Anasayfa / Yenidünya Dergisi (Sayfa 4)

Yenidünya Dergisi

Kronik Böbrek Hastalıkları Giderek Yaygınlaşıyor

Kronik Böbrek Hastalıkları Giderek Yaygınlaşıyor Ferda Ümit Gedik Kronik böbrek yetmezliği gibi kronik böbrek hastalıkları her geçen gün daha çok insanı ilgilendiriyor. Hâlbuki bu hastalıklara yol açan sebepler çoğunlukla kolay yönetilir hâldedir. Kronik Böbrek Yetmezliği Diğer Kronik Hastalıklardan Daha Hızlı Yayılıyor Geleneksel tıp günden güne daha çok sayıda kronik hastalığa karşı mücâdele veriyor: Kalp-Dolaşım hastalıkları, Eklem rahatsızlıkları, Depresyon, Astım ve …

Daha fazlası »

Zihnî Duruluk

Zihnî Duruluk Asuman Düzgün Cahit Zarifoğlu, “Bir Değirmendir Bu Dünya” isimli kitabında, rûhu terbiye yöntemlerinden bahseder. Tasavvuf erbâbının da söylediği “Nazar ber kadem” düstûru ise bunlardan sâdece bir tânesidir. Bu kâideye göre kişinin gözü, yürürken hep ayağının ucuna bakacak. Böylelikle çevredeki uyaranlarla zihninin kirlenmesinin önüne geçilmiş olacak. Bu zaman dilimini düşündüğümüzde çıldırtan bir uyarıcı ile karşı karşıya kalan insanoğlunun seyr …

Daha fazlası »

Editör’den…

Mü’minin Baharı Olan Kışı Isıtmak Kış mevsiminin, mü’min için ilkbahar oluşu, gecelerinin namaz, gündüzlerinin de oruç için müsait olmasıyla açıklanmaktadır. Hiç şüphesiz bu, diğer mevsimlere kıyasla, genel ve gerçekçi bir değerlendirmedir. İlkbahar, tabiatta diriliş ve canlılık demek olduğu ve yazı müjdelediği için sevilen ve istenen bir mevsimdir. Bu temel gerçekten hareketle, kış mevsimini “mü’minin ilkbaharı” olarak niteleyen hadisimiz, bu mevsimi …

Daha fazlası »

Vakıf İnsan

Vakıf İnsan Alemdar İnsan Allah Teâlâ’ya adanmıştır. “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslîm olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız).” (Bakara, 156.) Âlemde ne varsa O’na âid. De ki: “Benim duâ ve yakarışlarım, namaz, zekât, oruç, hac ve kurban başta olmak üzere bütün ibâdetlerim, kısacası hayâtım ve ölümüm, yalnızca âlemlerin yegâne sâhibi, efendisi ve Rabb’i olan …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm

Kur’ân-ı Kerîm Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “Şu Kur’ân, nâsın kâffesini adâlette ziyâde ve tarîkatta açık olan yollara hidâyet kılar. Yâni doğru yolları gösterir. Ve amel-i sâlih işleyen mü’minleri büyük hatırla tebşîr eder.” (İsrâ, 9.) Yâni hak ile bâtıl beynini tefrîk eden Kur’ân-ı Azîmü’ş-şân, bilcümle insanlara adâletten ibâret olan hak yolunu gösterir ki, o tarîk, tarîkların en doğrusudur. Ve o Kur’ân …

Daha fazlası »

Seyr ü Sülûkta Teslîmiyet ve Sabır

Seyr ü Sülûkta Teslîmiyet ve Sabır Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Azgın nefsimizi terbiye etmek için mürşide teslîmiyet gerekir. Mürşid-i kâmilin nefsimizin ıslâhı için bizleri tâbî tuttuğu her türlü imtihâna da sabretmek gerekir. Nefis terbiyesinde teslîmiyet ve sabır çok önemlidir. Sizlere bu meseleyi daha da kolaylaştırmak için, uzun yıllar şeyhlerine hizmet eden iki mürîdin menkîbesini nakledeyim: Şeyh Efendi bir gün, yatsı …

Daha fazlası »

Kesintisiz Hayır İşleme Şuurunun İfâdesi: Vakıflar

Kesintisiz Hayır İşleme Şuurunun İfâdesi: Vakıflar Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay “İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevâbı kesilir. Ancak şu üç şey müstesnâ: Sürekli devâm eden sadaka, istifâde edilen ilim ve kendisine duâ eden sâlih evlâd.”1 Vakıf, Hayırda Devamlılık Şuurudur Arapça (ve-ka-fe) kökünden gelen bir mastar olan vakıf; sözlükte, hapsetmek ve alıkoymak anlamındadır. Sözlük anlamının kapsamı giderek genişlemiş ve bir …

Daha fazlası »

İslâm’da ve Osmanlılar’da Vakıf Anlayışı

İslâm’da ve Osmanlılar’da Vakıf Anlayışı Servet Yalçın Dinleri, dilleri ne kadar ayrı olursa olsun, vakıf mânâsını az veya çok taşıyan müesseseler, bütün milletlerde vardır. Târih boyu, hak da olsa batıl da olsa, dinsiz millet hemen hemen yok gibi olduğundan, her milletin en azından kendisine mahsus mâbedleri bulunmuştur ve mâbedler için adına vakıf denmese de, mal tahsisleri yapılmıştır. Çinliler, Hintliler, Eski …

Daha fazlası »

Vakıf Medeniyeti

Vakıf Medeniyeti Prof. Dr. Kadir Özköse Sözlükte, sarfetmekten alıkoymak ve hapsetmek anlamına gelen vakıf; terim olarak,bir servetin yararını insanlara özgü kılıp aslını kalıcı bir şekilde Allâh’ın mülkü hükmünde olmak üzere, sâhiplenme ve başkasının mülküne geçirmekten alıkoymaktır. Vakıf mallarına “evkâf” denmektedir. Kelime anlamından da anlaşılacağı üzere vakıflar insanlığın istifâdesine sunulmak üzere Allah yoluna adanmış servetlerdir. Vakıflardaki yegâne temel şart hem insanların …

Daha fazlası »

Kur’ân ve Sünnette Vakıf Anlayışının Referansları

Kur’ân ve Sünnette Vakıf Anlayışının Referansları Prof. Dr. Ali Çelik Kur’ân ve Sünnet’in üzerinde son derece önemle durduğu kavramlardan biri de infak kavramıdır. İnfak, Müslüman şahsiyetinin olmazsa olmaz değerlerinden birisidir. Dînî-ahlâkî bir terim olarak infak, genellikle “Allâh’ın rızâsını kazanmak amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî ve nakdî yardımda bulunması” demektir. Bu hâliyle tasadduk kelimesiyle eş anlamı taşımaktadır. “İnfâk …

Daha fazlası »