Editör

Editör’den…

Dil Edebi – Söz Söyleme Ahlâkı İnsanın dili, dış dünyâya açılan penceresidir. Dil, gönlün ve zihnin tercümânıdır. İnsanlar birbirleriyle konuşarak anlaşırlar. İslâm’a göre konuşmanın da âdâbı vardır. Kıymetli Okurlarımız, İslâm medeniyeti ahlâk, hikmet, irfân, hak ve hakîkati izhar eden bir söz medeniyetidir. Sözde öncelikle doğruluğun, sadakatin bulunması gerekir. Söz, hak ve hakikate tercüman olmalıdır. Yalanla, iftirayla zihinler, gönüller, diller kirletilmemelidir. …

Daha fazlası »

Editör’den…

İslâm dini Müslüman fert ve toplum için hayatın her alanında gerekli yönlendirmeleri yapmış, güçlü ve kalıcı bir medeniyetin inşası için sosyal hayattan iktisâdî ve idârî hayata uzanan yelpazede Müslümanlara yol haritaları sunarak hem dünyevî hem de uhrevî mutluluk ve başarıya ulaşmanın yollarını göstermiştir. Kıymetli Okurlarımız, Hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selâmlıyorum. Ocak sayımız hayırlara vesîle olsun inşâallah. Bu sayımızda “Tasarruf” …

Daha fazlası »

Editör’den…

İhtiyaç mı İhtiras mı? Çok kıymetli okurlarımız, hepinizi Allâh’ın (cc) selâmı ile selâmlıyorum. Yeni bir sayının tâzeliğini ve heyecânını sizlerle birlikte yaşamanın mutluluğu içerisindeyim. İşbu elinizdeki sayımızda “İhtiyaç mı İhtiras mı?” konusunu dosyamızda işledik. Değerli Okurlarımız, Allah (cc) insanoğlunu yeryüzünde halîfe olarak yaratmış ve ona belli sorumluluklar yüklemiştir. Yeryüzü ve üzerindekiler insanın tabiatına uygun kılınmış ve onun kullanımına verilmiştir. Yaratanını …

Daha fazlası »

Editör’den…

“Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” Muhibbî (Kânûnî Sultan Süleyman) Kıymetli Okurlarımız, Hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selâmlıyorum. Kasım sayımız hayırlara vesîle olsun inşâallah. Bu sayımızda “Sağlık” konusunu kapak dosyamıza taşıdık. İki Büyük Nîmet Sağlık, Allâh’ın üzerimizdeki nîmetlerinden biridir. Peygamberimiz (sav) kıymetini idrakte gaflete düştüğümüz konular arasında sağlığı da zikretmiş ve …

Daha fazlası »

Editör’den…

Tasavvuf ve İstikâmet Cüneyd-i Bağdadî (ks) Hazretleri, “Tasavvuf bir evdir, kapısı şeriattır” der. Bu tek cümlelik sözle tasavvuf yolunun çizgisi açık ve net olarak ifade edilmiştir. Kur’ân ve Sünnet’e bağlılık noktasında en ufak bir tavizi kabul etmeyen bu yolun hedefi, kişiyi istikamete ulaştırmak, istikamette sabit kılmaktır. İstikamet ise niyet ve amelde Yüce Mevlâ’nın işaret ettiği şekilde yaşayıp, ebedî yurda gayretle …

Daha fazlası »

İhyâ-i Sünnet

İhyâ-i Sünnet Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hengâm-ı kurb-i kıyâmette ve vakti terâküm-i zulumâtta, âlem ise bu girdâb-ı zulumâta düşmüştür. Bu zamanda bir sünneti ihyâ ve bid’ati terk ile tarîk-i müstakîmi bulmak, ancak envâr-ı sünen-i nebeviyye olmadıkça muhâldir. Ve etvâr-ı nübüvveti iltizâm etmedikçe necât müyesser olmak da mahz-ı hayâldir. Muhabbet-i Zâtiyye-i İlâhiyye’ye vusûl, Habîb-i Rabbi’l Âlemîn’e ittibâsız aslâ sûret bulmaz. “Habîbim …

Daha fazlası »

Seyr ü Sülûkta Teslîmiyet ve Sabır

Seyr ü Sülûkta Teslîmiyet ve Sabır Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Azgın nefsimizi terbiye etmek için mürşide teslîmiyet gerekir. Mürşid-i kâmilin nefsimizin ıslâhı için bizleri tâbî tuttuğu her türlü imtihâna da sabretmek gerekir. Nefis terbiyesinde teslîmiyet ve sabır çok önemlidir. Sizlere bu meseleyi daha da kolaylaştırmak için, uzun yıllar şeyhlerine hizmet eden iki mürîdin menkîbesini nakledeyim: Şeyh Efendi, bir gün yatsı …

Daha fazlası »

Editör’den

Ufkumuz Kur’ân ve Sünnet Olsun Hepinizi Allâh’ın (cc) selâmı ile selâmlıyoruz. Yeni bir sayının tâzeliğini ve heyecânını sizlerle birlikte yaşamanın mutluluğu içerisindeyiz. Bu sayımızda “Ufukta Görünen” konusunu dosyamızda işlemeye gayret ettik. Müslüman büyük düşünen, büyük hedefleri olan ve bu hedeflerine ulaşmak için gece gündüz çalışan ufuk insanıdır. Zîrâ o, Ufuk Peygamberinin ümmetidir. O Peygamber ki bu dünyâdan giderken ümmetine iki …

Daha fazlası »

Editör’den…

Tükenmez Bir Hazine: Kanâat Sözlükte “payına razı olma” mânasında masdar olan kanâat terim olarak “kişinin azla yetinip elindekine razı olması, kendisinin ve sorumluluğu altında bulunanların ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayabileceği maddî imkânlarla iktifa edip başkalarının elindeki şeylere göz dikmemesi, aşırı kazanma hırsından kurtulması” şeklinde açıklanmakta; hırs, tamah, şereh (hazlara düşkünlük) ve tûl-i emel gibi kavramlarla ifade edilen mal ve dünya tutkusunun …

Daha fazlası »

Editör’den…

Âfiyet ve Yakîn Âfiyet, dînin ve îtikâdın bid’atlerden, amelin ve ibâdetin âfetlerden, nefsin şehvetlerden, kalbin hevâ ve vesveseden ve bedenin hastalıklardan selâmet bulması, kurtulması demektir. ‘Duâların efdali hangisi’ diye sorulduğunda, Rasûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Allah’tan af, âfiyet ve yakîn (sağlam îmân) isteyin. Çünkü îmandan sonra, âfiyetten büyük nîmet yoktur.” Yakîn, kesin, doğru ve değişmez bilgidir. Mânevî gerçekleri kalp gözü ile …

Daha fazlası »