeyde b. Cerrah’dı. Hazret-i Ömer (ra) arkadaşlarına: “Bir şeyler isteyiniz” dedi. İçlerinden birisi: “Allah yolunda infâk etmek için şu ev dolusu altınım olsun istiyorum.” dedi. Hz. Ömer: “Daha isteyin” dedi. Bir başkası: “Şu ev dolusu inci, zeberced ve yakutum olsun da Allah yolunda infâk edeyim, bunu istiyorum” dedi. Hz. Ömer (ra): “Daha isteyin” deyince: “Bu sözleriyle Emîrü’l-Mü’minîn ne demek istiyor” dediler. …

Daha fazlası »

İnsana Yatırım / Alemdar

Sudan, güneş ve rüzgârdan elektrik enerjisi üretilir. Tarımda ve endüstriyel alanlarda, sayılamayacak kadar faydalar sağlanır. Elektronik âletlerde bile istifâde edilir bu güç kaynaklarından.  Bitkiler, tohum ve mâdenler topraktan fışkırır. Vitamin ve mineralleri içeren sebzeler, renk renk çiçekler, eşsiz güzellikteki ağaçlar ve bahçeler toprağın bereketidir. Hayvanlar ayrı bir âlem. Bu varlıklara sorsak bize ne der? “Allâh’ın, göklerde ve yerdeki (nice varlık ve …

Daha fazlası »

Sûfîlerin İnsanlığa Yatırım Çabası / Prof. Dr. Kadir Özköse

Tasavvuf ilmi insanın Allah ve âlemle irtibâtını sağlayan bir disiplindir. İnsanın kendini keşfini, insanın hakîkatle yüzleşmesini, insanın mânevî tekâmülünü sağlayan bir terbiye sistemidir. İnsana yatırımı esas alan tasavvuf ilmi, tekke ve tarîkat terbiyesiyle uzun soluklu bir eğitimle insanın gelişimine ve olgunlaşmasına imkân hazırlamaktadır. Hakk’tan geldiğimizi idrâk edip Hakk’a gidişimizi planlayan bir değerler hiyerarşisidir.  Tasavvuf eğitiminin insana yatırımının anlam boyutunu çözmek …

Daha fazlası »

Âhiret Azığı: İnsana Yatırım / Prof. Dr. Ali Akpınar

Yüce Yaratıcı, binlerce yıl önce iki günde/iki aşamada yeryüzünü yarattı, ardından gökyüzüne yöneldi ve iki günde/iki aşamada gökleri yarattı. Sonra tekrar yeryüzüne yöneldi ve iki günde/iki aşamada onu dayadı döşedi. Gökler ve yer altı günde yaratıldı, bunun dört günü yeryüzünün yaratılış ve dayanıp döşenmesine ayrıldı.1 Çünkü insanın dünyâ hayâtı büyük ölçüde yeryüzünde geçecekti. Melekler, cinler, cansız varlıklar, bitkiler, hayvanlar hepsi yaratılmıştı. …

Daha fazlası »

Peygamberimizin Ashâbı O’nun (sav) İnsana Yatırımının En Büyük Göstergesidir / Mahmut Eyüpoğlu

Allah (cc) insanı yaratmadan önce meleklere onun misyonundan bahsetmişti. “Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halîfe yaratacağım, dedi.”1 İnsan misyon olarak yeryüzünün halîfesi olarak seçilmişti. Yeryüzündeki her şey ona boyun eğdirilmiş, o bütün varlıkların merkezine yerleştirilmiş ve her şey ona hizmet için programlanmıştı:“O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allâh’ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda …

Daha fazlası »

Hacı Hasan Efendi’nin (ks) Gençlere Verdiği Değer / İdris Kocabaş

İnsana, Allah Teâlâ’nın bahşettiği pek çok nîmetler vardır. Doğumundan ölümüne kadar saymakla bitirilemeyecek kadar çok nîmet… Bütün bu nîmetler kişiye sınırsız ve hesapsız olarak verilmemiştir. Her bir nîmet, kişi için dünyâda bir imtihâna, âhirette ise bir hesâba vesîledir. İnsan hayâtının en önemli safhası olan gençlik dönemi de kadın ve erkek için Allah Teâlâ’nın verdiği en büyük nîmetlerdendir. Ne yazık ki …

Daha fazlası »