Akaid

Vehim [İç Algı Gücü ve Kuruntu]

Vehim [İç Algı Gücü ve Kuruntu] Hamdi Hatipoğlu “Bir şey hakkındaki vehim, onun gizli olduğu vakit olur. Aramak görünmeyen şey içindir.”1 Sözlükte “kuruntu, zan, tahmin; içe doğan şey”2 anlamındaki vehm (çoğulu evham), bilgi değeri açısından “İki önermeden tercihe uzak ve iki kanatın daha zayıf olanı, gelecekle ilgili zan, tahmin ve hayâl” anlamında kullanılır. Bazen iki önermeden doğruya yakın olanı için …

Daha fazlası »

Negatif Varsayımlardan (Zan)

Negatif Varsayımlardan (Zan) Hamdi Hatipoğlu Yakîn şek ile zâil olmaz.1 Varlığı kesin olarak bilinen bir şeyin, aksine delil olmadıkça ona ârız olan bir şüphe ve tereddütten dolayı yokluğuna hükmedilmez. Bütün haberler de bunun gibidir. ‘Negatif varsayım’ diye günümüz diline çevirebileceğimiz su-i zan deyiminin insan yaşamındaki yeri hiç kimsenin tahmin edemeyeceği kadar büyüktür! “Zanla haberin ne ilgisi var?” diyebilirsiniz. Zan, haber …

Daha fazlası »

İslâmî Değerler Açısından Haber

İslâmî Değerler Açısından Haber Hamdi Hatiboğlu İlmin sebeplerinden birisi de haberdir. Haber, duygularla algılanıp nakledilen söz veya yazının içerdiği bilgidir. Sözlükte “bir nesneyi gereği gibi bilmek için yoklayıp sınamak” anlamına gelen hubr (hıbre) kökünden türemiş bir isimdir. Terim olarak “geçmişte meydana gelen veya gelecekte vukû bulacak bir olayı bildiren söz, mâhiyet itibâriyle doğru ve yanlış olma ihtimâli bulunan söz” gibi …

Daha fazlası »

Gıybet Ateştir Yakar, Kör Kuyudur Ruhları Yutar

Farkına vararak veya varmayarak ne çok konuşur insanlar. Bâzı konuşmalar vardır insanı iyiye, doğruya, güzele götüren; bâzıları da vardır kişiyi çamur deryâsına iten. Çamura ve balçığa itilen, insanın bedeni değil rûhu ve kişiliğidir burada. İlk başta küçük küçük kırıntı misâli bulaşır bu çamur insanların rûhuna. Sonrasında âdetâ bir hastalık gibi sarar benliği, işte bu öyle bir hastalıktır ki adına gıybet …

Daha fazlası »

Kur’ân ve Sünnet’te Müslümanın Vasıfları

Yüce Rabbimiz mutlak güç ve kudretinin bir tecellîsi olarak varlık âlemini; varlık âlemi içinde de “insan”ı yaratmış, onu en üstün sıfatlarla donatarak (İsrâ, 70.) kendisine muhatap seçmiş, dağların taşların kabûl edemediği “emânet”i ona yüklemiş ve emirlerini yerine getirme, kendisini “bilme ve birleme/Tevhid inancı üzere yaşama” konusunda halîfe kılmıştır. Tâ ki bütün hal ve hareketlerinde Yüce Yaratıcısının murâkabesi, denetim ve gözetimi …

Daha fazlası »

Kadir Gecesi

  Kıymetli kardeşlerim! Rabbimiz Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri, Kadir sûresinde buyu­ruyor: ‘Biz onu (Kur’ân’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sana haber veren oldu mu? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Zira o gecede her iş hakkında birtakım emirler alarak Rablerinin izniyle melekler ve Cebrail yeryüzüne iner. O gece, ta güneşin doğuşuna kadar selâmettir.’[1] Bu gecede Rabbimizin rızası, hızlı …

Daha fazlası »

Orucun Anlamı ve Edepleri1

Orucun anlamı, edeb ve müstehapları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Oruç, güneşin doğuşundan batışına kadar geçen süre içerisinde yeme, içme, cinsel ilişki, sigara, tedâvi amaçlı ilaç ve diğer yiyecek türlerinden uzak durmak demektir. Orucun edep ve müstehaplarını ise şu şekilde sıralayabiliriz: – Yalan iş ve söz terk edilir. Boş söz ve müstehcen ifâdelerden uzak durulur. Sövmek, dövmek ve insanlara ezâ vermekten de …

Daha fazlası »

Kur’ân’ın Anlaşılmasında Sünnetin Rolü

Sözlükte ‘izlenen yol, yöntem, örnek alınan uygulama, örf ve gelenek’ mânâlarındaki sünnet; fıkıh, fıkıh usûlü, hadis ve kelâm ilimlerinde farklılıklar göstermekle berâber bunların hepsi Resûl-i Ekrem’le (sav) ilişkili olma veya onun yolunu izleme noktasında birleşirler. Sünneti terim olarak, ‘Hz. Peygamber’in (sav) söz, fiil ve onaylarının ortak adı, şer‘î delillerin ikincisi’ olarak tanımlamamız mümkündür.1 Hz. Peygamber (sav) İslâm’ı insanlara anlatan ve …

Daha fazlası »

Âriflerin Yolu, Muhabbet Bağının Tomurcuk Gülüdür Selâm

Selâm almak, selâm vermek İslâm dîninde önemle üzerinde durulan bir konudur. Selâm vermek sünnet, selâmı almak ise farzdır. Selâm, emniyet, huzur, barış, rahatlık ve daha buna benzer birçok güzel mânâya da gelir. Bir duâdır selâm, dost bir gönle dokunabilmek ve kendini güvende hissettirendir. Selâm, “ben Müslüman’ım, benden sana zarar gelmez, selâmettesin” mânâsını da taşır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Size bir …

Daha fazlası »

Medîne Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Resûl-i Ekrem’in Vefâtında Sehl ibn-i Sa’d es-Sa’dî’den mervidir ki, Resûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem-: – “Yâ Ebâ Bekir, ben makâmınızda, mihrabda sebât ediniz diye emretmiş iken niçin sebât etmediniz de geri çekildiniz?” buyurmuştu da buna karşın Ebû Bekir Sıddîk dahi: – “Yâ Rasûlallah! Ebû Kuhafezâde’ye yakışıyor mu ki, Resûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem-‘e namazda tekaddüm etsin?” diye i’tizâr …

Daha fazlası »