Ara

Gençlere Altın Tavsiyeler Dizisi

Prof. Dr. Nevzat Tarhan  Prof. Dr. Nevzat Tarhan hayâtın baharında olan, henüz daha yeni yeni hayâta atılma gayretindeki gençlere en büyük hazîneyi sunuyor. Onlara yaşamlarının her ânında fayda sağlayacak altın değerinde tavsiyelerde bulunuyor. ‘Kendini önemsiyorsan, kendi kendine yardım etmek istiyorsan, hem mutlu, hem başarılı hem güçlü, hem de onurlu ve özgür olmak istiyorsan, deneme-sınama ile vakit kaybetmemek ve başkalarının tecrübelerinden faydalanmak istiyorsan, özetle yaşam koçluğunu önemsiyorsan bu yazı dizisinde vereceğim öğütleri beş duyun, aklın, kâlbin ve rûhunla dinle’ diyor Tarhan… Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan gençlere ‘hayâta kendini iyi tanımayla başlamalısın’ diyor. Tarhan; İLK TAVSİYEM KENDİNİ DOĞRU TANIMAYI BİLMENDİR Bir şehirde yol bulmaya çalışıyorsun, harita üzerinde nerede olduğunu bilmezsen nereye gideceğini de bilemezsin. Aynı şekilde kendini doğru tanımazsan sonraki vereceğin kararlar amacına hizmet etmez. Hayat sokakların arasında geçer ve rastlantılar yaşamını yönlendirir. Kendini tanıyan insan güçlü yönlerini, zayıf yönlerini, imkânlarını, yeteneklerini, fırsatları ve tehditleri doğru değerlendirir. Kendini gözlemleyebilmek ve doğru analiz edebilmek bir beceridir, yetenek değildir, öğrenilmesi gerekir. HEDEF PİRAMİDİN OLSUN En tepeye senin için en önemli hedef ve öncelikli konu ne ise onu koymalısın. Önceliklerini önem sırasına göre dizmelisin ve vereceğin kararlarda bu öncelikleri hep test etmelisin. Hedefe giderken önüne çıkan çeldiriciler, baştan çıkarıcılar ve zevk tuzaklarına düşmemek için beyninde bu dosyayı hep açık tutmalısın. Beynimiz kendi kendini programlayacak şekilde yaratılmıştır. Arabaya bindiğimizde şoför isek nereye gideceğini yola çıkmadan önce düşünür, planlar, daha sonra başka şeyler düşünürüz. Düşünürken otomatik pilota bağlanmış beynimiz bizi istediğimiz yere götürür. Başlangıçta beynini doğru programlayanlar kısa ve uzun vâdeli hedeflerini ve yaşam amaçlarını belirlemiş insanlardır. Böyle insanlar olayları yönlendirir. Amacı olmayan insanları olaylar yönlendirir. En tepedeki hedefler soyut hedefler olmalı: Nasıl bir insan olmak istiyorsun, mezar taşına ne yazılmasını istiyorsun? GELECEĞİNİ PLANLA Prof. Dr. Nevzat Tarhan gençlere yönelik tavsiyeler dizisinin ikincisinde ‘tutkulu projen olsun ve başarı için zorluklara tahammül et’ diyor. Her gencin bir yol haritası olması gerektiğine dikkat çeken Tarhan başarı için de zorluklara tahammülün şart olduğunu ifâde ediyor. Hedef belirlemenin ardından hayat yolunda yol haritan olmalı. Yol haritanı yaparken ayrıntı tuzaklarına dikkat et. Başarı da ayrıntıda, şeytan da ayrıntıda… Amacına hizmet etmeyen ayrıntı kötücül olabilir. Amacına hizmet eden ayrıntı hatâ yapmanı engelleyip doğru karar vermene sebep olur. Yol haritanı çizerken, eylem planını yaparken rol modellerin olsun ama yine de kendin olmayı unutma. Yol haritanı çizerken arı gibi her çiçekten bir şeyler almayı başarmalısın. Âilen, sosyal çevren, öğretmenlerin, dînî ve kültürel kanaat önderlerin beslendiğin kaynaklar olmalı. TUTKULU PROJEN OLSUN İnsanı motive eden, harekete geçiren en önemli şey gerçekçi tutkulu projelerin olmasıdır. Ümîdi ayakta tutmak, uğrunda yaşamaya değer somut ve soyut projelerle mümkündür. Özgüveni artırmak ideallerle şekillenir. İdealist, aktivist ve realist dengeyi ancak böyle sağlarsın. BAŞARI İÇİN ZORLUKLARA TAHAMMÜL ET İngilizcede “No pain no gain” diye bir söz vardır. Çile yoksa kazanç yok diye çevirebiliriz. Bizdeki “Zahmetsiz rahmet olmaz” sözüne denk bir kavram. Hayâtın mükâfâtı zorluklara tahammül edenlere veriliyor. Başı dik dolaşmak ve onurlu yaşamak istiyorsan emeğinle kazanmaya çalışmalısın. DUYGUSAL OKUR-YAZAR OL ETİK DEĞERLERİN OLSUN Prof. Dr. Nevzat Tarhan gençlere rehber olacak yazı dizisinin 3üncü bölümünde etik değerlere vurgu yapıyor. Bu bölümde gençlerden duygusal okur-yazar olmalarını isteyen Tarhan, duyguları altı boyutlu düşünmeleri ve etik değerlerinin de olması gerekliliğine dikkatleri çekiyor. Altın tavsiyelerini Tarhan şöyle sürdürüyor; DUYGUSAL OKUR-YAZAR OL Duyguların bilimsel bir kategori olduğu sinirbilim çalışmalarınca kanıtlandı. İletişim psikolojisinde değişen paradigmalara göre iletişimin % 70-80i sözel olmayan iletişim. Ses tonu, eşik altı vurgular, bakışlar, mimik ve jestler gibi yollar duygusal veri aktarımı yaparak diğer insanlarla etkileşim oluşturuyor. İletişimin yüzde 20-30’u informatif iletişim yâni aktarılan sözler ve anlamlarla ilgilidir. Otizmin sebebi beyinde duygusal okur-yazarlığın gelişmemesidir. Empatik iletişim duygusal okur-yazarlık demektir. Sosyal duygular, iknâ ve etkileme gücü duygusal okuryazarlığın gelişmesi ile ilgilidir. İnsan beyninde telsiz internet gibi çalışan ‘ayna nöronlar’ güçlü duyguları algılayan sinir hücreleridir. İnsan beyin hücreleri küçük bir jenaratör gibi çalışıp elektrik üretirken dalga fonksiyonu ile evrensel akışa duygu ve düşünce frekansları da sunuyor. Nörofelsefe, nöroteoleji, nöroekonomi, nöropazarlama artık bilimin menzilindeki konular. 2002 ekonomi nobel ödülünü bir psikolog aldı. Konusu kriz yönetiminde psikolojik etkenlerdi. Duyguların ekonomiyi etkilediğinin bilimsel olarak gösterildiği bir çağda yaşıyoruz. ‘Her şey akıldır’ paradigması artık değişti. DUYGULARI ALTI BOYUTLU DÜŞÜN Duygusal farkındalık geliştirmek hiç kolay değildir. Bir konuya öfkelendiyseniz sizi öfkelendiren fikre ihtiyâcınız var demektir. Duyguları zekîce analiz ettikten sonra yönetmesi çok kolaydır. Altı boyutlu düşünerek duyguları yönetebilirsin. Ön-arka, sağ-sol, yukarı-aşağı boyutları ile düşün. Gelecek-geçmiş, güçlü yön- zayıf yön, fırsatlar ve tehditleri iyi analiz edip hangi yöne yöneleceğine karar verebilirsin. ETİK DEĞERLERİN OLSUN Samîmi, içten, açık ve doğal ol. İnsanları sev, onlara değer ver. Dürüst, çalışkan, sözünün eri ol. Âdil ve paylaşımcı ol.   Çıkarcı olmak mı kârlıdır, erdemli olmak mı kârlıdır düşün. Kısa vâdede çıkarcı olanlar kârlı iken orta ve uzun vâdede erdemli olanlar hep kazanır. İyi-kötü savaşlarında kötüler başlangıçta yenerler. İyiler hep sonuçta kazanırlar. POPÜLER KÜLTÜR SENİ YÖNETMESİN! Dizinin 4üncü bölümünde Tarhan zenginliği yüceltirken dikkat etmeyi tavsiye ediyor. ‘Estetik değerlerin olsun ancak popüler kültürün esâretine girme, o seni yönetmesin’ diyor. ZENGİNLİĞİ YÜCELTİRKEN DİKKAT ET Mevlânâ “Elinde olsun ama gönlünde olmasın” diyor. Çok şeye sâhip ol ama onlar sana sâhip olmasın. Paranın amaç değil araç olduğunu unutmuyorsan zenginlik, varlık, şöhret, makam sana hizmet eder. Geçici zevkleri ve zenginlikleri gönlünde başköşeye oturtursan onlar seni yönetmeye başlar. Çoğa sâhip olan değil sâhip olduklarının kıymetini bilen zengindir. Gerçek zenginlik kalıcı olan zenginliktir. Sosyolojik ve psikolojik sermâyen için kârlı ticâret yapmak da zenginliğin bir türüdür. Somut ve soyut iki alanda da zenginleşmen en akıllı ve faydalı zenginliktir. ESTETİK DEĞERLERİN OLSUN İnsanlarda genetik bir eğilim olarak mükemmeli ve güzeli sevmek vardır. İnsanın var oluş amaçlarından birisi de dünyâyı güzel ve yaşanılır yapmaktır. Estetik değerlerin en büyük düşmanı abartıdır. Abartı makyaj, rüküş kıyâfet dikkati çeker ama estetik değildir. Estetik anlayışın konuma uygunlukla paralel olmalıdır. POPÜLER KÜLTÜR SENİ YÖNETMESİN Kendi kültürel kimliğini koruyarak modernleşenler kendi kişiliklerini koruyarak gelişenler gibidirler. Kimliğini ve kişiliğini koruyanlar asimile edilemezler. Kendi dilini önemseyenler kültürlerini korumada daha başarılıdırlar. Millî hedefleri olan, târihini bilen ve kültürünü koruyan toplumlar idealleri olan, kişilikli, geçmişi ile barışık bireylerden oluşur. Değiş ama başkalaşma. İNSANLARA GÜVEN AMA… Prof. Dr. Nevzat Tarhan gençlere yönelik tavsiyeler dizisinin 5inci bölümünde yenilikçi olmaya, güçlü belleğin şifresine, özgür olmaya ve insanlara güvene vurgu yapıyor. Tarhan insanlara güven ama… Diyor ve ekliyor… YENİLİKÇİ OL Yenilikçi olmak çok önemlidir. Yeni deneyimlere açık kişilerin daha şanslı oldukları bilimsel araştırmalarda doğrulanıyor. Risk almaktan korkmak gelişmeyi engeller. Doğru hareket etmek ve hatâ yapmamak arasında dengeyi kurmak gerekir. Doğruyu yapmak için risk almak hatâ yapmamak için risk almaktan daha etik, daha değerli ve önemlidir. Yeni ve farklı şeyler yapmak sağlam gerekçelere dayanmaktadır. Yenilikçi ol ama mâcerâcı olma. Yeni şeyler yapmaktan korkanlar hiçbir şey yapmama hatâsını işlerler ve ilerleyemezler, düşünceyi geliştiremezler. Sonuçta geçmişin kölesi olup kalırlar. GÜÇLÜ BELLEĞİN ŞİFRESİNİ BİL Hâfızanın altı bekçisini kullanmak gerekir. 5 N, 1 K “Kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl, niçin” sorularını sorarak yapılan zihinsel egzersizler güçlü belleğin şifresidir. Kazanımlarımızın hazmedilmesini ve kalıcılaşmasını sağlarlar. ÖZGÜR OL, İNSANLARA GÜVEN AMA… İlk zaferin kendi ayartıcı, baştan çıkarıcı arzularına karşı kazanılan zafer olsun. Gerçek özgürlük arzularında özgür olmaktır. Arzularını, zevklerini tatmin amacı peşinde koşmak psikolojinin eski paradigması idi. Duvarları yık, zincirleri kır derken zevklerinin kölesi olma. Yelkenli gemi gibi değil buharlı gemi gibi ol. Başkası seni yönlendirmesin, kendi gücün önceliğin olmasın. Neyzen’in dediği gibi “Kalkın ey ehl-i vatan dedik kalktık, bir baktık ki kalktığımız yere başkası oturmuş.” İnsanlara güven ama kendini kullandırtma. Güven kural, güvensizlik istisnâ olsun. Dostlarınla her şeyini paylaş düşmanlarınla sadece hukûku paylaş. İyiliğe iyilikle karşılık ver, kötülüğe iyilik yapma onu beslemiş olursun ama kötüye karşı dahi haksızlık yapma, yanlışı yanlışla düzeltmesin. TEK RAKÎBİN KENDİN OLSUN! Prof. Dr. Nevzat Tarhan gençlere yönelik altın tavsiyelerini sürdürüyor. Bu bölümünde Tarhan gençlere ‘sosyal sermâyeni biriktir, tek rakibin kendin olsun, cesur ve özgüven sâhibi ol’ diyor. SOSYAL SERMÂYENİ BİRİKTİR Batı sosyal duyguları yeni keşfetti. Empatiden, vererek mutlu olmaktan söz ediyorlar. Sosyal beyin çalışmaları ruh ve beden sağlığı için sosyal temâsı artırmanın önemini ortaya çıkardı. Doğu kültüründe hâlen devâm eden yardımlaşma, paylaşma, infak gibi değerleri yaşat, öncelikle yakın akrabaları gör ve gözet. Sosyal sorumluluk projelerin olsun. Aldıklarımız değil verdiklerimiz bizi yüceltir, alabilmek için değil verebilmek için çalışan sosyal sermâyesini artırır. Başarı alabilmekte değil verebilmektedir. Yardımlaşma sevgi dillerinden birisidir, davranışsal sevgidir. Sözde değil özde sevgidir. Yardım etmek sevmenin davranışıdır. İyi kâlpli olmak mükemmel olmaktan daha önemlidir. Sosyal güvenin artması için çok çalış, insanlara dostça davran, iyi dinleyici ol, sözünde dur. Başarı yakın çevrenin güveni ile doğru orantılıdır. İNSANIN TEK RAKÎBİ KENDİSİDİR, CESUR VE ÖZGÜVEN SAHİBİ OL Başarı tepesine eller cepte çıkılmaz, başarı tepesine çiçekli yollardan gidilmez. Huzur ve mutluluğun bir bedeli vardır. O bedel de cesârettir. Doğrular adına riske girebilmektir. İnsanı güzel ve sevimli yapan şey fiziksel görünümü değil özgüvenidir. Cesâret tehlikeye atılmak değildir, tehlike karşısında akıl ve zekâyı kullanmaktır. Kalıcı başarı; deneme isteği, cesur olma, doğrulara bağlılık ve gerçekçi özgüven ile ortaya çıkar. Rüzgârlar ne kadar şiddetli ise ağaçlar o kadar güçlü olur. Engeller insanı durdurmak için değil güçlendirmek için vardır. Başarı yolunda fırtınalara fırsat vermelisin. Başarısızlık yoktur sonuçlar vardır. Uçurtmaları uçurtan rüzgârın gücü değildir. Uçurtmayı uçurtan yükseklerde iken uçurtmanın o güce karşı koyma kapasitesidir. Kaybetme riskini göze almayan kazanamaz.

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

test
Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak