Editör’ün Seçtikleri

Silsilei Sâdât-ı Kirâm
5. Bâyezîd-i Bistâmî (ks)

Silsilei Sâdât-ı Kirâm5. Bâyezîd-i Bistâmî (ks) Prof. Dr. Musa Yıldız Silsilede emâneti Câfer es-Sadık (rha)’den mânen devralmıştır. İran’ın Horasan eyâletinde bulunan Bistâm kasabasında 777(?) yılında doğmuştur. Adı, Tayfur b. Îsâ, künyesi Ebû Yezîd ve nisbesi el-Bistâmî’dir. “Rehnümâ (Yol Gösteren)” diye anılır.  Boyu uzun, bedeni zayıf, yüzü beyaz, sakalı ak ve seyrek, gözleri çukurca idi. Hz. Ebû Bekir (ra)’e çok benzerdi. …

Daha fazlası »

Zenginlik ve Doygunluğun Adı: Kanâat

Zenginlik ve Doygunluğun Adı: Kanâat Prof. Dr. Ali Akpınar Maddî Yönden Verilene Râzı Olmalı Dünyâ insan için, insan da Rabbi için yaratılmıştır. İnsan, dünyâya tutkuludur, onu arzular ve onu elde etmek için çaba sarf eder. Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşe, nişanlı atlar ve develere, ekinlere karşı aşırı sevgi beslemek insanlara güzel gösterilmiştir. Bunlar dünyâ hayâtının nîmetleridir, oysa gidilecek …

Daha fazlası »

Bir Namazlık Saltanat…

Bir Namazlık Saltanat…Nidayi Sevim Târih boyunca insanlar taş ile haşır-neşir olmuş. Mağara oymakla işe koyulan insanoğlu, tekerleği îcâd etmiş; yol, köprü, han, hamam, ev, saray inşâ etmiş. Daha sonraları sanat eserleri oluşturulmuş taştan. Medeniyetler birbirini kovalamış. Derken bu dünyâ hayâtından ebedî âleme göçerken yine bir taş dikilmiş insanoğlunun başucuna… Taş, insanoğlunun hayâtında hep var olmuş, kıyâmete kadar da var olmaya …

Daha fazlası »

Cesâret, İlim ve Takvânın Buluştuğu Engelli Bir Sahabi Abdullah B. Mes’ûd (ra)

Cesâret, İlim ve Takvânın Buluştuğu Engelli Bir Sahabi Abdullah B. Mes’ûd (ra) Mehmet Nezir Gül Kısa boylu, sıska ve ince bacaklı bir beden. Ufacık tefecik ama yüreği, dünyâlara sığmayan bir bahadır. Daha sonraları İbni Mes’ûd olarak bilinen, Bedir’den îtibâren İslâm’ın bütün savaşlarında bulunmuş bir kahraman. Görenlerin çoğunun ilk anda çocuk gibi değerlendirdiği, hiçbir yükü kaldıramayacak bir engelli olarak gördüğü sahabi. …

Daha fazlası »

Âfiyet

Âfiyet Alemdar Af ve âfiyet kelimeleri sözlükte şu mânâlara gelir: Af, yapılan bir hatâdan dolayı cezâlandırmamaktır. Âfiyet ise dinde fitnelerden selâmette olmaktır. Vücûdun hastalık ve sıkıntıdan güvende olmasıdır. Âfiyet, affı da içine alan kapsamlı bir kelimedir. Ulemâ-i kâmilin, sulehâ-i sâlihin, hakîkat ehillerinin dilinde âfiyet şu anlamlara gelir: Allah Teâlâ’nın rızâsı ve O’nunla temin edilen huzurdur. Cenâb-ı Hakk’ın ve kullarının hizmetinde …

Daha fazlası »

Kur’ân İle Yakîne Ermek, O Bilgiyle Rabb’e Yürümek

Kur’ân İle Yakîne Ermek, O Bilgiyle Rabb’e Yürümek Prof. Dr. Ali Akpınar Yakîn, doğruluğunda şüphe olmayan kesin bilgi, kesin inanış, şüphe ve tereddütten sonra ulaşılan kesinlik anlamlarına gelir. Yakîn,  tasdîk ve inanca götüren kesin bilgidir. Yakînî bilgi, belirli bir düşünme ve gayret sonucu elde edilen, sonradan kazanılan/kesbî bilgidir. Âyet ve hadislerde kesin bilgi anlamında kullanılmıştır. Peygamberimiz kendisine îman ve yakîn …

Daha fazlası »

İslâm’ı Bize Öğreten En Büyük İmam Ebû Hanîfe (rha)

İslâm’ı Bize Öğreten En Büyük İmam Ebû Hanîfe (rha) Prof. Dr. Musa Yıldız Abdullah b. Ömer (ra)’in babası Hz. Ömer (ra) Efendimiz’den naklettiği “Cibrîl Hadîsi”nin, İslâmî geleneğimizde önemli bir yeri vardır. Rasûlullah (sav) Efendimiz: “Bu gelen Cibrîl’di. Size dîninizi öğretmek için gelmişti.” diyerek, gelen kişinin Cebrâîl (as) olduğunu ifâde etmişti. Bu ifâdeye göre, yüce dînimiz İslâm’ı bizlere öğretmek için vahiy meleği …

Daha fazlası »

Dışı Çirkin İçi Güzel Engelli Bir Sahabi Zahir B. Haram (ra)

Dışı Çirkin İçi Güzel Engelli Bir Sahabi Zahir B. Haram (ra) Mehmet Nezir Gül Cüce denecek ölçüde kısa boylu biri. Ortopedik olarak sınırlılıkları olan biri. İnsanların yüzüne baktığında çok da hoşlanmadığı, çirkin biri. Çölde, şehrin medeniyet ikliminden mahrum yaşayan biri. Ve üstelik çoğu kimsenin her zaman önem verdiği mal-mülkten de pek nasîbi olmayan biri… Ama Kâinâtın Efendisinin yanında seçkin ve …

Daha fazlası »

Kelime-i Tevhîdin Önemi

Kelime-i Tevhîdin Önemi Dr. Mehmet Sürmeli Kelime-i tevhîde ve onun anlam alanına îmân eden bir mü’minde kâmil bir murâkabe bilinci oluşur. Bu süreçte hayâtın merkezinde sâdece Allah (cc) vardır. İnsan davranışlarının en basitinden en karmaşığına kadar yön veren tek varlık Allah Teâlâ’dır. Müslüman bir kimse yemesini, içmesini, evlenmesini, boşanmasını, ticâretini, eğitimini, öğretimini, hukûkunu, siyâsetini vb. yaparken Allah (cc) bilincini zihninde …

Daha fazlası »

Kişi Arkadaşının Dîni (huyu) Üzeredir

Kişi Arkadaşının Dîni (huyu) Üzeredir Alemdar Kokusu güzel olan bir toprak, bu güzel râyihayı gül ile hem-dem olmaya bağlar. Karbon atomu, bir maddeyle kömür diğer bir maddeyle altın olur. Kabuğu ince tadı hoş olan üzümün değeri, bölgenin havasıyla ilgilidir. Bir meyve dahi bulunduğu toprak ve hava ile tatlanır. “(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. …

Daha fazlası »