Anasayfa / Kategoriler / Aktuel (Sayfa 20)

Aktuel

Meyveli Ağaç

Oturup kalktığı yerlerin yeşermesinden dolayı Hızır (a.s.)’a, Arapça’da yeşillik anlamına gelen Hızır denmiştir. Ecdadımız da maddi temizlik için hamamlar, beynin ve ruhun arınması için; camiler, medrese ve dergahlar yaptırarak, konup-göçtüğü yerleri ihya ederek yeşertmiştir.Cennet mekan II. Sultan Hamid “sürre alayları” diye meşhur, uzun süren hac yolculuğunda, uğradığı bütün beldeleri tebliğ ve davetle huzura kavuşturmuş, gönderdiği ekiple, Hristiyan “Java” ülkesini bile …

Daha fazlası »

Kurumasın Membalar

Şarıl şarıl akan sular, gürül gürül giden çaylar, ırmaklar akmaz oldu, bu yıllarda. Yağdığı yerlerde yağmurların sel ve felaket, yağmadığı yerlerde ot ve nebatat bitmiyor. Sıcakların bütün dünyada artması daha birçok olumsuzlukları getiriyor yanında. Bu dünya da bitecek elbet bir gün. Semavat, ölü yere rahmetini indirmezse; arz, sebze ve meyvesini vermezse ALLAH (c.c) korusun kıtlık başlar, huzursuzluk meydana gelir dünyada. …

Daha fazlası »

Umre Hatıraları

Geçen sene Ramazan-ı şerifte teravih namazını Ravza-i Mutahhara’da, Peygamberimiz (s.a.v)’in mescid-i saadetlerinde edâ ederken, bir daha ne zaman gelebilirim düşüncesiyle meşguldü gönlüm. Kardeşlerinin hepsini bu güzel beldelere getirmeye muvaffak olduk, elhamdülillah, Taha’nın. Onun da hakkını yerine getirmek için Haziran ayında okulların tatil olduğu mevsimi düşünürken, “Daha o tarihe çok var Yâ Rab” diye feryad edeceğim an, zorla tutmuştum kendimi. Bizi …

Daha fazlası »

Mürşid-i Kâmilin Vasıfları IV

Evlatlarını Eğitecek Bilgiye Sahip Olmalı… Cenâb-ı Hakk, ilim sahibi olmayan kimseye velayet de lütfetmez. Tâlût’u, Cenâb-ı Hakk hükümdar olarak gönderdiğinde:”Onu Allah, size hükümdar seçmiş ve ona, bilgi ve vücut bakımından bir güç, bir genişlik vermiştir.”1 ayetiyle, “O, bize nasıl hükümdar olabilir?” diye itiraz edenlere Rabbimiz tarafından cevap verilmiştir. Zahiren bir hocanın eğitiminden geçmeyenler ise, “Biz ona, katımızdan bir ilim öğretmiştik.”2 …

Daha fazlası »

Umre Yolculuğu

Henüz yola çıkmadan bir kısım yakınlarımız:”Bu yolculuğunuz başka olacak.” diyorlardı. Hakikaten de öyle oldu. Sefere çıkarken Pazartesi gününü tercih etmek, Aleyhissalât ü vesselam Efendimizin sünnet-i seniyyeleridir. Biz de Pazartesi günü Mekke-i Mükerreme’ye, Peygamberimiz (s.a.v.)’in hicret ettikleri Pazartesi günü Medine-i Münevvere’ye, yine aynı günde İstanbul’a döndük. Teheccüd namazının başladığı son günde, Kadir gecesinin zevkini duyarak ayrıldı bedenimiz, biiznillah o mübarek beldeden.Sivas’tan …

Daha fazlası »

Havf ve Recâ

Havf ve recâ, korku ile ümit; Allah yolun­da gayret eden mümin için çift kanat mesabesindedir. Havf, kişiyi Mevla’ya götüren kamçı, recâ ise Hakk’a ulaştıran sağlam bir ip gibidir. Yahya b. Muaz (k.s.), “Havf ve recâ imanın iki direğidir, bunlara sarılan sapıklığa düşmez.” der. Havf ve recânın tasavvufta karşılığı ise kabz ve bast halidir. Ebû Bekir el Vâsitî havf ve recâyı, …

Daha fazlası »

Tevbe -1-

Günah; ne nurdan yaratılan melek, ne de sorumsuz varlık olan hayvan içindir. İlahi tekliflerle mükellef (ilahi sorumluluk üstlenen) insana aittir. Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)’dan:”Mü’min bir günah işleyince kalbine siyah bir nokta düşer. Eğer tövbe eder, hatasından dönerse, kalbi siyah noktadan temizlenir. Günah işlemekte devam ederse, noktalar çoğalır, kalbi tamamen kararır.”[1] İşte bu hadis Kur’ân-ı Kerim’de Allah (cc)’ın:”Hayır öyle değil. …

Daha fazlası »

Kıyamet

İslam inancının altı esasından biri olan Ahiret hayatının başlangıcı ezeli ve ebedi olan Cenâb-ı Hakk’ın zâtının dışında, her şeyin yok olmasıdır. “Yeryüzünde bulunan her şey fânidir. Ancak azamet ve ikram sahibi (Olan) Rabbınızın zâtı, bâki kalacak (O yok olmayacak)’tır.” [1] “O’nun zâtından başka, her şey helak olacaktır. Hüküm O’nundur ve siz O’na döndürüleceksiniz.”[2] Ana karnında bir yavrunun, nüvesini oluşturan milyarlarca …

Daha fazlası »

Teslimiyet

Enbiya-i izam ve evliya-i kiram, kendilerini yaşatan, hakkı gösteren, yediren, içiren, dertlere deva veren, öldükten sonra dirilten, bağışlayan, ilim hikmetle donatan Halik-ı Zülcelâle her an teslim olmuşlar[1] ve halkı da O’na itaata gece gündüz demeden davet etmişlerdir. “Nuh (a.s) dedi ki: “Ey Rabbim ben kavmimi gece ve gündüz (imana) davet ettim.”[2] İbrahim (a.s) oğlunu kurban etmekle, oğlu İsmail (a.s) de …

Daha fazlası »

Çile

Nefs-i mutmainne (tamamen kötülükleri terketme) haline gelince derviş, kendisinden istenilen tebliğ, davet ve irşâd görevini, ashabın çilesine tâbi olarak kırk kişiye, kırk köye, kırk ilçeye, kırk ile ve bütün dünyaya Hakk’ın emirlerini duyurmak için gece-gündüz demeden çalışır. Ölmeden evvel ölme, (fena ahlâktan güzel ahlâka geçme) az yeme, az uyuma, az konuşma ve halvetle (insanlardan bir müddet ayrılmakla) nefsi sıkı bir …

Daha fazlası »