Anasayfa / Yenidünya Dergisi (Sayfa 20)

Yenidünya Dergisi

Aklımızı Şok Dalgalarından Koruyalım

Aklımızı Şok Dalgalarından Koruyalım Servet Yalçın Sözlükte mastar olarak “menetmek, engellemek, alıkoymak, bağlamak” gibi anlamlara gelen akıl kelimesi, felsefe ve mantık terimi olarak “varlığın hakîkatini idrâk eden, maddî olmayan fakat maddeye tesir eden basit bir cevher. Maddeden şekilleri soyutlayarak kavram hâline getiren ve kavramlar arasında ilişki kurarak önermelerde bulunan, kıyas yapabilen güç” demektir. Bu anlamıyla akıl sâdece meleke değil; özdeşlik, …

Daha fazlası »

İnsana Sadâkat Yaraşır

İnsana Sadâkat Yaraşır Prof. Dr. Kadir Özköse Müslüman olmak, sadâkat sâhibi olmak ve doğruluk eri konumuna gelmektir. Peygamber Efendimiz’in (sav) şahsında hepimize Rabbimiz: “(Habîbim!) Sen emrolunduğun gibi dosdoğru ol, maiyyetinde sana tâbî olanlar da. Haddi aşmayın. Gerçektir ki O, yaptıklarınızı görmektedir.” (Hûd, 11/112) buyurmaktadır. Bu âyet nâzil olunca, emrin çetinliğinden Peygamber Efendimiz’in (sav) saçları ağarır oldu. Ashâbın dikkatini çeken bu …

Daha fazlası »

Îmânın Esâsı Doğruluktur

Îmânın Esâsı Doğruluktur Prof. Dr. Ali Çelik ‘Sıdk’ sözlükte, yalanın (kizb’in) zıddı olan doğruluk demektir. Sâdık kimse, sözünde duran kimsedir. Onun içi ve dışı birdir. Yalan söylemez, hîle yapmaz, kimseyi aldatmaz, işini düzgün yapar. Gittiği yol doğru bir yoldur. Sıdk sâhibi olmaya ‘sadâkat’ denir. Sâdık kimseler, aynı zamanda ‘sadâkat’ sâhibi kimselerdir.1 “Sıdk” kelimesi ve türevleri Kur’ân’da 155 yerde kullanılır. İslâm …

Daha fazlası »

Sıddîkıyet Makâmına Erişebilmek İçin…

Sıddîkıyet Makâmına Erişebilmek İçin… Prof. Dr. Ali Akpınar Sıdk, sâdık, sıddîk, sadâkat, tasdîk, sadaka, tasadduk aynı kökten türeyen kavramlardır. Îman, kalple tasdîk ile başlar. Dolayısıyla tasdîk, kalbî bir fiildir. Bu kökten türeyen kelimelerin ifâde ettiği mânâlar, gönülle ilgilidir. Sıdk doğruluk, dürüstlük demektir. Sadâkat, dürüstlüğü şiâr edinmenin adıdır. Sâdık, doğru sözlü kişi demektir. Sıddîk ise doğru’dan başka bir şey söylemeyen, kendisinden …

Daha fazlası »

Hz. Peygamber’in (sav) Ticari Faaliyetleri, Bazı Emir ve Yasakları ve Geçimi

Hz. Peygamber’in (sav) Ticari Faaliyetleri, Bazı Emir ve Yasakları ve Geçimi Prof. Dr. Ahmet Turan Yüksel Hz. Peygamber’in (sav) doğduğu, peygamberlik görevinin verildiği ve risalet döneminin on üç yılının geçtiği Mekke, cahiliye döneminde Afrika ile Asya kıtaları arasında önemli bir stratejik ve coğrafi konuma sahip olan Arabistan’ın önemli şehirlerinden olup, ticari faaliyetler açısından oldukça önemli bir konuma sahipti. Bu konumu …

Daha fazlası »

Metafizik Koruma Kalkanı

Metafizik Koruma Kalkanı Nidayi Sevim Napolyon’un: “Dünyâ bir tek ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu” sözü meşhurdur. Lamartin ise bu övülmüş şehir için şöyle der: “Dünyâya bir kez bakma imkânın olacaksa sâdece İstanbul’dan bak.” El-Hak böyledir. Biz de böyle düşünüyoruz. Dünyânın kalbi İstanbul’da atıyor. Lâkin biz bu nîmetin ne kadar farkındayız orası biraz tartışmalıdır. Zîrâ kıymet bilmek laf ile olmuyor. Ziya …

Daha fazlası »

Nefs Muhâsebesi

Nefs Muhâsebesi Mustafa Özçelik “Dışıma hırka giydim İçim bir kuru kovan” Yûnus Emre Yûnus Emre’nin bize öğrettiği en önemli hakîkatlerden biri de “kendini bilmek” şeklinde ifâde ettiği tutum çerçevesinde “nefs mücâdelesi” yâhud “özeleştiri” şeklinde ifâde edebileceğimiz meseledir. Onun hem “bilmek” temalı şiiri hem de “dağdan odun getirme” menkîbesinde verilmek/öğretilmek istenen mesaj aslında tam olarak budur. Zîrâ bütün zamanlar boyunca insanlar …

Daha fazlası »

Efendimiz’in (sav) Tabîat Âleminden Sünnet ve Tavsiyeleri

Efendimiz’in (sav) Tabîat Âleminden Sünnet ve TavsiyeleriMehmet Nezir Gül Tabîatla İlişkiler Allah Resûlü (sav), tabîatta var olan ağaçlar, hayvanlar ve dağlarla konuşmuş, bâzen onlara, insana seslendiği gibi seslenmiştir. Bir defasında Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman’la Uhud Dağı’na çıkmıştı. Bir ara dağın sallanması üzerine söyle seslenmişti: “Sâkin ol ey Uhud! Üzerinde bir peygamber, bir sıddîk ve iki şehit …

Daha fazlası »

Oruç İbâdeti

Oruç İbâdeti Hamdi Hatipoğlu “Ey îmân edenler! Sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi (oruç size de) farz kılındı. Umulur ki korunursunuz” (el-Bakara 2/ 183) Oruç ibâdeti insanlık târihi ile başlamıştır. Gerek hak gerekse bâtıl dinlere mensup olsunlar her milletin inancında, târihinde, gelenek ve göreneğinde oruç vardır. İlk atamız Âdem (as) yasak ağaçtan yedikten sonra Cenâb-ı Hakk ona “Ey Âdem, bana …

Daha fazlası »

Aile ve Entropi Yasası

Aile ve Entropi Yasası Ferhat Aslan “Entropi yasası da neyin nesiymiş? Hükümet, aile ilgili yeni bir yasa çıkardı da haberimiz mi yok…” merakı ile bu yazıyı okuyanlarınızın sayısı az olmayacaktır. Doğrusu bu başlığı atmaktaki bir amacım da dikkatlerinizi çekmektir. Bu yazıyı okuduktan sonra, iyi ki dikkatim çekilmiş diyeceğiniz bir tespiti paylaşmak istiyorum sizlerle. Aslında Entropi yasası evrenin sahibinin evrene koyduğu …

Daha fazlası »