Yenidünya Dergisi

Bir Molla Kâsım Gelir

Bir Molla Kâsım Gelir Mustafa Özçelik Derviş Yûnus bu sözü eğri büğrü söyleme Seni sîgaya çeken bir Molla Kâsım gelir Yûnus Emre Yûnus Emre’nin şiirlerinde anlam yüzeyde değildir. Çok katmanlı bir anlam dünyâsı vardır bu şiirlerin. Zâten nitelikli edebî eserlerin özelliği de budur. Değilse “her dem yeni” kalmayı başaramazlar ve zaman içerisinde unutulup giderler. Fakat bu çok katmanlılık dünyâsına yabancı …

Daha fazlası »

Cesâret, İlim ve Takvânın Buluştuğu Engelli Bir Sahabi Abdullah B. Mes’ûd (ra)

Cesâret, İlim ve Takvânın Buluştuğu Engelli Bir Sahabi Abdullah B. Mes’ûd (ra) Mehmet Nezir Gül Kısa boylu, sıska ve ince bacaklı bir beden. Ufacık tefecik ama yüreği, dünyâlara sığmayan bir bahadır. Daha sonraları İbni Mes’ûd olarak bilinen, Bedir’den îtibâren İslâm’ın bütün savaşlarında bulunmuş bir kahraman. Görenlerin çoğunun ilk anda çocuk gibi değerlendirdiği, hiçbir yükü kaldıramayacak bir engelli olarak gördüğü sahabi. …

Daha fazlası »

Kanâatsizlik; Doyumsuzluk, Kazanma ve Tüketme Çılgınlığıdır

Kanâatsizlik; Doyumsuzluk, Kazanma ve Tüketme Çılgınlığıdır Mahmut Eyüpoğlu İnsanı sorumluluk sâhibi yaratıklardan farklı kılan en büyük özellik onun kendisinde zıt kutupları barındırıyor olmasıdır. Fücur-takvâ, ümit-korku, cömertlik-cimrilik, hırs-kanâat gibi. İnsan nefsi bu zıtlıkların bileşkesidir dersek abartmış olmayız. İnsanın kemâle ermesi de bu zıt yönlerden iyi olanın kötü olana gâlip gelmesiyle mümkündür. Hattâ iyi olanın gâlip gelmesi yetmez, kötü ahlâk üzerinde hâkimiyet …

Daha fazlası »

Bitmeyen Hazîne: Kanâat

Bitmeyen Hazîne: Kanâat İdris Kocabaş İnsanı yönlendiren dünyevî hırslara karşı onun dengesini koruyan, bu hırslara mağlûb olup âhireti kaybetmesinin önüne geçebilecek en önemli hasletler arasında kanâat duygusunu saymamız gerekmektedir. Kanâat duygusu insana, Allâh’ın kendisi için takdîr etmiş olduğuyla yetinme bilinci sağlamaktadır. Bu duygunun kişide bulunmaması onu doyumsuzluğa, oradan da ‘dünyâyı elde edeyim de nasıl olursa olsun’ düşüncesine sevk etmektedir. Çünkü …

Daha fazlası »

Dünyânın ‘Beyaz Altın’ı: Tuz

Dünyânın ‘Beyaz Altın’ı: Tuz Ferda Ümit Gedik Tuz hayâtımız için su kadar önemlidir. Ne susuz ne de tuzsuz var olabiliriz. Formun Altı Tuzun Özellikleri Suyun aksine tuz kübik bir yapıya sâhiptir. Sole diye adlandırılan ürün ne tuzdur ne de su, tamâmen yeni bir şeydir. Sole buharlaştırıldığında ise tuzu tekrar elde ederiz. Kan’ımız da bir % 1’lik tuz çözeltisi yâni soledir. …

Daha fazlası »

Editör’den…

Tükenmez Bir Hazine: Kanâat Sözlükte “payına razı olma” mânasında masdar olan kanâat terim olarak “kişinin azla yetinip elindekine razı olması, kendisinin ve sorumluluğu altında bulunanların ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayabileceği maddî imkânlarla iktifa edip başkalarının elindeki şeylere göz dikmemesi, aşırı kazanma hırsından kurtulması” şeklinde açıklanmakta; hırs, tamah, şereh (hazlara düşkünlük) ve tûl-i emel gibi kavramlarla ifade edilen mal ve dünya tutkusunun …

Daha fazlası »

Âfiyet

Âfiyet Alemdar Af ve âfiyet kelimeleri sözlükte şu mânâlara gelir: Af, yapılan bir hatâdan dolayı cezâlandırmamaktır. Âfiyet ise dinde fitnelerden selâmette olmaktır. Vücûdun hastalık ve sıkıntıdan güvende olmasıdır. Âfiyet, affı da içine alan kapsamlı bir kelimedir. Ulemâ-i kâmilin, sulehâ-i sâlihin, hakîkat ehillerinin dilinde âfiyet şu anlamlara gelir: Allah Teâlâ’nın rızâsı ve O’nunla temin edilen huzurdur. Cenâb-ı Hakk’ın ve kullarının hizmetinde …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) İlk iki “Oku” emri, Kur’ân değil, kırâat denilen fiile yaklaşmak için heceleme kabîlinden bir ihzâr ve teklîf idi. Üçüncü tazyikten sonra olan (Oku!) Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, adı ile başlamıştır. Oku emri ilk nüzûlünde hem tekvînî bir mâhiyette Hazret-i Peygamber -sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz’i okumaz, ümmî iken kudret-i İlâhî okur kılmıştır. Bir tefsîre …

Daha fazlası »

Zikrullâh ile Îman Kuvvetlenir

Zikrullâh ile Îman Kuvvetlenir Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Cenâb-ı Mevlâ, Kur’ân-ı Kerîm’inde şöyle buyuruyor: ‘Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalbleri ürperir; kendilerine O (cc)’nun âyetleri okunduğunda (bu, onların) îmanlarını artırır ve (onlar yalnız) Rabblerine tevekkül ederler.’ (Enfâl 8/2.) Hakk’a inananları göstermek için bu âyet-i celîle kâfî. Hakk’a inanan kim, inanmayan kim, besbelli oluyor. Hakk’a inananlar Mevlâ’yı, berâber …

Daha fazlası »

Er-Rahmân (cc)

Er-Rahmân (cc) Dr. Mehmet Sürmeli Dünyâda, mü’min ve kâfir ayırt etmeksizin herkese şefkat gösteren. “Dünyâda, bütün canlılara acıyan, mü’min-kâfir, dost-düşman, mûtî-âsî ayrımı yapmaksızın insanlara merhamet eden, her türlü nîmeti sürekli veren, rahmeti sonsuz olan” anlamında Allâh’ın esmâ-i hüsnâsından biridir. Rahmâniyyet; Allah Teâlâ’nın kullarını zâhirî ve bâtınî nîmetleriyle rızıklandırmasıdır. Her türlü yiyecek ve içecek sevki Rabbimizin zâhirî nîmetleridir. Akıl, anlayış, mârifet …

Daha fazlası »