Bu Ay

Deniz / Alemdar

Cenâb-ı Hakk, ilim ve kudretinin sınırsız oluşunu, deniz misâliyle haber verir: “Ey Peygamber! Yaratanın sonsuz ilmiyle yaratılanların sınırlı bilgisi arasındaki farkı, akıllarda kalacak çarpıcı bir örnekle ortaya koymak üzere de ki: “Rabb’imin sonsuz ilim ve hikmetini gözler önüne seren kelimelerini yazmak için bütün denizler mürekkep ve ağaçlar kalem olsa, yine de okyanuslar tükenir, fakat Rabb’imin kelimeleri tükenmezdi; hattâ mevcut olanlara …

Daha fazlası »

Kader ve Kaza / Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks)

“(Gerek) yerde (gerek) nefislerinizde herhangi bir musîbet vukûa gelmemiştir ki bu Bizim onu yaratmamızdan evvel mutlakâ bir kitabda yazılmış olmasın. Şübhesiz ki bu Allâh’a göre kolaydır. (Allah bunu) elinizden çıkana tasalanmayasınız, O’nun size verdiği ile sevinip şımarmayasınız diye (yazmıştır). Allah çok böbürlenen her kibirliyi sevmez.” (Hadîd, 22-23.) Musîbet; hedefe isâbet eden mermi gibi insana dokunan bir felâkettir. Kuraklık, hayvânâta ârız …

Daha fazlası »

Hz. Lokman’dan (as) Öğütler / Kalemdar (ks)

Kıymetli kardeşlerim! Lokmân (as) buyurdu ki: Dört bin nebîyi tetkîk ettim. Onlardan şu sekiz kelimeyi insan­lara öğüt olarak seçtim: Eğer namazda iseniz, kalbinizi muhâfaza ediniz. Vesveseyle namaz kılmayın. Namazda huzur ve huşû olmazsa o namaz, namaz değildir. Mü’minûn sûresinin bir ve ikinci âyetlerinde buyuruluyor ki: ‘Mü’minlerden namazlarında huşû sâhibi olanlar kurtuldu.’ (Mü’minûn, 23/1-10.) Namazda huzur istiyor musunuz? O hâlde Reşahât …

Daha fazlası »

“Gazâlî, İmâm-ı Âzam Gibi İsimleri Kendime Örnek Aldım” / Söyleşi: Yunus Emre Altuntaş

Diyanet Vakfı Ansiklopedisi’nin Tasavvuf İlmi Heyet Başkanlığını yaptınız ve İbn-i Haldun Maddesini yazdınız. Ayrıca Mukaddime’yi Türkçe’ye ilk kazandıranlardansınız. Neden İbn-i Haldun? Tasavvuf alanı akademisyeni olarak sizi İbn-i Haldun’a götüren neydi? İslâm dünyâsı ve gençlerimiz açısından bu büyük âlimin önemini anlatır mısınız? Bâzıları tasavvuf denilince, gideceksin kâmîl olan veya olmayan bir şeyh efendiye ondan el alacaksın, ona bağlanacaksın, o sana evrad-ezkâr …

Daha fazlası »

Yakınlarının Yolunu Bekleyen Hastalarımız / Prof. Dr. Kadir Özköse

Sağlık, Allâh’ın üzerimizdeki nîmetlerinden biridir. Sağlık nîmetinin kıymetine Peygamber Efendimiz şu şekilde dikkat çekmektedir: “İki nîmet vardır ki, insanların çoğu onların değerini takdîr edemez: Sağlık ve boş vakit.” (Buhârî, Rikak, 1) Gereğince kulluk yapabilmemiz, maddî ve mânevî bakımdan sağlıklı bir bünyeye sâhip olmamıza bağlıdır. Diğer yandan vücûdumuz bizlere Rabbimizin bir emânetidir. Namaz, oruç ve hac gibi ibâdetlerimizin yerine getirilmesi sağlık …

Daha fazlası »

Hz. Peygamber’in (sav) Hadislerinde Tedâvî Şekilleri / Prof. Dr. Ali Çelik

Hz. Peygamber’in (sav) hadislerinde, câhiliye Araplarının sâhip oldukları hastalıkların sebepleri ile ilgili inançlarının tamâmen reddedildiğini görmekteyiz. Bu tür bir inanca sâhip olmak, Allâh’a (cc) şirk koşmakdemektir. Şirk koşmakise, hangi türden ve hangi nesnelerle olursa olsun mutlak olarak yasaklanmıştır. (Nisâ, 48.) Ne koruyucu Tanrı olarak kabûl edilen putperest düşüncenin putları, ne cin, şeytan ve kötü ruhlar ne de güneş, ay, yıldızlar …

Daha fazlası »

Cihanda En Büyük Devlet: Sıhhat / Prof. Dr. Ali Akpınar

Koca cihan sultânı Kânûnî öyle diyordu: Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet, cihanda bir nefes-i sıhhat gibi. Gerçekten de sıhhat âfiyet, insan için en büyük devlet ve en başta gelen izzettir. Zîrâ sıhhat yoksa, insanın tadı tuzu yoktur. Onun için sağlık, selâmetin yol arkadaşıdır. Sıhhat, insan için büyük nîmettir. Ne var ki hastalık da şu imtihan …

Daha fazlası »

Altı Ayda 150 Kadırga İnşâ Etti Kadırga Mîmârı Mustafa Ağa / Nidayi Sevim

Elektronik postama bir ileti düştü. Ankara’dan araştırmacı yazar Nazan Sezgin Hanımefendi göndermiş. Sağ olsun zaman zaman böyle gönderilerde bulunur. Özellikle târihî mezar taşlarıyla ilgili arşivinde ne varsa bizimle paylaşır. Bu gelen posta da mezar taşlarıyla ilgili idi. 1966 yılının Ocak ayında yayımlanan Hayat Tarih Mecmuasından bir sahife… Târihçi Reşat Ekrem Koçu tarafından kaleme alınmış. Kadırga Mîmârı Mustafa Ağa’nın kabrinin milletimiz …

Daha fazlası »

Neden Var Olduk, Neyi Bilmeliyiz? / Mustafa Özçelik

Başlıktaki “neden var olduk?” sorusu “varlık”, “neyi bilmeliyiz?” sorusu da “bilgi” konusuna dâir târih boyunca sorulmuş en önemli iki sorudur. İnsanoğlu dünden bugüne bu iki temel soruya cevap aramış, cevâbı doğru şekilde bulmuşsa hayâtına bir anlam yüklemiş, değilse anlamsızlık içinde bir ömür sürmüş ve bu yüzden de çok ciddî sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Bugün de bu iki temel soru, cevâbını …

Daha fazlası »

Peygamber Sevgisinin Şifâya Vesîle Olduğu Engelli Bir Şâir: İmam Bûsirî / Mehmet Nezir Gül

Peygamber sevgisi ile dopdolu bir hayat. Şiirlerinde Allah sevgisinden sonra Efendimiz Aleyhisselâm’a olan aşkını, muhabbetini en güzel ifâdelerle dile getiren bir şâir, âlim, ârif. Uzun süredir mâruz kaldığı felçlilik onun yaşamını hayli kısıtlamıştı. Tedâviler, beklenen arzu edilen sonucu vermemişti. Dilinde zikir, zihninde binbir şükür, okumaya, yazmaya ve kulluğa devâm ediyordu. Yine Allah Rasûlü için bir kasîde yazmıştı. Allâh’ın en sevgili …

Daha fazlası »