Yenidünya Dergisi

Marifet Ağacı

Yaratılış gayemiz Hakk Teala’yı tanımak ve tanıtmaktır. “Sen kendini nasıl tanıtıyorsan, öylesin”, buyuran Efendimiz (sav). Zâtı hakkında düşünülmeyeceğini haber verir. İsim, sıfat ve fiillerinden bahsedilir ancak. Mekke’de on üç yıl Efendimiz (sav) Allah Teâla’nın yaratma ve emirde bir olmasını anlatmıştır. Hiçbir varlığın Allah Teâla gibi sevilmeyeceğini, ibadetin sadece O’na olacağını, insanlara şah damarından daha yakın olduğunu, rahmetinden ümit kesilmeyeceğini, kulların …

Daha fazlası »

KUR’ÂN-I KERÎM İLE TANIŞMA

“Ümmetimin en şereflisi, Kur’ân-ı Kerim’i hafız olan ve geceyi ibadetle geçiren kimsedir.”,”Kur’ân hafızları, ehl-i cennetin arifleridir.”,”Kur’ân’ı Kerim’i okuyun ve onu ezberleyin. Allah Teala içinde Kur’ân-ı Kerim bulunan kimseye azab etmez.” Kur’ân’ı hıfzeden kimse ölünce, Allah Teala toprağa onun etini yememesini emreder. Toprak, “Ya Rab! Senin kelamın içinde iken, ben onu nasıl yiyebilirim?” “Sadece şu iki kimseye gıpta edilir biri ALLAH …

Daha fazlası »

Ebedî Diriliş Çağrısı: Ezan-ı Muhammedî

Sözlükte bildirmek, duyurmak, çağrıda bulunmak, ilan etmek manasında mastar olan ezan kelimesi; terim olarak farz namazların vaktinin geldiğini, mü’minlere duyurmayı ifade eder. Namaz, Mekke’de farz kılındığı halde Medine’ye gelinceye kadar namaz vakitlerini bildiren bir yol düşünülmedi. Sokaklarda “es salah, es salah”, “namaza, namaza” denirdi. Dediler ki Hıristiyanlara mahsus olan çan çalalım, Yahudilere ait olan boru öttürelim, Mecusilere ait olan ateş …

Daha fazlası »

Bandırmalı Ali Efendi

1992 yılının onuncu ayının yirmi yedisinde Bandırmalı Ali Amca’dan dinlediklerimi sizlere nakledeceğim Allah Teala’ nın izniyle: Derviş demek, vakıf demek, sebil demek, başkası için yaşayan demek, Rabiatül Adeviyye gibi, kendisi için emeli olmayan demek. Dervişlik tac ile, hırka ile değil gönülledir. Benim ayıbım sizi mahcup etmiyorsa derviş olamaz insan. Taşçı Hüseyin Amca elli beş minare yapar. Sami Ramazanoğlu Efendi (ks) …

Daha fazlası »

Kalbleri Kelime-i Tevhid İle Diri Olanlar

Muttaki kul, Allâh (cc)’ın rahmetinden hiçbir kayıt ve şart altında ümit kesmeyen kuldur. Allâh’ımız, günahından tevbe eden kullarına daima “Gafûr ve Rahîm” sıfatlarını hatırlatır. Rabbimizin bunlarla bize, “Ey kullarım ümitsizliğe düşmeyin; benim rahmet kapım açıktır. Rahmetim her şeyi kuşatmıştır.” der. Efendimiz (sav), Taif’te “Gücümün tükendiğini sana şikâyet ediyorum ya Rabbî” dediğinde, Rabbimiz Teala ve Tekaddes Hazretleri habibine rahmet kapılarını sonuna …

Daha fazlası »

Tatil

Tatil: eğlenme, dinlenme, gününü gün etme anlamlarına gelir. Bakış açısına göre değişir tatil. Sadece yeme içme, gezip tozma, gülüp oynama olarak değerlendirilirse, bu nefs-i emmarenin hazzı olur. Tabiatına uygun davranışlarda bulunursa, bu da ruhun hazzı olur. Sorumsuzca yaşayan toplumlar, hem kendilerini hem de başkalarını rencide etmişlerdir. Kendisini bir kayıt altına almayan, her türlü zevk ve neşeyle yaşayanların sonlarının intihar vakasıyla …

Daha fazlası »

Veren El Alan Eden Hayırlıdır

Doğal afetler, doğum, hastalık,kaza hallerinde ilaç temini, zihinsel engellilere, yurt içi ve yurt dışı eğitimlere destek verme, kimsesizlerin cenaze işlemlerini yürütme, fakirlerin evlenme işlemlerini gerçekleştirme, eroin gibi kötü alışkanlıklara düşen sokak çocuklarına, kimsesiz muhtaç ve mültecilere ve buna benzer birçok hizmetlerde bulunma faaliyetlerine infak denir. İnsanın malik olduğu servetin gerçek sahibi Cenâb-ı Hakk’dır. Bunun içindir ki Cenâb-ı Hakk şöyle buyurmuştur:”Bütün …

Daha fazlası »

Daim Zikirde Olmak

Et-Terbiyyetü’l-islâmiyye kitabında müminin 24 saati, güzel hâlleri maddeler hâlinde şöyle anlatılır: Mümin her an Cenâb-ı Hakk’ı hatırlar. Zikir sadece dil ile olmaz davranış da bir “zikir”dir. Allâh rızası için helâl rızık kazanmak bir “zikir”dir. Namaz,’zikir’dir; nafile taatler, tebliğ, davet hepsi “zikir”dir. Mümin, abdestli yatıp tesbihatla meşgul iken uykuya dalmasından bile sevap kazanır. Ehliyle hoş ünsiyeti dahi “zikir”dir. Mümin, “zikir” hususunda …

Daha fazlası »

Rahmetellil Âlemin

Doğan güneşle, karanlıklar aydınlanır. Yağan yağmurla, toprağa can gelir. Akan sularla, bağ ve bahçeler şenlenir. Esen rüzgârla, hava temizlenir. Sayamayacağımız sonsuz nimetlerle, alem nura garkolur. Güneş toprağı, toprak güneşi, yağmur yeri, yer semayı, tabiattaki varlıklar birbirini sevince, âleme düzen, intizam gelir. “Ben tanınmayan gizli bir hazine idim. Tanınmak istedim, halkı yarattım.” buyuran Rabbimiz (cc), “ehbab-tü” sevdim fiili ile kâinatın yaratılış …

Daha fazlası »

Hutbe

  Şuayb (as)’ın hutbesi, altı güzel hasleti içermektedir, ¡ki cihanda huzurun temini ve kurtuluş bu hutbedir. 1- Kalp gözlerinin açılması, azim ve gayretin artmasıdır. Cenab-ı Hakk’ı tanımak suretiyle kalbin nurlanmasıdır. Bu sıfatların oluşmasının belirtisi, Hakk Teala’dan manevi imdadın, tecelli, nur ve varidatın, gönle ilahi sırların doğmasıdır. 2- Rızkın helal yollardan gelmesidir, ibadet ve taate, emirlere uymakta güçlükleri gidermeye vasıtadır temiz …

Daha fazlası »