Aktuel

Anlamak Secdedir!

Muhammedî nûra kancalanmamış hangi insana Müslüman ve hangi secdeye namaz diyebiliriz? Buradaki “nur”dan kastımız elbette ki kalp makâmına yâni secdeye varmış aklın, “her ân bir şe’nde olanla” seyri. Bu şuur akışı kâinatla ve bütün varlıkla kesintisiz sonsuz bir vahdet tezyînidir. Bu tezyîne kavuşmamış Türk toplumunun millet olarak beka bulabilmesi mümkün müdür? Yâhut bu akıl ile bütünleşmemiş kurumlardan müteşekkil olamayan bir …

Daha fazlası »

Yurt Sevgisinin Algoritması Ya Da Toprağı Yurt Yapmak

Herkesin yurdunu bir sevme yöntemi var. Kimileri onun bölüneceği kaygısıyla herkesi düşman yerine koyar. Kimileri ötekinin bölünme dediği olayı bütünleşmenin bir ifâdesi sayar. Kimileri düşman diye gördüğü ötekini kendine benzetmeye çalışır. Kimileri ötekiyle birlikte yaşamanın yolunu arar. Birlikte yaşamanın yolu illâ da onu kendine benzetmekten geçmez. Bilakis herkes kendi olarak kalarak birlikte yaşamanın yolu bulunmalıdır, demeliyiz. Aslında, ister yurt sevgisi …

Daha fazlası »

İnsanda Vatan Tutkusu ve Şühedâ Fışkıran Toprak

İnsan, genel olarak bir yerde yerleşik olarak yaşamayı kendisine ilke edinmiş bir varlıktır. Çünkü bu ona beslenme, barınma, tanışma başta olmak üzere pek çok alanda birtakım yaşama kolaylıkları sağlamıştır. İnsandaki bu tutku ‘vatan/yurt’ tutkusunu ve sevgisini doğurmuştur. Vatanından uzakta olmak, yolculuk, bir sıkıntı sebebi sayılmıştır. Târih boyunca yurdundan edilmek/sürgün insan için en büyük cezâ sayılmış, insanlar vatanlarından ayrı düşme yâhud …

Daha fazlası »

Vatanımın Dağlarında Ezan Yankılanır Semâsında Ay Yıldızlı Bayrak Dalgalanır

Gönül toprağına ekilir önce vatan sevdâsı, orada yeşerir, tomurcuklanır, güller açar. İnsanoğlu için vatansız kalmak zor bir durumdur. Bir yere âit olmak, orayı kendine yuva yapmak kişiyi her zaman mutlu ve güçlü kılar. Son yıllarda küresel güçler ve üst akıl olarak adlandırılan zihniyet, tüm dünyâda kargaşalar çıkartarak insanları yokluğa, sefâlete sürükleyerek sömürmeyi, kendi emirlerine âmâde kölelere dönüştürmeyi amaç edinmiş durumdadırlar. …

Daha fazlası »

II. Abdülhamid Hân’a Darbe

Sultan II. Abdülhamid Hân, Osmanlı’nın en çok merak edilip konuşulan, en ziyâde iftirâ oklarına hedef olan padişahlarındandır. Hakkındaki iddia ve tartışmalar çok yönlü politikalarını anlayamamaktan, etrâfını kuşatan ağır şartları takdir edememekten, gizemli âlemine/kişiliğine nüfûz edememekten ve dindar tabiat, yaşantı ve tavırlarına alerji duymaktan kaynaklanmıştır. Dînî-muhafazakâr, yenilikçi kişiliği; eğitime, teknolojiye, ulaşıma ve iletişime önem vermesi; târihe geçen büyük projeleri hayâta geçirmesi, …

Daha fazlası »

Tohuma Sâhip Olan Hayâta Sâhip Olur

Tohum Farsça kökenli bir kelime. Bitkilerde döllenme sonucunda çiçekten sonra, çiçek veya meyve içerisinde oluşan ve yeniden toprağa gömülünce kendisinden yeni bir bitki üreyen dâne yâhud canlıya verilen ad. Erkeğin menisindeki sperm hücrelerinin her biri de hayâtiyet açısından birer tohumdur. Geçmişte insanlar kendi coğrafya ve iklimlerinde yetişen bitkileri sürekli ekerek hayatlarını idâme ettiregeldiler. Kimi çevreler tohumun kökenleri hakkında aslı astarı …

Daha fazlası »

Kapanmayan Dosya: Musul

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Lozan Antlaşması’nı ve Misak-ı Millî sınırlarından verilen tavizleri gündeme getirmesi, tarihin hafızasında kayıtlı millî bir ukdeyi tekrar canlandırdı: Musul… Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda imzaladığımız Mondros Ateşkes Antlaşması’nın daha mürekkebi kurumadan İngilizler tarafından işgal ve gasp edilen bu öz be öz Türk yurdu, Lozan Konferansı’nda yapılan hatalar, iyi savunulamaması ve geri alınması yönünde eldeki kozlar ve fırsatların …

Daha fazlası »

Bir Hâricî Karakter Olarak Kavramların İçini Boşaltmak

İstikameti bulmak da korumak da hiç kolay değil. Ayartıcı, uyarıcı, iğvâ edici faktörler hiç de az değil. Bilindiği gibi küfrün ilk basamağı küçük günahlardır. Hafife almaya gelmez. Bununla birlikte, denildiği gibi istiğfarla büyük, ısrarla küçük günah kalmaz. Günahlar alışkanlık yaptıkça bağışıklık kazanır, bünyeye yerleşir ve sonunda insanı duyarsızlaştırır ve rûhunu öldürür. Faslı Abdulmecid Sağir isimli yazar ülkesinde faaliyet gösteren tarîkatların …

Daha fazlası »

Mimârî ve İsraf

Hayâtın devâm etmesinde insanların ve diğer canlıların kullandığı, vazgeçilmez olan maddelerin tüketiminde dikkatli davranma, onları gereği kadar kullanma ve idâreli tüketmeye tasarruf denir. Her alanda müşâhede ettiğimiz israf mimârîde de vardır. İnsan tabiatına aykırı tasarımlar, gereksiz alan kullanımı, sâdece prestije ve başkasında olmayana sâhip olma duygusu ve işlevi önemsenmeyen mekânlar da mimârîde isrâfın örneklerindendir. Mimârî ve tasarımın en büyük sorununu …

Daha fazlası »

15 Temmuz’un Fitne Ateşi Mi Yoksa Ağustos Sıcağı Mı Daha Yakıcı?

Abdullah b. Sebe’nin tutuşturduğu ve Hz. Osman’ın şehâdetiyle alevlenen fitne kıvılcımının Ümmet içindeki yangınları durmak dinlenmek bilmeden devâm ediyor. Bu yangınlar Ümmet coğrafyasını asırlardan beri sarmış ve bu Ümmetin îmânında, ibâdetinde, muamelesinde, anlayışında, kardeşliğinde, kültüründe, düşüncesinde, değer yargılarında, cihad anlayışında vs. ciddi tahrîbatlar meydana getirmiş ve getirmeye devâm etmektedir. Gün geçmiyor ki bu coğrafyanın herhangi bir köşesinden İbni Sebe’nin çocuklarının …

Daha fazlası »