Yenidünya Dergisi

Sabır Ahlâkı

Allah’a (c.c) mûti, gözü yaşlı, gönlü ateşli, Habibullah’a (s.a.v) muhabbetli, alçak gönüllü, yumuşak huylu bir mürit olmanın yolu sabırdan geçer. Dünyalara da mâlik olsa, gözünü bir avuç toprağın dolduracağını bilerek mazlumun hakkına tecâvüz etmeyen bir kanaatkârın, makam ve mevki hırsıyla hiçbir hukuk tanımayan câni gaddar olmamasının neticesi de sabırdır. İçini ve dışını ıslah ederek ülkeler fetheden fatihlerin, bütün dünyayı sulha …

Daha fazlası »

İki Cihan Serveri Peygamber-i Zîşânımız (s.a.v)

  “Belağâl ulâ bikemâlih/ Keşefeddücâ bicemâlih/ Hasünet cemîü hisâlih/ Sallû alayhi ve âlih” “O kemâl ile yüksek derecelere yetişti; cemâl ile karanlıkları açtı; bütün huyları güzeldir. O’na ve Âl’ine salevât getiriniz.”1 Peygamberimiz (s.a.v) âlemde mevcut olan kâffe-i sıfat ve kemâlât-ı ilâhiyeyi câmidir. “Allah’ın ilk yarattığı benim rûhum, nûrum” buyurmuşlardır. “Ahad Ahmed’dürür, kim-mim eder fark, Bütün âlem o mîm içre olur …

Daha fazlası »

Hakk’a Vâsıl Olmak

Muhterem yazarımız, Muhyiddin ibn Arabi (k.s)’nin halifelerinden Sadreddin Konevi’nin yetiştirdiği Müeyyedüddin el Cendî (V.H. 7. asır sonları)’ye ait “Nefbatü’r-Rûb ve Tubfetü’l-Fütıb” adlı eserin önemli noktalarını derleyerek siz kıymetli okurlarımızın istifâdesine sunmayı faideli bulmuştur. Vuslat: Murâdı Hakk Teâla olan O’na tam yönelmeli. “Hem Rabbinin ismini an ve her şeyden kesilerek O’na ihlas ile yönel (erek) ibadet et.” (Müzemmil 8) “Kur’an okumaya …

Daha fazlası »

Tâhâ El-Harîrî (k.s)

Şeyh Tâhâ hazretleri Erbil’in nahiyesinden olup, o havalide ilm-ü fazlı ve kemal-i ahlakıyesi ile temeyyüz etmiş, bilâhere Rasül-i Ekrem Efendimiz hazretlerinin ruhanî teveccühat ve füyuzât-ı nebeviyelerine mazhâr buyurularak irşâd-ı ibadla emrolunan müstesna bir şahsiyettir. Efendimiz (s.a.v), o zamanın Nakşibendî tarikatının mürşidi Seyyid Tâhâ el-Hakkârî hazretlerine bir icâzetname yazıp göndermek üzere mânen emir buyururlar. Şeyh Tâhâ el-Hakkârî hazretleri, Tâhâ el-Harîrî yi …

Daha fazlası »

Dûa

Dua, şeytanın yalan yemini üzere yasaklanan ağacın meyvesinden yiyip yeryüzüne inen, iki yüzyıl zellesine ağlayan ebü’l-beşerin, gözyaşını silen el… Dua, azgın kavmin, bütün ikazlara rağmen söz dinlemez asilerin sulara gark olup, kahrına sebep olan dil… Derdi, Eyyub’a aşk olan peygamberin ızdırabına sürülen merhem… Ateş-i Nemrud’u, İbrahim’e gül… İlâhi minberin hatibini, bülbül kılan sır… Dua, Enallah iddiasıyla küçücük bir sineğe mağlup …

Daha fazlası »

İki Şey Doymaz

Es’ad-ı Erbîlî (k.s)’den Hatıralar -II- Es’ad-ı Erbîlî (k.s)’nin Erbil’deki süt biraderleri meczup Mahmut, Kur’an okunurken ümmi olduğu halde, yanlış okunsa, ‘Hayır olmadı.’ dermiş. Meğer bu zat Levh-i Mahfuz’u görür, Kur’an-ı Kerim yanlış telaffuz edildiğinde ilâhî nûr kaybolduğu için, bu şekilde yanlış okunduğunun farkına varırmış. Şemseddin Efendi’nin damadı sara hastalığına yakalanır. Doktorlar çâre bulamazlar. ‘Ah! Sümbül Efendi olsa idi, hasta iyi …

Daha fazlası »

Kurban

  Yarattığı varlıkların tabiat ve karakterlerini en iyi bilen onların halıkıdır. “Bilmez mi mahlukunu Halik.?”1 Yaratılış sırrına muhalif hareket etmemesi için enbiya ve evliyayı göndermemiş midir? Materyalist görüşün iddiaların aksine, insan bir biyolojik makine değil, sorumluluk taşıyan dünyevi ve uhrevi bir varlıktır. İnsan, iç güdüsüyle hareket eden bir hayvan veya kendi özündeki niteliğe göre gelişen bir bitki de değildir, tırnak …

Daha fazlası »

İslam Kardeşliği

İhvan: “kardeşler, dostlar, yoldaşlar, bir tarikata bağlı olanlar ihvan ve aşina.”1 anlamlarına gelmektedir. “Bütün Müslümanlar Hucurat Suresi’nin onuncu ayeti gereğince kardeş olduğu halde, bazı tarikat erbabının kendi aralarında mensuplarına “ihvan” adını vermeleri şer’an doğru mudur?” denirse, el-cevap,  “Doğrudur şer’i şerife uygundur.” Hadisi şeriflerde Peygamberimiz (s.a.v) “Allah yolunda birbirlerinizle kardeş olunuz”, “Kardeşleri çoğaltınız. Sizin Rabbiniz Hayy’dir ve Kerim’dir. Kıyamet günü kardeşleri …

Daha fazlası »

Mevt

Ölüm, tabiî ve irâdi ölüm olmak üzere iki kısma ayrılabilir. “Tabiî ölüm”, canın bedenden ayrılması; “İrâdi ölüm” ise, “Ölmeden evvel ölünüz.” esası, nefsi öldürmek, ruhu, aklı ve kalbi diriltmek1, manalarına gelmektedir. Esad Erbili (ks), “Bezm-i maâriften seni yok etmiş bu varlığın Mahzâ bu yüzdendir senin cânândan ağyârlığın Öldür şu nefsini serkeşin öğren tarikın bârlığın”2 Hâtem-i Esam (ks), “Ölümü tatmadıkça kişi hakka layık olmaz.” der. Mevt-i Ebyaz (Beyaz ölüm):Nefsi …

Daha fazlası »

İlâhi Aşk -II-

Esmâ-ül Hüsnâ’dan biri olan ‘El-vedûd’ ism-i şerifi, hayırlı kullarını seven, dostluğu kazanılmaya layık olan biricik sevgili manasındadır. Kulun yaratılışının icabı olan sevgilerde fikir ve muhâkemeye ihtiyaç yoktur. Paraya pula, mala mülke, kadın ve kıza sevgi, fıtrî ve tabiîdir. Maddi değerlerin Allah (c.c)’ın olduğunu, birgün hepsinin yok olacağını tefekkür edenler, Cenab-ı Hakk’ı sonsuz sevmeye başlar. Âh-ü vahlar, şikayetler, ızdıraplar biter. Ebedi …

Daha fazlası »