Akaid

Hz. Peygamber’i (sav) Sevmek

“Peygamber, mü’minlere kendi nefislerinden daha sevgilidir.” (Ahzâb,6) Bu âyet-i kerîme bize şu hakîkati telkîn etmektedir: 1. Vâkıayı tesbit ederek ilk Müslümanlar (Ensâr ve Muhâcirûn) yanında Hz. Peygamber’in (sav) yerinin nasıl olduğu gerçeğini hatırlatıyor. 2. Hz. Peygamber’in (sav) durumu yanlarında böyle olan o sahâbe neslini daha sonra gelen müslüman nesillere örnek olarak takdîm ediyor ve onlardan Allâh’ın Rasûlüne ittibâ etme ve …

Daha fazlası »

Kutlu Rasûlün İzinde!

Hemcinsleriyle bir arada yaşamak zorunda sosyal bir varlık olan insan, örnek alma ihtiyâcı olan bir varlıktır. Her insan başkalarını etkilediği gibi, başkalarından da etkilenir. Daha küçük yaşlarda çocuklar anne babaları başta olmak üzere büyüklerine özenirler ve onlar gibi olmaya çalışırlar. Onlar gibi yeme içme, onlar gibi giyinip kuşanma, onlar gibi konuşma, onlar gibi yürüme vb. Yaş ilerledikçe insanın olmak istediği …

Daha fazlası »

Medîne Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Resûl-i Ekrem’in Vefâtında Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- hicretin onbirinci yılı Safer ayının 18-19. günü gece yarısı Cennetü’l-Bâkî’ye giderek orada medfûn bulunan sahâbileri ziyâret ile döndükten sonra mizâcında inhiraf hissetmişti. Beş gün sonra da hastalık kesb-i şiddet etmişti. Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- hasta olduğu günleri Hz. Âişe’nin yanında geçirmeyi arzu buyurmuş ve Âişe’nin hücresine giderken Hz. Ali …

Daha fazlası »

Salih İnsan Olmanın Şartları

Kıymetli kardeşlerim! Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’inde buyuruyor: ‘Ey îmanla şerefyâb olan kullarım, îman rütbesini omuzuna takan kullarım! Allah’tan korkun ve sâdıklarla berâber olun.’ Allah’tan korkmanın ölçüsü ‘beyne’l-havfi ve’r-recâ’, yâni ‘korku ile ümit arasında’ olmaktır. Bir tek kişi cehenneme girecek dense, acaba o ben miyim diye düşüneceğiz. Çünkü günahlarımız çok. Bir tek kişi cennete girecek dense, inşâallah o ben olurum diye düşüneceğiz. …

Daha fazlası »

İslâmî Bir İlim Olarak Tasavvuf

Tasavvufun İslâmî bir ilim olduğunun doğru ve açık şekilde anlaşılabilmesi için önce Müslüman toplumlarda ve İslâm medeniyetinde ilmin ne anlama geldiğini kısaca belirtelim. İlim bilmek, âlim bilen, ma’lûm bilinen, i’lâm bildiren, ta’lîm bilgi veren, taallüm bilgi alan anlamına gelir. (bk. Asım Efendi, III, 672-77, IV, 410-12. Rağıb, el-müfredât, 331, 343) Ma’rifet de bilmek anlamına gelir, fakat daha çok tanımak anlamında …

Daha fazlası »

Rasûlullâh’a (sav) İtâat Eden Cennete Girer(1)

Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Ümmetimin hepsi cennete girecektir, bana karşı gelenler hâriç.” Ey Allâh’ın Rasûlü, sana karşı gelenler kimlerdir? dediler. Şöyle buyurdu: “Bana itâat eden cennete girer, bana isyân eden kişi, o inkâr etmiştir.”2 Bu hadis Mesâbih’in sahihlerindendir. Onu, Ebû Hüreyre (ra) rivâyet etmiştir. “Ümmet” ile murâd edilen şey, “ümmeti’d-da’ve” (dâvet ümmeti) olması muhtemeldir. Buna göre, “karşı gelen”, “kâfir” dir. …

Daha fazlası »

Zihin ve Gönül Tezkiyesinin Önemi Ya Da Putları İnkâr

Tezkiye kavramının kök fiili ve türevleri Kur’ân’da 28 defa geçmektedir. Malda temizlenmeyi ve buna bağlı bereketlenmeyi ifâde eden zekât kelimesi ise 32 defa kullanılmıştır. Tezkiye sâyesinde kişi dünyâda insan olma vasfını elde eder ve övgüye layık nitelikler kazanır. Tezkiyenin mutlak anlamda kaynağının Allah Teâlâ olduğuna şu âyet delâlet etmektedir: “Hayır, aksine Allah dilediğini temize çıkarır ve kimseye kıl kadar haksızlık …

Daha fazlası »

İbâdet, Hava Gibi Bizi Sarmalı

İlk nefesten son nefese kadar her insanın kalbini çalıştıran, kanını dolaştıran, saçından tırnağına kadar her hücresini yöneten Allâh’a her saniye ve salisede kulluk yapmak bizim görevimizdir. Hava gibi, su gibi demeyeyim, havadan, sudan daha fazla muhtaç olduğumuz ibâdet, bizim kemiğimizdeki ilikten daha önemli ve öncelikli gıdamızdır. İliğimiz, suyumuz, havamız bir ömür boyu bize fayda sağlarken, ibadetimiz, iki dünyamızı güzelleştiren gıdamızdır. …

Daha fazlası »

Kader

Kader, Allah Teâlâ’nın hükmüdür. Allah Teâlâ’nın emri, takdîr edilmiş bir kader, kesin bir hükümdür. (Ahzab, 38.) Kader, Allahü Teâlâ’nın, olacak şeyleri ezelde bilmesidir. Kazâ, kaderde bulunan şeyleri zamânı gelince yaratmasıdır.Allah her canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekânı bilir. Hepsi açık bir kitapta (levh-i mahfuzda)dır. (Hud, 6)Allah, dilediğini siler, dilediğini değiştirmez. Ümm-ül-kitab (levh-i mahfuz) O’ndadır. (Ra’d, 39) Duâ ile değişeceğine Aleyhissalât ü Vesselam Efendimiz işâret …

Daha fazlası »

Mânevî Gıda

Her şeyin bir gıdası vardır. Yerin gıdası su, bitkilerin gıdası su, hava, güneş ve topraktır. Hayvanların ve insanların gıdası da, yerin bitirdikleridir. Topraktan çıkan mahsulle büyüyen vücüd fânidir. Bâkî olan hayatta mesud kılacak olan gıda rûhâni ve mânevîdir. Maddi gıdanın gâyesi rûhâni gıdayı misafir etmektir. Bedenden gâye rûhâni âlemi tenvir, hayâta kavuşturmaktır. Yaratılış gâyemiz olan emânete vefâ, Hakk Teâlâ adına, …

Daha fazlası »