Aktuel

II. Abdülhamid Hân’a Darbe

Sultan II. Abdülhamid Hân, Osmanlı’nın en çok merak edilip konuşulan, en ziyâde iftirâ oklarına hedef olan padişahlarındandır. Hakkındaki iddia ve tartışmalar çok yönlü politikalarını anlayamamaktan, etrâfını kuşatan ağır şartları takdir edememekten, gizemli âlemine/kişiliğine nüfûz edememekten ve dindar tabiat, yaşantı ve tavırlarına alerji duymaktan kaynaklanmıştır. Dînî-muhafazakâr, yenilikçi kişiliği; eğitime, teknolojiye, ulaşıma ve iletişime önem vermesi; târihe geçen büyük projeleri hayâta geçirmesi, …

Daha fazlası »

Tohuma Sâhip Olan Hayâta Sâhip Olur

Tohum Farsça kökenli bir kelime. Bitkilerde döllenme sonucunda çiçekten sonra, çiçek veya meyve içerisinde oluşan ve yeniden toprağa gömülünce kendisinden yeni bir bitki üreyen dâne yâhud canlıya verilen ad. Erkeğin menisindeki sperm hücrelerinin her biri de hayâtiyet açısından birer tohumdur. Geçmişte insanlar kendi coğrafya ve iklimlerinde yetişen bitkileri sürekli ekerek hayatlarını idâme ettiregeldiler. Kimi çevreler tohumun kökenleri hakkında aslı astarı …

Daha fazlası »

Kapanmayan Dosya: Musul

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Lozan Antlaşması’nı ve Misak-ı Millî sınırlarından verilen tavizleri gündeme getirmesi, tarihin hafızasında kayıtlı millî bir ukdeyi tekrar canlandırdı: Musul… Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda imzaladığımız Mondros Ateşkes Antlaşması’nın daha mürekkebi kurumadan İngilizler tarafından işgal ve gasp edilen bu öz be öz Türk yurdu, Lozan Konferansı’nda yapılan hatalar, iyi savunulamaması ve geri alınması yönünde eldeki kozlar ve fırsatların …

Daha fazlası »

Bir Hâricî Karakter Olarak Kavramların İçini Boşaltmak

İstikameti bulmak da korumak da hiç kolay değil. Ayartıcı, uyarıcı, iğvâ edici faktörler hiç de az değil. Bilindiği gibi küfrün ilk basamağı küçük günahlardır. Hafife almaya gelmez. Bununla birlikte, denildiği gibi istiğfarla büyük, ısrarla küçük günah kalmaz. Günahlar alışkanlık yaptıkça bağışıklık kazanır, bünyeye yerleşir ve sonunda insanı duyarsızlaştırır ve rûhunu öldürür. Faslı Abdulmecid Sağir isimli yazar ülkesinde faaliyet gösteren tarîkatların …

Daha fazlası »

Mimârî ve İsraf

Hayâtın devâm etmesinde insanların ve diğer canlıların kullandığı, vazgeçilmez olan maddelerin tüketiminde dikkatli davranma, onları gereği kadar kullanma ve idâreli tüketmeye tasarruf denir. Her alanda müşâhede ettiğimiz israf mimârîde de vardır. İnsan tabiatına aykırı tasarımlar, gereksiz alan kullanımı, sâdece prestije ve başkasında olmayana sâhip olma duygusu ve işlevi önemsenmeyen mekânlar da mimârîde isrâfın örneklerindendir. Mimârî ve tasarımın en büyük sorununu …

Daha fazlası »

15 Temmuz’un Fitne Ateşi Mi Yoksa Ağustos Sıcağı Mı Daha Yakıcı?

Abdullah b. Sebe’nin tutuşturduğu ve Hz. Osman’ın şehâdetiyle alevlenen fitne kıvılcımının Ümmet içindeki yangınları durmak dinlenmek bilmeden devâm ediyor. Bu yangınlar Ümmet coğrafyasını asırlardan beri sarmış ve bu Ümmetin îmânında, ibâdetinde, muamelesinde, anlayışında, kardeşliğinde, kültüründe, düşüncesinde, değer yargılarında, cihad anlayışında vs. ciddi tahrîbatlar meydana getirmiş ve getirmeye devâm etmektedir. Gün geçmiyor ki bu coğrafyanın herhangi bir köşesinden İbni Sebe’nin çocuklarının …

Daha fazlası »

Medine Vesikası” Işığında “Yeni Anayasa” Çalışmaları

Son zamanlarda toplumda mevcut Anayasanın kişi temel hak ve özgürlüklerini tam ve âdil bir şekilde karşılamadığı düşüncesi hâkimdir. Bu sebeple toplumun tüm kesimlerince mevcut Anayasanın değiştirilmesi gerektiği kesin bir şekilde savunulmaktadır. Ancak bu değişikliğin hangi mâhiyette olacağı, yeni maddelerin kapsamının ve temel dayanaklarının ne şekilde olacağı tartışma konusudur. Bu aşamada toplumun az da olsa bir kısmı mevcut Anayasa üzerinde kısmî …

Daha fazlası »

Hayat

Kim dirilirse, o alınır bezm-i hâs’a, özel görüşmeye. Dâvetçileri zâtı olur, ikrâmı da kendisi yapar. Onlar için ölüm yoktur. Dünyâda yeyip içen, gezip dolaşan Sıddîk-i Ekber gibi. Hakk Teâlâ ister onun rızâsını. “Sorun kullarıma ne istiyor?” iltifâtı gibi. Muhiddin-i Arabî’nin gözlerini yumup kalben ihsânı gibi. Eteği açılınca, on sekiz bin âlemin seyredilişi gibi. Dirilmek için Üveys olmak gerek. İlimde İmâm-ı …

Daha fazlası »

Şeytandan Sığınanlar ve Şeytâna Sığınanlar

İnsanoğlu yaratılışı gereği başına gelen birtakım hususlardan dolayı sığınma ihtiyâcı duyar. Bu bâzen korku ânında, bâzen ümitsizliğe kapıldığında, bâzen üzüldüğünde, bâzen de âfet ve belâlarla karşılaştığı zaman vukû bulan bir durumdur. Böyle zamanlarda üzüntü ve kederini paylaştığı gözlenen insan, güzel bir haber ve hal ile karşılaştığında sevinç ve neşesini de birileriyle paylaşır. Aczinin farkında olan her insan/Müslüman, bu tip zamanlarda …

Daha fazlası »

İmam İle Müezzin..

İmam ile Müezzin: Biri Allah’ın kullarını namaza kaldırır, biri de onlara namaz kıldırır. İmam ile Müezzin: İki hak davetçisi, iki mabed bekçisi. İmam ile Müezzin: Biri minareden seslenir, biri mihraptan seslenir. İkisi de aynı Pınardan beslenir. İmam ile Müezzin: Biri mihrapta cemaatin en önünde, diğeri mahfelde cemaatin en arkasında durarak cami cemaatini merkeze alan iki hizmet fedaisi. İmam ile Müezzin: …

Daha fazlası »