Yenidünya Dergisi

Altının Kıymetini Sarraf Bilir

Efendimiz (s.a.v.) ashabıyla birlikte otururlarken, Ali (k.v.) içeri girer. Peygamberimiz (s.a.v.)’in yanı başında oturan Sıddîk-ı Azam (r.a.), Ali (r.a.) ye yer verir. Bu tavırdan memnuniyetlerini izhar ile Efendimiz (s.a.v.), Âlimin kıymetini yine âlim bilir.” buyururlar. Ağrı’da bulunuyordum. Mahmut Bıyıklı kardeşimiz, Üstazımız hakkında bizden malumat istedi. Kendisinin sorularını cevaplarken, yukarıda arz ettiğim hadise hatıramda canlandı. Biz kimiz ki, Hakk Teala’nın velisi, …

Daha fazlası »

Hakkı Seven Âşıklar

İnsanı değerli kılan amelidir. Peygamberimiz (s.a.v.) namazda saç ve sakalıyla meşgul olan birini görünce, “Gönlünde haşyet olsaydı, azalarında da olurdu.” buyururlar. Bal küpünden bal, sirke küpünden sirke sızar. Kalbinde iman olanın, bedeninden ibadet, taat sızar. Müslümanın yaşantısından, güzel huylar sızar. “Namazı dosdoğru kıl; şüphesiz namaz, fuhşiyattan ve kötülükten alıkor.” (Ankebut, 45)Enbiyanın nübüvvet nurundan, sıdk, emanet, tebliğ, fetanetve ismet sızar. Evliyanın …

Daha fazlası »

İbadetin Rûhu

Kur’an-ı Kerim’in iki kapağı arasındaki bütün hükümlere şeriat, gönderilen İlâhî emirlerin hepsine gönülden inanmaya da îman denir. Çünkü iman, kalbin tasdikidir. Kalbin, İlâhî hükümlere yatışması, delile ihtiyaç duymadan inanması îkandır. Cenâb-ı Hak; mü’mini, kâfiri ve münafığı Bakara Sûresi’nin başında yer alan âyet-i kerimelerde şu şekilde tanımlar: Sûredeki ilk beş âyet, cân û gönülden inanıp felâha eren mü’minleri, sonra gelen iki …

Daha fazlası »

O (sav)’nun Risâleti Bütün Âleme İdi

Peygamber Efendimiz (sav)’in rûhî hayatını anlatabilmek, ancak 0(sav)’nunla münâsebet kuran ehlullah ile irtibata, onların gösterdikleri yoldan yürümeye, işaret buyurdukları sınıfları geçmeye; nefsî, rûhî ve sırrî mertebeleri kat etmeye bağlıdır. Her sınıfın, her mesleğin, her kuruluş ve birimin kendine göre gözetmiş olduğu kuralları vardır. Cenab-ı Hakk’a kulluğun, Habibullah (sav)’a ümmet olmanın şartlarını, ehl-i hakikat şu şekilde haber verir: 1- Azalarımızla yapacağımız …

Daha fazlası »

Sonsuzluğa Hicret

“Mekke’nin fırınında pişmeyenler, Medine’ye talip olmasınlar.” Hicret, insanın bir yerden başka bir yere intikal etmesi, beden ülkesini terk edip, ruhlar âlemine göçmesi, fenâ ahlâktan güzel ahlâka geçmesi şeklinde, değişik anlamlar verilerek tanımlanır. Bütün varlık âlemi hicret hâlindedir. Semâvât ve arz, ikisinin arasında bulunan her şey; ay, güneş ve bütün gök cisimleri bir hareket halindedir. Bütün felekler, sürekli kendi yörüngesinde dönüp …

Daha fazlası »

HAYATI KUR’ÂN’DI

Ulemâ-i kiram, kavimlerinin seyyididir. Sami Efendimiz (k.s.) de, bizim seyyidimiz (efendimiz) olduğundan dolayı, onun hakkında bize birçok şey anlatıldı. Kendilerini bizzat görünce, onunla ilgili anlatılanların hepsi aklımdan çıktı. Zihnimde, sadece, gönlüme o an gelen güzel düşünceler kaldı. Kalbimde, Sami Efendimiz (k.s.)’e karşı çok büyük bir muhabbet oluştu. Leylâ ile Mecnûn’a, Ferhat ile Şirin’e, Aslı ile Kerem’e o zaman hak verdim. …

Daha fazlası »

Gönle Akseden Parıltılar

Vahy-i İlâhî’nin, Arş’tan, Peygamberimiz (s.a.v.)’in gönlüne indiği Mekke-i Mükerreme’de, Kur’ân-ı Kerim’in ışığında, gönle akseden parıltılar… Mâlûm olduğu üzere, Ramazan Bayramı’nı idrak edeceğimiz günlerin arefesindeyiz. Bayram sevincini, gönlümüzde de tatmanın şifrelerini ifade etmeden önce, bayramın tarifini, Kur’an-ı Kerim’in izahıyla beyan edelim: Rabbimiz (c.c.), sürür ve neşe günlerini, Yunus Sûresi’nin 57 ve 58. âyet-i kerîmelerinde şu şekilde haber verir: “Ey insanlar! Size …

Daha fazlası »

Mahsül Ayı

Niyetin Hâlis Olması, Amelin Mahsûlünü Bereketlendirir İbadet ve taatler, biz kulları tarafından, Hakk Teâlâ emrettiği için yerine getirilir. Seçkin kullar, Allah (c.c.) bizi sevsin kaygısıyla hareket etmez; onlar sadece, O’nun sevdiği amelleri işlerler. Bu niyetle yapılan ibâdet, kulu, adım adım Hakk’a yaklaştırır. İbadetlerin ecir ve mükâfatı, gönlün iştirakiyle kat be kat artar. Niyetlerin halis olması, kulluğun, sadece Allah Teâlâ’nın rızası umularak …

Daha fazlası »

Dünya Bir Pazardır

Bir çocuk, anne karnında, belirlenen dokuz ay on gün içinde azalarını tamamlar. Eğer burada bir sakatlık söz konusu olursa, beden, dünyada sayısız sene kalsa yine de bu organlar yerine gelmez. Çünkü o azaların teşekkül yeri anne karnıdır. Vakti geldiğinde çocuk, vücûdunu kaplayan zarı yırtar ve doğum gerçekleşir. Bu dünyaya gelişle birlikte ikinci bir doğum, yani, ölümümüzden sonra tanışacağımız yeni hayat …

Daha fazlası »

Her Dem Nefis Muhâsebesi

Müminler için; Allah’ın Kitabı ve Peygamberin Sünneti, Rableri tarafından onlara bir nimet olarak tamamlanmıştır. Mezhep imamları, meşayıh ve ulema-i kiramın ilimleri de elimizde mevcuttur. Akıllı Müslüman’a düşen görev, bu kaynaklardan hakkıyla istifade etmektir. Aksi takdirde ayet-i kerîmenin bildirdiği, sağır ve dilsizlerden olmak kaçınılmazdır:”Yeryüzünde debelenenlerin Allah katında en ‘kötüsü, gerçeği akıllarına koymayan o sağır ve dilsizlerdir.” (Enfal, 8/22) Hakikati elde etmek …

Daha fazlası »