Genel Arşiv

Silsile-i Sâdât-ı Kirâm
6. Ebu’l-Hasan Harakânî (Ks)

Silsile-i Sâdât-ı Kirâm6. Ebu’l-Hasan Harakânî (Ks) Prof. Dr. Musa Yıldız Silsilede emâneti Bâyezîd-i Bistâmî (ks) Hazretleri’nden mânen devralmıştır. “Zât-ı Pâk” diye anılır. Tam adı Ebu’l-Hasan Alî b. Ahmed (Ca‘fer) el-Harakânî’dir. 963 yılında İran’ın Horasan eyâletindeki Bistâm kasabasının kuzeyinde Harakân köyünde çiftçi bir âilenin çocuğu olarak dünyâya geldi. Kaynaklarda ümmî olduğu, Bâyezîd-i Bistâmî’nin mânevî bir işâreti üzerine Kur’ân okumaya başladığı kaydedilmektedir. …

Daha fazlası »

Ufuk Dünyâmızın Selâmeti Niyetimizin Sıhhatine Bağlıdır

Ufuk Dünyâmızın Selâmeti Niyetimizin Sıhhatine Bağlıdır Prof. Dr. Kadir Özköse İslâm’da en önemli ölçüt niyetimizin sıhhatidir. Ameller niyetlere göredir. Her ne yaptıysak, her türlü işlerimizin ve faaliyetlerimizin seyri, ibâdetlerimizin kalitesi onların yapılış niyetine göre anlam kazanmaktadır. İdealden yoksun olup yaşantısına anlam katamayan ve ilâhî ölçülere riâyetten uzak olanların hâl-i pür-melâllerini Rabbimiz şu şekilde beyân etmektedir: “Hevâ (ve heveslerini) kendisine ilâh …

Daha fazlası »

Ufkumuz Kur’ân ve Sünnet Olsun

Ufkumuz Kur’ân ve Sünnet Olsun Prof. Dr. Ali Akpınar Müslüman büyük düşünen, büyük hedefleri olan ve bu hedeflerine ulaşmak için gece gündüz çalışan ufuk insanıdır. Zîrâ o, Ufuk Peygamberinin ümmetidir. O Peygamber ki bu dünyâdan giderken ümmetine iki büyük emânet bırakmış ve bu iki emânete sıkı sıkıya sarılmalarını onlara tavsiye etmiştir: “Size iki emânet bırakıyorum. Onlara sarıldığınız sürece sapmazsınız. Allâh’ın …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’de Akıl ve Gönül

Yûnus Emre’de Akıl ve Gönül Mustafa Özçelik Eger akıl başdayısa gönülde ol tuşdayısa İkisi bir işdeyise düşman bana kâr eylemez Yûnus Emre Yûnus Emre’nin şiirlerine bakıldığında, gerek Dîvân’ında gerekse Risâlet’ün-Nushiyye’sinde hem “akıl” hem de “gönül” kavramına özel bir yer verildiği görülür. Bu yüzden onu hem “gönül” hem de “akıl” şâiri olarak görmek gerekir. Bu durum, onun tevhîdî inanışı gereği insanı …

Daha fazlası »

Fakîh ve Muallim, Ortopedik Engelli Bir Sahabi: Muaz b. Cebel

Fakîh ve Muallim, Ortopedik Engelli Bir Sahabi: Muaz b. Cebel Mehmet Nezir Gül İslâm’ın Son Peygamberi Hz. Muhammed (sav) engelli-engelsiz hiçbir ayırım yapmadan herkese, başarılı olacağı, yapabileceği, yerine getirebileceği görevleri verirdi. Kimin hangi görevi ne ölçüde yapacağını bilir; kişilere yararlı olacağı, kendini ifâde edebileceği görevleri verirdi. Asr-ı Saâdet’e baktığımız zaman bu anlayışın çok etkin bir biçimde gerçekleştiğini, kimsenin bir engelinden …

Daha fazlası »

İslâm’ın Geleceği Aydınlık ve İzzetlidir. Peki Ya Müslümanların!!!???

İslâm’ın Geleceği Aydınlık ve İzzetlidir. Peki Ya Müslümanların!!!??? Mahmut Eyüpoğlu İslâm dîni Allâh’ın insanlar için seçtiği en ilk ve en son ve en mükemmel dindir. Allah, insanların bu dinden başka din edinmelerini aslâ ve kat’â kabûl etmeyecektir. Çünkü öyle buyuruyor: “Kim İslâm’dan başka bir din arama çabası içine girerse, bilsin ki bu kendisinden aslâ kabûl edilmeyecek ve o âhirette ziyân …

Daha fazlası »

Safa Vakfı ve Verenel Derneği Hedef Tazeledi

Safa Vakfı ve Verenel Derneği Hedef Tazeledi Haber: Abdülhamid Emre Safa Vakfı ve Verenel Derneği 21-23 Ağustos 2020 tarihleri arasında Türkiye Geneli Şube Başkanları ve Temsilcileriyle birlikte Nevşehir Kozaklı’da “İstişare ve Bilgilendirme” toplantısında bir araya geldi. Program Muhsin Kara’nın Kur’ân-ı Kerîm tilâvetiyle başladı.  Kur’ân tilâvetinin ardından konuşan Ali Ramazan Dinç Efendi, “Eğer biz O’nun (cc) yolunda olursak, Habîbi’nin (sav) sünnet-i …

Daha fazlası »

Suçlar ve Cezâlar

Suçlar ve Cezâlar Hamdi Hatipoğlu Her Belâ ve Musîbet İmtihan Değildir İnsanların başına gelen belâ ve musîbetlerin birçok sebep ve hikmetleri vardır, fakat çoğu insanlar bunu anlayıp gereği gibi değerlendiremezler. Belâlar ya umûmî veya husûsî olarak gelir. Umûmî olarak gelen belâlar herkesi kapsar. Husûsî olan belâlar genelde mü’minlerin başına gelir. Bu da ya imtihân ya uyarı yâhud cezâ niteliğinde olabilir. …

Daha fazlası »

El-Adl (cc)

El-Adl (cc) Dr. Mehmet Sürmeli EL-ADL (cc): Mutlak adâlet sâhibi, aşırılığa yönelmeyen. Her şeyi yerli yerince yaratan; bir şeyi konulması gereken yere koyan. Allâh’ın her varlığa lâyık olduğu imkân ve kâbiliyetleri bahşetmesi. Allâh’ın, yaratıklarına nîmet vermesi ve ihsanda bulunması. Zulümden uzak olan ve hak sâhiplerine haklarını veren anlamında, Allâh’ın esmâ-i hüsnâsından biridir. Adl’in tersi zulümdür. Allah Teâlâ hakkında muhâldir. Allâh’a zulüm isnâd etmek …

Daha fazlası »

Mekke Müşrikleri Ateist Değillerdi: İnanç Tahlîli

Mekke Müşrikleri Ateist Değillerdi: İnanç Tahlîli Dr. Mehmet Sürmeli İnsanın Allah’la (cc) olan bağlantısını koparmaması için onunla dâimâ bilinçli bir iletişim içerisinde olması gerekir. Bunun da yolu evvelâ Hz. Peygamber’i (sav) örnek alarak; anlamını, helâllerini-haramlarını öğrenerek, âyetlerin vâkıa-vahiy ilişkisini kavrayarak, mesel ve kıssalar üzerinde tefekkür ederek ve nüzûl dönemini bilerek Kur’ân-ı Kerîm’i okumaktır. Okuyup öğrendiklerini hayâtına katmaktır. İslâm’ın emretmiş olduğu …

Daha fazlası »