Anasayfa / Genel Arşiv

Genel Arşiv

Şehâdet

Şehâdet Alemdar İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in, Allâh’ın elçisi olduğuna şehâdet edinceye, namazı kılıp zekâtı verinceye kadar insanlarla savaşmam bana emrolundu.” Mukâtelede esas, yakmak yıkmak, aç susuz bırakmak, savunmasız insanları tâciz, sapan taşına karşı fosfor bombası ve hakîkî mermi kullanmak, hastaları taşıyan ambulansları ve tedâvî gören hastaların bulunduğu hastaneleri …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Rasûlullah Efendimiz (sav), “sulehâ meclislerine devâmı” emir buyurmuştur. Bu hikmete binâen ulemâ-i kirâm demişlerdir ki: Bir kimse ulemâ ile birlikte oturursa ilmi artar. Bir kimse sulehâ ile birlikte oturursa ibâdet ve tâata rağbeti artar. Bir kimse ağniyâ ile oturursa o kimsenin kalbinde dünyâya muhabbet ve rağbet artar. Bir kimse ehl-i tekebbür ile oturursa kibri …

Daha fazlası »

Hakk’ı Zikir ve Ölüm Tefekkürü

Hakk’ı Zikir ve Ölüm Tefekkürü Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Bize şahdamarımızdan daha yakın olan Allâhu zü’l-Celâl Hazretleri şöyle buyuruyor: ‘Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra ancak Bize döndürüleceksiniz.’ (Ankebût 29/57.) ‘Nerede olursanız olun, (hattâ) yüksek kalelerde bile olsanız, ölüm size yetişir.’ (Nisâ 4/78.) ‘Ey îmân edenler! Allâh’ı çokça zikredin!’ (Ahzâb 33/41.) ‘Bilesiniz ki, kalpler ancak Allâh’ın zikri ile mutmain olur.’ (Ra’d …

Daha fazlası »

Silsile-i Sâdât-ı Kirâm: 1- Hz. Ebû Bekir

Silsile-i Sâdât-ı Kirâm: 1- Hz. Ebû Bekir Prof. Dr. Musa Yıldız Bu bölümde Allah (cc) ömür verirse her ay sırasıyla mânevî büyüklerimizi tanımaya çalışacağız. Peygamber Efendimiz’den (sav) sonra bu büyüklerimizin Efendisi (seyyidü’s-sâdât) Hz. Ebû Bekir’dir (ra). O silsilede emâneti bizzat Rasûlullah (sav)’den Sevr Mağarası’nda aldığından Pişvâ-i Hâcegân (Hocalar Yolunun Öncüsü) diye anılır. Hz. Ebûbekir (ra), 573 yılında Mekke’de dünyâyı teşrîf …

Daha fazlası »

Yardım ve Zafer Allah’tandır

Yardım ve Zafer Allah’tandır Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay “Allâhım!.. Bize –Müslümanlara– düşmanlık edenlere karşı Sen bize yardım eyle..”1 Mü’minin Mücâdelesi, “Saâdete Dâvet” Mücâdelesidir Târih boyunca îmanla küfür, hakla bâtıl, adâletle zulüm dâimâ mücâdele hâlinde olmuştur. Îmân ehli yeryüzünde huzur ve saâdetin hâkim olması için çalışmış, çıkarları zedelenen küfür ehli ise dâimâ îmân ehline karşı cephede olmuştur. Herkese hayır ve …

Daha fazlası »

Kur’ân’ın En Büyük Cihâdı!

Kur’ân’ın En Büyük Cihâdı! Prof. Dr. Ali Akpınar Önemli bir Kur’ân kavramı olan cihâd, sâhip olunan tüm her şeyin Allah (cc) yolunda seferber edilmesi demektir. Cihâd edene mücâhid denir. Cihad, bireysel olmaktan ziyâde sosyal bir kavramdır. Kişinin kendini istikâmette tutma ve bu yolda ilerleme mücâdelesi demek olan nefisle cihâd bile kişi ve nefsi arasında gerçekleşen bir eylemdir. Son dönemlerde bâzı …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’nin Nefesi

Yûnus Emre’nin Nefesi Mustafa Özçelik “Her nefeste Allah adın de müdam Allah adıyle olur her iş tamam” Süleyman Çelebi Nefes; yâni akciğerlere hava alıp verme ve bu yolla alınıp verilen hava, soluk mânâsıyla canlılığın devâm ediyor olmasında en önemli husûsu ifâde eder. Buna göre nefes alan yaşıyor, nefesi biten ölmüş demektir. Yine nefes yâhud nefeslenmek “rahatlık, ferahlık duyma” mânâsında da …

Daha fazlası »

Güzellikler Meşheri Bir Sinan Eseri: Piyale Paşa Câmii

Güzellikler Meşheri Bir Sinan Eseri: Piyale Paşa Câmii Nidayi Sevim Mîmar Sinan’ın yarım asırlık zaman dilimi içinde ürettiği eserler, Selçuklu’yu da kapsayacak şekilde yaklaşık 600 yıllık bir tekâmülün, tecrübenin, birikimin yansıması ve hulâsasıdır. O’nun Osmanlı mîmârî târihindeki özel yeri, Doğan Kuban’ın ifâdesiyle: “İmparatorluğun en görkemli döneminde yarım yüzyıl Hassa Mîmarbaşı olarak etkinlikte bulunmasından kaynaklanmaktadır..” Bu göz ardı edilemeyecek kadar önemli …

Daha fazlası »

Günümüzde Cihad Anlayışı

Günümüzde Cihad Anlayışı İdris Kocabaş Arapça’da “güç ve gayret sarf etmek, bir işi başarmak için elinden gelen bütün imkânları kullanmak” mânâsındaki cehd kökünden türeyen cihad; İslâmî literatürde “dînî emirleri öğrenip ona göre yaşamak ve başkalarına öğretmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmaya çalışmak, İslâm’ı tebliğ, nefse ve dış düşmanlara karşı mücâdele vermek” şeklindeki genel ve kapsamlı anlamı yanında fıkıh terimi olarak daha …

Daha fazlası »

İslâm’a Yönelen Yıkıcı Hareketler Suriye Rejimi ve Nusayrîlik-1

İslâm’a Yönelen Yıkıcı Hareketler Suriye Rejimi ve Nusayrîlik-1 Hamdi Hatipoğlu Nusayrîler Kuzey Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin ile Güneydoğu Anadolumuz’da yaşarlar. Nusayrîler, Hz. Ali’nin Baba, Hz. Muhammed’in Oğul, Selmân-ı Fârisî’nin de rûh-ül Kudüs olduğunu iddia ederler. Nusayrîlerin mukaddes olarak kabûl ettikleri Kitab el Mecmu isimli kitabı Abdullah bin Hamdan el Hâsibi1 yazmıştır. Bâtınî karakteri dolayısıyla ismi, târihi ve inanç yapısı …

Daha fazlası »