YA BABASI SİZ OLSAYDINIZ İSMAİL’İN?...   
Prof. Dr. Mehmet Emin AY
   
Prof. Dr. Mehmet Emin AY

Siz de uzun yıllar çocuk sahibi olamasanız ve sonunda

bir evladınız dünyaya gelse… Bir oğlunuz ya da kızınız

olsa… Doğduğu günden beri gönlünüzde apayrı

bir yeri olan bu yavrunuz büyüse, serpilse ve tatlı bir

yumurcak olsa… Simsiyah gözlerinin içi gülse, sütbeyaz

dişlerinden bir tebessüm dökülse dudaklarına…

İpek yumuşaklığındaki sesiyle “Babacığım” diye seslense

size… Bir iş yapacak olsanız, hemen yanı başınızda

bitiverse ve size yardım etmeye kalkışsa, sizi

mutlu etmeye çalışsa… Günleriniz böyle bir mutluluk

halesi içinde geçip giderken bir gece rüyanızda

şöyle bir ses duysanız: “Allah senden, çok sevdiğin evladını,

O’nun için feda etmeni istiyor!...” Sizi son derece

heyecanlandıran, ürperten ve hatta korkutan bu

rüyadan uyanır uyanmaz kendinize gelmekte zorlanır

ve “hayırdır inşaallah” dersiniz ama böyle bir rüyayı

üzerinize almak istemezsiniz, değil mi? Pekiyi sonraki

geceler aynı rüyayı ikinci ve üçüncü kez görseniz

ne yaparsınız?...

İşte kıymetli okuyucum. Sizin rüya aleminde bile yaşamanız

belki de hiç ihtimal dahilinde olmayacak bu

hadiseyi bütün hakikatiyle yaşamıştı Hz. İbrahim… O

da ilkinde oralı olmak istememiş ama ikinci ve üçüncü

geceler de aynı rüyayı tekrar tekrar görünce meselenin

ciddiyeti anlamış, ciğerparesi İsmail’e danışarak

ondan, böylesine hayati önemi

olan bu konuda yardım almak istercesine

sormuştu:

“Yavrucuğum! Rüyamda kendimi

seni boğazlıyorken görüyorum.

Düşün bakalım ne dersin bu işe?..”

Küçük İsmail’in dilinden dökülen

sözler, yaşından büyük sözlerdi.

Büyük bir teslimiyet içinde şöyle

dedi:

“Babacığım! Sana emredilen neyse

onu yap. İnşallah sen beni sabreden biri olarak bulacaksın.”

Gelin hadisenin devamını Saffat suresinin 103-113.

ayetlerinden öğrenelim:

“Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim

de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca

ona, şöyle seslendik: “Ey İbrahim! Gördüğün rüyanın

hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları

böyle mükâfatlandırırız. Şüphesiz bu apaçık

bir imtihandır. Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek

onu (İsmail’i) kurtardık. Sonradan gelenler arasında

ona güzel bir ad bıraktık. İbrahim’e selâm olsun.

İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız. Çünkü

o mü’min kullarımızdandı. Biz onu salihlerden bir

peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.”

Bu ayetlerden anlaşılan bir başka husus da şudur: Allah

Teâlâ, Hz. İsmail’e, canını feda etmeye hazır olduğu

için cennetten bir koç gönderirken, ciğerparesini

feda etmeye hazır olan Hz. İbrahim’e de diğer bir

evladın, Hz. İshak’ın müjdesini vermiştir. Dolayısıyla

bu ayetler çerçevesinde şunu düşünmek mümkündür:

Kurban kesen bir müminin, daha bu dünya

hayatında, maddi fedakârlıkta bulunarak yaptığı bu

ibadeti onun gönlüne sürûr, hanesine huzur ve rızkına

bir bolluk ve bereket olarak yansıyacaktır. Ahirette

ise bunun mükafatını cehennemden azad edilmek

ve cennet nimetlerine nail olmak şeklinde alacaktır.

Kurban Kesmek Hz. İbrahim ve İsmail’in Hatırasını

Yad Etmektir.

Yukarıda zikrettiğimiz bu hadisenin detaylarını bize

“Kur’an Tercümanı” vasfına sahip olan Hz. Abdullah b.

Abbas, (r.a) Peygamber Efendimizden

(s.a.v) aldığı bilgilere dayanarak

şöyle anlatıyor:

“Cebrail, beraberinde kocaman bir

koçla yeryüzüne inerken dilindeki

zikir şuydu:

Allahü Ekber, Allahü Ekber, Allahü

Ekber... Büyük bir sınavı başarıyla

veren Hz. İbrahim bu zikre şu sözlerle

iştirak etti:

Lâ ilâhe illallahu vallahü ekber…

Bu eşsiz zikri, kendisini Rabbine feda etmek için büyük

bir teslimiyet içinde, bir kurbanlık gibi boynunu

uzatan ve uğruna cennetten koç indirilen Hz. İsmail

tamamladı:

Allahü Ekber, ve lillahil hamd…

İşte kıymetli okuyucum. Her bir Müslüman, Allah’ın rızasını

kazanmak için kurbanını keserken bu hadiseyi


Bu yazı 1682 kez okundu
Bu Yazının 2. bölümünü okudunuz. [Bölüm 1]   [Bölüm 2]   [Bölüm 3]
Kasım 2010 Sayısının Di?er Yazıları:
• KURBAN İLİŞKİSİ (Rasim ÖZDENÖREN)
• KURBAN ADANMAKTIR (Betül KAYMAZ)
• VEKALETEN EFENDİM KABUL BUYUR... (Ertuğrul TOY)
• İMAN VAROLUŞU ANLAMLANDIRIR (Uğur İlyas CANBOLAT)
• KURBANLA İLGİLİ ŞARTLAR NELERDİR? (Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN)
• KURBANINIZIN GÖZÜNE KOMŞUNUZUN YÜZÜNE BAKIN (Talha YILDIRIM)
• KUR'AN İÇİN NE DEDİLER? (BAYRAM TEFEKKÜRDÜR) (Mehmet DİNÇ (Psikolojik Danışman))
• KUR'AN İÇİN NE DEDİLER? (BAYRAM ÇOCUKLARADIR) (Adem TURAN (Şair))
• KUR'AN İÇİN NE DEDİLER? (KURBAN MÜJDEDİR) (Nurettin DURMAN (Şair))
• KUR'AN İÇİN NE DEDİLER? (KURBAN YAKLAŞMAK) (Hüseyin GONCAGÜL (Tiyatro Sanatçısı))
• KUR'AN İÇİN NE DEDİLER? (BAYRAMLAR SEVİNÇ VE ŞÜKRAN GÜNLERİDİR) (Mustafa ÖZÇELİK)
• KUR'AN İÇİN NE DEDİLER? (BAYRAMLAR SEVİNÇ VE ŞÜKRAN GÜNLERİDİR) (Ömer KARAOĞLU (Sanatçı))
• KUR'AN İÇİN NE DEDİLER? (KURBAN BOYNMUZUN BORCUNU ÖDEMEKTİR) (Cemil TOKPINAR)
• KUR'AN İÇİN NE DEDİLER? (KURBAN BOYNMUZUN BORCUNU ÖDEMEKTİR) (Bünyamin DİNÇ (Öğrenci))
• RABBİM KURBAN HEYECANIMIZI İÇİMİZDEN ALMASIN (Mahmut SALİH)
• YOLA GİRMEK (Mahmud Sami RAMAZANOĞLU(k.s.))
• KURBAN ET OĞLUN KIZIN (Kalemdar .)
• KALP LEVH-İ MAHFUZDUR (Alemdar .)
• “ANCAK MÜSLÜMAN OLARAK ÖLÜNÜZ! (Dr. Mehmet SÜRMELİ)
• GÖNÜLLERDEKİ KUR’AN AŞKI DORUKLARA ULAŞTI (Mehmet Ali BİÇER)
• ŞEKER MUALLİM ÖMER NASUHİ BİLMEN HOCAMIZ (Vehbi VAKKASOĞLU)
• SÛFİLERİN İŞARÎ KUR’AN YORUMLARI (Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ)
• KUDÜS’E YÜRÜYEN KIZ ÇOCUĞU (Zeki BULDUK)
• RABBİM BANA DA MESCİDİNDE BİR YER AÇ (Derya GÜNEY)
• BİR GÖNÜL GÜZELİNİ HATIRLAMAK (Esra Nur OLGAÇ)
• EFENDİM (Yunus Emre ALTUNTAŞ)
• DAĞARCIK (Yenidünya Editör)
• ÇİZGİ YORUM (Davut ŞAHİN)
• HİRA’DAN GELİR GİBİ TAİFE GİRER GİBİ (Zehra KORKMAZ)
• BİR BAYRAM BİN BAYRAM (Ali Ramazan TOKALI)

Son Sayıyı Okumak için Giriş Yapınız

veya bu ayki aktivasyon kodunu giriniz. Bu nedir?
Tamam
 

Seyr FM

 

Her Ay 3 Dergi Birden...