Kapak Dosya


    Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /home/u9306628/yenidunyadergisi.com/wp-content/themes/sahifa/framework/parts/slider-category.php on line 229

Dil Edebi / Alemdar

Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hakk sözden kelâmdan, kalemden satırdan, beyandan, “mantıkuttayr”dan bahis buyurur. Bu vâsıtalarla hakkı duyurur. Ehlüllâhı “nidâen hafiyye”1, ilham ve vâridatla doyurur. Kalbten kalbe giden yolla, Zât’ına ulaşan kanalla, gönülle, hablül verîd olan damar ile iletişim kurar. Habîb’ini bezm-i hâsa, mi’râca dâvetle bin bir kelâmı kılar. “Ordan gelir söz bizdedir Arada tercümandır bu” beytiyle vesîleyi vurgular. Zâhirde çığlık gönülde …

Daha fazlası »

Söz Söyleme Ahlâkı / Prof. Dr. Ali Akpınar

İnsanın dili, dış dünyâya açılan penceresidir. Dil, gönlün ve zihnin tercümânıdır. İnsanlar birbirleriyle konuşarak anlaşırlar. İslâm’a göre konuşmanın da âdâbı vardır. Ağzımızdan çıkan sözlerden sorumluyuz. Mü’minler, yalnızca zararlı şeylerden değil; fayda vermeyen söz ve davranışlardan da sakınan kimselerdir. Zîrâ insanın fikri ne ise zikri de odur. Ağzından kötü ve anlamsız şeyler dökülenlerin iç dünyâları da temiz değildir. Kur’ân, bu anlamsız …

Daha fazlası »

Dilin Kemiğe Değil Edebe İhtiyâcı Var / Mahmut Eyüpoğlu

Mübârek kitâbımız Kur’ân-ı Kerîm Rabbimizin biz kullarıyla sözlü iletişimidir. Yâni Kur’ân Allâh’ın sözüdür. Ve biz Allâh’ın kelâmı olan Kur’ân’dan öğrendiğimize göre Rabbimiz emir ve yasaklarını mahlûkâtına sözle bildiriyor: “Rabbin şöyle dedi (meleklere)”1, “Allah Mûsâ ile de doğrudan konuştu.”2 örneklerinde olduğu gibi. Haddi zâtında Kur’ân baştan sona kadar Allâh’ın kelâmıdır, sözüdür. Allâh’ın söz söylemek için bir dile ihtiyâcı yoktur. Ancak bizim …

Daha fazlası »

Kemiksiz Dost Etten Düşman: DİL / İdris Kocabaş

İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerinden birisi hiç şüphesiz ‘konuşabiliyor’ olmasıdır. İnsan konuşarak merâmını anlatıp çevresiyle iletişime geçebilir. Konuşma organı olan dilini “nasıl” ve “ne şekilde” kullanacağı ise tamâmıyla kişinin kendisine bırakılmış ve o bundan sorumlu tutulmuştur. Bu durumda kişinin dilini iyi ve güzel kelâmda kullanması lehine, kötü ve çirkin konuşmalarda kullanması aleyhine olacaktır. Bu hakîkat bir âyet-i kerîmede …

Daha fazlası »

Îtidâl / Alemdar

Kullanımda îtidâl, idâre; harcama, sarfetme, ölçülü olma, israftan ve cimrilikten sakınıp orta yolu seçme mânâsına kullanılır tasarruf. “Onlar ki, Allah yolunda bir harcama yaptıklarında, ne kendilerini ve âilelerini muhtaç duruma düşürecek şekilde her şeylerini harcayıp savurganca davranırlar, ne de mala mülke aşırı bir tutkuyla bağlanıp cimrilik ederler; bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.”1 Sevgili Peygamberimiz (sav): Helâk edici üç …

Daha fazlası »

Tasarrufu Şiâr Edinmek / Prof. Dr. Kadir Özköse

İslâm’a göre işlerin hayırlısı, vasat olanıdır. Çünkü her şeyin ifrâtı fazladır. Aşırı arzu, aşırı gıdâ, aşırı iyimserlik, aşırı güven ve aşırı sevgi gibi tüm aşırılıklar bir tür taşkınlıktır. Kur’ân, insanı hayâtın her ânında dengeye çağırır. Sınırlar aşıldı mı, erdemin meyveleri acılaşmaya başlar. İslâm’da isrâfa da cimriliğe de yer yoktur. Peygamber Efendimiz (sav) hayâtı boyunca sâde ve mütevâzi bir hayat yaşamıştır. …

Daha fazlası »

Vasat Ümmetin Neferi, Denge İnsan Müslüman / Prof. Dr. Ali Akpınar

İslâm Ümmeti, hayırlı, vasat, şâhit ve seçkin ümmettir. O bu saygınlığını adâlet ve hakkâniyetli duruşuyla hak etmiştir. İslâm Ümmeti, gidişâta duyarsız ve seyirci kalan değil; yaşanan her hâdisede sorumluluğunun bilincinde olan bir millettir. Müslüman, vasat ümmetin bir neferidir. Böylece sizi insanlara şâhit ve örnek olmanız için vasat bir ümmet kıldık.1 Vasat ümmetin bir neferi olmak âdil olmakla, her işinde mûtedil/dengeli/ölçülü …

Daha fazlası »

İsraf, Ekolojik ve Sosyolojik Dengeyi Bozmaktır / Mahmut Eyüpoğlu

Allâh’ın (cc) büyüklüğünü bize gösteren en büyük delillerden bir tânesi de onun her şeyi en güzel bir şekilde yaratmış olmasıdır. Bunun için Kendisini: “Yaratanların en güzeli olan Allâh’ın şânı ne yücedir!”1 şeklinde vasıflandırmaktadır. Yarattığı şeylerin güzelliği, kusursuzluğu O’nun büyüklüğünü gösterdiği için Kur’ân’da onlara bizim dikkatimizi çekmektedir. Onları ne kadar dengeli ve ölçülü yarattığını bize haber vermektedir. Meselâ: “…Allah her şey …

Daha fazlası »

İhtiras mı İhtiyaç mı? / Alemdar

İhtiras, sözlükte: “Bir şeyi şiddetle arzu etme, ona aşırı derecede tutkun olma, şiddetli ve sonu gelmeyen istek.” anlamlarına gelmektedir. Cürcânî ise şöyle tanımlamıştır: “Elde edilmesi yönünde yoğun çaba göstererek bir şeyi isteme.” İstenilen şeyin meşrû veya gayri meşrû oluşuna göre hırsın ahlâkî değeri değişir. Fahreddin er-Râzî, mal tutkusu zaafının, hırs ve cimrilik şeklinde iki huyun birleşmesinden meydana geldiğini belirtir. Hırsın …

Daha fazlası »

İhtiraslarının Kurbânı Olanlar / Prof. Dr. Kadir Özköse

İhtirâsın kurbânı olmak, insanın temel hastalıklarından biridir. İhtirâsa zemin hazırlayan menfaatçi ve çıkarcı yaklaşımlar herşeyden önce insanın akl-ı selîm ve mantığına perde çeken sancılardır. İhtiraslarına gem vuramayanlar toplumsal, ekonomik ve psiko-sosyal bağlamda her dâim tükenişin ve saplantıların kurbânı olmuşlardır. İhtiras öylesine bir fütursuzluktur ki, hırsa bürünenler her dâim kendinden bir aşağısını ezmeye yeltenirler, çomak altındaki çelik gibi bir başkasını kendi …

Daha fazlası »