Yenidünya Dergisi

Kelime-i Tevhîdin Önemi

Kelime-i Tevhîdin Önemi Dr. Mehmet Sürmeli Kelime-i tevhîde ve onun anlam alanına îmân eden bir mü’minde kâmil bir murâkabe bilinci oluşur. Bu süreçte hayâtın merkezinde sâdece Allah (cc) vardır. İnsan davranışlarının en basitinden en karmaşığına kadar yön veren tek varlık Allah Teâlâ’dır. Müslüman bir kimse yemesini, içmesini, evlenmesini, boşanmasını, ticâretini, eğitimini, öğretimini, hukûkunu, siyâsetini vb. yaparken Allah (cc) bilincini zihninde …

Daha fazlası »

Titanyum Dioksit (E171 – CI 77891) ~ Kaçınmanız Gereken Bir Madde ~

Titanyum Dioksit (E171 – CI 77891) ~ Kaçınmanız Gereken Bir Madde ~ Ferda Ümit Gedik Titanyum dioksit kozmetik ürünler, ilaçlar ve bâzı yiyecek maddelerinde yaygın olarak kullanılan bir katkı maddesidir. Bu madde tekrar tekrar gündeme geliyor çünkü bir nano parçacık olarak belirli bir risk potansiyeli taşıyabilir. Ocak 2017’de bunu doğrulayan yeni bir çalışma yayımlandı: Öyle görünüyor ki Titanyum dioksit vücutta …

Daha fazlası »

Editör’den…

Âfiyet ve Yakîn Âfiyet, dînin ve îtikâdın bid’atlerden, amelin ve ibâdetin âfetlerden, nefsin şehvetlerden, kalbin hevâ ve vesveseden ve bedenin hastalıklardan selâmet bulması, kurtulması demektir. ‘Duâların efdali hangisi’ diye sorulduğunda, Rasûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Allah’tan af, âfiyet ve yakîn (sağlam îmân) isteyin. Çünkü îmandan sonra, âfiyetten büyük nîmet yoktur.” Yakîn, kesin, doğru ve değişmez bilgidir. Mânevî gerçekleri kalp gözü ile …

Daha fazlası »

Kişi Arkadaşının Dîni (huyu) Üzeredir

Kişi Arkadaşının Dîni (huyu) Üzeredir Alemdar Kokusu güzel olan bir toprak, bu güzel râyihayı gül ile hem-dem olmaya bağlar. Karbon atomu, bir maddeyle kömür diğer bir maddeyle altın olur. Kabuğu ince tadı hoş olan üzümün değeri, bölgenin havasıyla ilgilidir. Bir meyve dahi bulunduğu toprak ve hava ile tatlanır. “(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hadîs-i Şerîf’te: “Erkek ve kadın her müslim için ulûm-i dîniyyesini taleb edip öğrenmek farzdır.” “Velev ki Çin’de dahî olsa ilmi taleb ediniz.” buyurulmuştur. Efendimiz (sav)’in bu hadîs-i şerîfte tahsîlini emir buyurmuş olduğu ilmi yalnız zâhirî ilme tahsîs etmek de doğru değildir. Çünkü ma’rifetullâh’a ve havf-i İlâhîye mukârin olmayan ve dünyâdan zühdünü artırmayan ilim, ind-i …

Daha fazlası »

Zikirle Geceleri İhyâ Eden Kalb

Zikirle Geceleri İhyâ Eden Kalb Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Ârifler ‘İnsan, âlem-i ekberdir’ demişlerdir, yani insan en büyük âlemdir. İnsanın bedenindeki kalb ise merkez-i umumîdir. Bir misalle bu meseleyi biraz izah etmeye çalışayım. Bir topluluğun karşısına konan büyük bir ayna düşünün, bu ayna binlerce insanı içinde çok rahat gösterebilir. O aynaya bakıldığında, karşısında on bin kişi de olsa hepsi onun …

Daha fazlası »

Elbise Eteğinin Uzatılması ve Tesettür

Elbise Eteğinin Uzatılması ve Tesettür Mehmet Odabaşı Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’ân Yolu tefsîrinde geçen “Hz. Peygamber’in (sav) bir eşinin sorması üzerine yaptığı târif ile kızı Fâtıma üzerindeki bir uygulamasının, eteklerin topuklardan bir karış yukarıya kadar olabileceğini gösterdiği” https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsîr/Nûr-sûresi/2822/31-âyet-tefsîri görüşü hakkında bir değerlendirme1: Rasûlullâh’ın (sav) kibir taslayarak elbiselerini sürüyenlerin bu tavrını yasaklayan ve onlara elbiselerini kısaltmalarını emrettiği rivâyetler mâlûmdur. Bunların çoğu …

Daha fazlası »

Silsile-i Sâdât-ı Kirâm 3- Kâsım Bin Muhammed (rh.a)

Silsile-i Sâdât-ı Kirâm3. Kâsım Bin Muhammed (rh.a) Prof. Dr. Musa Yıldız Silsilede emâneti Hz. Selmân-ı Fârisî (ra)’den almış, vefânın milki, evliyâ cemâatinin serdârı diye anılır. Künyesi Ebû Abdurrahmân’dır. İmâm Kâsım el-Fakîh diye de anılır. Hz. Ebû Bekir (ra) Efendimiz’in torunudur. Annesi Sevde, son İran hükümdârı Yezdicerd’in kızıdır. Hz. Ömer (ra) İran’ı fethedince esirler arasında Yezdicerd’in üç kızı da vardı. Bunlardan …

Daha fazlası »

Nefisle Mücâdelenin Cihâd-ı Ekber Oluşu

Nefisle Mücâdelenin Cihâd-ı Ekber Oluşu Prof. Dr. Kadir Özköse Tasavvuf erbâbı tövbe ve zühd makamlarının hakkını verdikten sonra mücâhede kılıcını kuşanmak zorundadır. Sâlikin nefsine, egosuna, içgüdü ve dürtülerine karşı verdiği mücâhede, uzun soluklu bir mücâdeleyi gerektirmektedir. Kabahatlerin, günahların ve aşağı niteliklerin kaynağı olan nefisile mücâdele “en büyük cihâd” kabûl edilmiştir. (Schimmel, İslâm’ın Mistik Boyutları, 1999:120) Mücâhede terimi Kur’ân-ı Kerîm’in temel …

Daha fazlası »

Biz O’nun Olursak O Hep Bizimle Olacaktır!

Biz O’nun Olursak O Hep Bizimle Olacaktır! Prof. Dr. Ali Akpınar İnnâ lillâh. Biz Allah içiniz. Biz her şeyimizle O’na âidiz. Malımız canımız, sâhip olduğumuzu düşündüğümüz, sandığımız ve söylediğimiz her şeyimiz O’na âit. Hüdâî Hazretleri’nin dediği gibi: Veren Sensin, alan Sensin, kılan Sen. Ne verdinse odur, dahî nemiz var! Bizler, O’nun lütfu sâyesinde varız ve varlığımızı O’nun bize bahşettiği imkânlar …

Daha fazlası »