Akaid

İrtidâd; Îmandan Sonra Küfre Dönmenin Hükmü / Dr. Mehmet Sürmeli

İslâm; Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet’le bildirilen emir ve yasakların tamâmıdır. Bu sebeple Müslüman olabilmek için Kur’ân’ın ve Sünnet’in muhteviyâtına îmân edip gereğince amel etmek gerekir. Amel aynı zamanda tasdîkin fiilî ikrârıdır. “Ey îmân edenler! (Hayâtınızın her ânında ve tüm davranışlarınızda ilâhî hükümler arasında bir ayrım yapmadan ve hiçbirini dışta bırakmadan) her şeyinizle İslâm’a giriniz. Apaçık düşmanınız olan şeytânın peşine düşmeyiniz.”1 Bu ve …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnette Nifak Kavramı; Münâfıkların Vasıfları / Dr. Mehmet Sürmeli

Kur’ân-ı Kerîm, Medenî sûrelerde münâfıklıktan sakınmanın önemi ve nifak ehlinin vasıfları üzerinde çok durmuştur. Özellikle; Bakara, Âl-i İmrân (Uhud savaşı sahnelerinde), Nisâ, Enfâl, Tevbe ve Münâfikûn sûrelerinde onlardan sıkça bahsetmiştir. Tevbe Sûresi’nde münâfıkların sıfatları ve rezâletleri ayrıntılı olarak ortaya konduğu için bu sûreye “Münâfıkların çirkinliklerini açığa çıkaran” anlamında Sûre-i Fadâha da denilmiştir.1 Münâfikûn Sûresi ise müstakil olarak münâfıklardan bahseder ve ilginç tahliller yaparak …

Daha fazlası »

Şirk Olan Davranışlar ve Şirkin Çeşitleri / Dr. Mehmet Sürmeli

Âyetleri ve hadisleri incelediğimizde görürüz ki müşriklerin şirke düşmelerinin Allah’la, meleklerle, Hz. Peygamber (sav) ve âhiret günü ile ilgili sebepleri vardır. Fakat bütün bu sebepler Allâh’ı bilmemekten kaynaklanmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm bu durumu şöyle açıklar: “Onlar, Allâh’ı hakkıyla tanıyıp takdîr edemediler; yüceliğini, kudretini, kadrini bilemediler. Allah güçlü, kudretli, üstün ve hükümrandır.”1 Allah Teâlâ’yı bilmemekten veya yanlış bilmekten kaynaklanan cehâlet bâzı insanların sapıtmasına sebep …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnete Göre Müşriklerin Sıfatları / Dr. Mehmet Sürmeli

Sağlam bir ilmihâl bilgisi alacak bir Müslüman öce Akâid ilmi öğrenmelidir. Bu konudaki eserler ve alan bilgisi sınırlıdır fakat içerik çok önemlidir. Yaptığımız amellerin Allah Teâlâ katında makbûl olması îtikad alanının sağlamlığına bağlıdır. Tüm bunlarla berâber dînini ve âkıbetini ciddîye alan bir Müslümanın Kur’ân’ın muhtevâsına, Rasûlullâh’ın hadis ve sünnetine de vâkıf olması gerekir. Lüzumsuz bilgilerle zihnini atık mahalline dönüştüren modern …

Daha fazlası »

Allah Teâlâ’ya Karşı İşlenen En Büyük Suç: Şirk / Dr. Mehmet Sürmeli

Zât’ta, mülkte ve sıfatlarda Allâh’a ortak koşmak1 anlamına gelen şirk; Allâh’a mahsus olan sıfatlardan herhangi birisini O’ndan başkasına isnâd etmektir.2 Hayâtın sosyal, siyâsî, ahlâkî ve hukûkî cephelerini Allah’tan başkasına teslîm etmek; bir otorite paylaşımı veya paylaştırımıdır. Şirk, kişinin yaratıcı olarak kabûl ettiği Allah Teâlâ’yı emir alanında ya tamâmen veya kısmen kabûl etmemesidir. Ulûhiyet tevhîdi ile Rubûbiyet tevhîdinin arasını ayırmak şirktir. …

Daha fazlası »

Kâfirlerin İyi Amelleri Âhirette Onlara Hiçbir Fayda Sağlamayacaktır / Dr. Mehmet Sürmeli

İslâm dîninin kurallarını Yüce Allah (cc) belirlemiş, Rasûl’e (sav) de tebliğ, tebyin, temsil ve teşrî’ konusunda izin vermiştir. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet’in buyrukları önemli olup hiç kimsenin Allah (cc) ve Rasûlü’nün önüne geçme hakkı yoktur. Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet’e hidâyet kaynağı olarak önce îmân edilip sonra da bir mü’min gözüyle araştırıldığında görülür ki dünyevî ve uhrevî kurtuluşun olmazsa …

Daha fazlası »

Îman Sâlih Amellerle Kuvvet Bulur / Dr. Mehmet Sürmeli

Îmânı güçlendiren ve onu ihsan hâline çıkaran şey; mârifette yakîn ve sâlih amellerdir. Bu sebeple Hz. Peygamber (sav); “Sizin en takvâlınız benim, çünkü Allâh’ı en iyi bileniniz benim”1 buyurmuştur. Sâdece mârifetle yetinmeyen Allah Rasûlü (sav) de: “Ölene (yakîn kendisine gelene) kadar”2 ibâdetle emrolunmuştur.3 Bu emrin gereğini en güzel şekilde yerine getiren Rasûlullah (sav); ‘Ayakları şişene kadar geceleri namaz kılmış ve kendisine: …

Daha fazlası »

Düşülen Bâzı Mühim Hatâlar / Hamdi Hatipoğlu

Zamânımızda etrâfındaki Müslümanları, bâzı kusurları sebebiyle, tekfire kadar varan aşırı ithamlarla karalayan kimselere sıkça rastlamaktayız. Bunlar arasında mevki ve mertebece üstün olanlar, diploması ve hattâ te’lîfi bulunanlar da görülür. İctimâî durumları îcâbı kazandıkları îtibâr ve saygı sebebiyle bu çeşit fikirleri alâka ve hattâ taklîde mazhar olduğu için onların bir hatâları derhâl binler, yüzbinler ve hattâ milyonlara mâl olmaktadır. Bu kimselerin …

Daha fazlası »

Âhirette Ancak Kâmil Îman Sâhipleri Kurtulacaklardır; Küfür Kurtuluşa Engeldir / Dr. Mehmet Sürmeli

Kelime olarak îman, birşeyi kalben tasdîk etmektir. Dînî terim olarak ise; îmân edilecek hususları kalben tasdîk edip bu tasdîki dille ikrâr etmektir.1 Kalbin ve rûhun doyuma ulaşıp korkunun yok olmasıdır. Hz. Peygamber’in (sav) getirmiş olduğu dîne bağlanmaya îman dendiği gibi, kişinin, mutlak tasdîkle Hakk’a boyun eğmesine de îman denir. Hakk’a teslîmiyette üç şeyin bir araya gelmesi gerekir: Kalben bağlanma, dil ile ikrar …

Daha fazlası »

Akâid

Giriş İlm-i tevhîd ve meselelerini bilmek gerekir. İlim; mantıkçıların dediği gibi meseleleri idrak mânâsına gelir. Yâni bir takım usûl ve kâideleri idrakle tekrarlanan melekeye denir. İlmin, hakîkaten tek olduğu halde çeşitli mâlûmâtla da ilgisi olduğu hasebiyle her türlü taksîme kâbiliyeti vardır. Yâni çok kısımlara ayrılır. Mâlûmdur ki tedvîn edilen ilimler iki kısma ayrılır. Biri aklî ilimler, diğeri şer’î ilimlerdir. Şer’î …

Daha fazlası »