Anasayfa / Yazarlar / Ferda Ümit GEDİK / Tehlikeli, Görünmez Elektro-Sis 

Tehlikeli, Görünmez Elektro-Sis 

Cep telefonları, baz istasyonları, elektronik âletler ve yeni ‘kablosuz teknolojisi’ sağlığımıza zarar verir. Hormonal süreçler ve diğer vücut süreçleri zarar görür, hattâ bu zarar kansere sebep olabilecek kadar kuvvetlidir. 

 Elektrikli, Görünmez Güç Alanları 

Elektrik hatları, verici & baz istasyonları, kablolar ve cihazlar elektrikli ve manyetik alanlar oluşturur. Bunlar elektrikle çalışan her âleti çevreleyen görünmez güç alanlarıdır. 

 Bütün bu elektrikli yardımcılara olan sevgimiz bizi, elektromanyetik dalgalarla oluşan yoğun bir bulut (EMR-elektromanyetik radyasyon/ışınım) içinde yaşar hâle getirmiştir. Bu radyasyon bulutu, 100 yıl önce mevcut olanın 100-200 milyon katı daha yoğundur. 

 Organizma Üzerindeki Zararlı Tesirler 

Cep telefonları, bluetooth, PDA’lar (Personal Data Assistant-Kişisel Veri Yardımcısı), wireless/kablosuz internet, WLAN/WiFi ve baz istasyonları gibi kablosuz teknolojinin aşırı çoğalması ile sorun daha da keskinleşti. 

 Elektro-Sis Hastalıklara Sebep Oluyor 

Sürekli artan sayıdaki bilimsel çalışmalar gösterdi ki şu anda sağlığımıza yönelmiş en büyük tehdit; yavaş yavaş yayılan, hemen her yerde var olan fakat görünmeyen ve Elektro-Sis diye adlandırılan çevre kirliliğidir. 

 Bâzı kanser çeşitleri (hepsinden önce beyin, gözler ve kulaklarda olan tümörler ve lösemi), düşükler, sakatlıklar, kronik yorgunluk, baş ağrısı, stres, baş dönmesi, kalp problemleri, otizm, öğrenme bozuklukları, uykusuzluk ve Alzheimer’ın da içinde bulunduğu birçok sağlık problemi elektromanyetik radyasyon ile irtibatlıdır. 

 Elektro-Sis’in Bileşimi 

Vücûdumuzdaki 100 trilyon hücre, karışık/komplike ve düşük frekanslı elektromanyetik sinyaller ve biyokimyâsal reaksiyonlarla birbirleriyle iletişimdedir. Bu yollar üzerinden, vücûdun biyokimyâsal ve fizyolojik süreçlerinde kullanılan bilgiler nakledilir. 

 Bir vücut sürekli olarak elektromanyetik radyasyona mâruz kalırsa bu hücre haberleşme yolları ciddî şekilde bozulabilir veya kesintiye uğrayabilir. Bu durum da anormalleşmiş metabolizmaya ve sonunda hastalıklara sebep olur. Biyolojik stres, fizyolojik süreçlere ve hücrelerarası iletişime mühim ölçüde zarar verir. 

 Elektros-Sis Hücrelerde Kaosa Sebep Olur 

Bir büyük şehirdeki bütün iletişim kanalları kesildiğinde ortaya çıkacak kaosu gözünüzün önüne getirin. İşte vücûdumuzda da normal süreçler hasar gördüğünde ve haberleşme kanalları kesildiğinde benzer bir kaos meydana gelir. 

 Hücrelerin yaptıkları işler kötüleşir, hücre zarı katılaşır, artık besin maddeleri hücrelerin içine giremez ve zehirli maddeler hücrenin içinden atılamaz. 

 Birçok Alanda Olumsuz Etki 

Çalışmaların yüzlercesi, elektromanyetik radyasyonun bağışıklık sistemi, enzim sentezleri, sinir sistemi, öğrenme kâbiliyeti, ruh hâli ve davranış biçimleri üzerindeki zararlı tesirini isbatlıyor. 

 Elektromanyetik Radyasyon, Melatonin Baskılanması ve Kanser 

Hormonlar çok etkili maddelerdir. Endokrin bezlerden ne kadar az miktarlarda salgılandıkları hatırlandığında bu anlaşılabilir. 

 Hormonal dengelerin bozulması rahatsızlıklara sebep olur. 

 Elektro-Sis – Unutulan Zararlı Etken 

Modern hayat tarzımız, hormonal salgıların olması gereken tabii düzenini birçok yönden tehdit eder. Stres, zehirli maddeler, kötü beslenme, uykusuzluk ve ilaçlar, hormonal süreçleri bozduğunu bildiğimiz zararlılardır. 

 Fakat şimdiye kadar hiç dikkat etmediğimiz bir zararlı daha var: Elektromanyetik Radyasyon. Hormonal dengemizin bozulması Elektro-sis’in en ciddî etkilerinden biri olabilir. 

 Beynimizin içinde ışığa duyarlı bir endokrin bez mevcuttur: Bezelye büyüklüğündeki Epifiz bezi. Önceleri bu bez gereksiz kabûl edilmişken sonra bir göz kadar ışığa duyarlı olan Epifiz’in vücûdun en mühim bezlerinden biri olduğu anlaşılmıştır. 

 Epifiz Bezi Hastalıklardan Korur 

Epifiz bezi melatonin hormonunun ana üreticisidir. 50 yıl önce keşfedilmiş ve mûcize hormon diye övülmüştür. Büyüme ve sağlıklı kalma alanındaki merkezî süreçleri düzenler ve kansere karşı kuvvetli bir koruma sağlar. Melatonin uykuya dalındıktan 90 dakîka sonra üretilmektedir. 

 Çalışmalar gösterdi ki, melatonin hormonunun konsantrasyonu karanlık bastıktan sonra artıyor, gün boyunca nisbeten daha düşük oluyor. En yoğun olduğu zaman ise gecenin ortası. 

 Epifiz bezi görme sinirlerinden gelen sinyallere karşılık verdiği için, gözlerin gece boyu mâruz kaldığı kuvvetli ışık kişide karanlıkta gerçekleşebilecek olan yoğun melatonin üretimine mâni olur ve gündüz üretilen az miktardaki hormon daha da azalır. Uyku esnâsında açık bulunan yapay ışık, gündüzün tabii aydınlığından çok daha mahzurludur. 

 Kansere Karşı Tabii Koruma Engelleniyor 

Birçok fizyolojik süreç melatonin tarafından kontrol edilir veya etki altına alınır. Melatonin gün içi ritmimizi ve uyku-uyanıklık saatlerimizi kontrol eder. Ayrıca serbest radikalleri etkili olarak yıkıma uğratır ve böylece DNA sentezinin ve hücre bölünmesinin doğru şekilde meydana gelmesini garanti eder. 

 Melatonin 

Melatonin bağışıklık sisteminde yer alan kâtil lenfositlerin (özel tip lenfosit hücreleri olup, viral enfeksiyon ve bâzı tümör hücrelerinin yok edilmesinden sorumludur) sitotoksisite’sini yükseltir. Böylece bağışıklık sistemi kuvvetlenir ve stres kaynaklı immunite zayıflığı azalır. 

Vücûdun her gün uygun miktarda melatonin üretmesinin ne kadar mühim olduğunu vurgulamak gereksiz. Fakat ne yazık ki gece uyumak için kullanılan odada kablosuz telefon, cep telefonu, dijital saat, CD-player, radyo, bilgisayar ve televizyon gibi çok sevdiğimiz cihazlar bulunabilir ve bunlar geceki melatonin üretimimize çok engel olabilir. 

 Elektro-Sis Kanser Oluşumunu Teşvîk Eder 

2001 yılında Japonya’daki Çevre Çalışmaları Millî Enstitüsü’nde Dr. Masami Ishido ve arkadaşları, melatonin ile tedâvi edilen meme kanseri hücrelerinin, elektrik şebekesinden kaynaklanan elektromanyetik radyasyona mâruz kaldıktan sonra tekrar çoğalmaya başladığını gösterdi. Bilim insanları manyetik alanların; hücrelerin haberleşme sistemlerini ve onların çevreye ne reaksiyon vereceklerini belirleyen iç iletişim ağlarını bozduğunu fark ettiler. 

 Dr. Ishido, daha zayıf elektromanyetik radyasyonun etkisinin daha kuvvetli olacağını keşfetti. Bu gözlemler, elektromanyetik radyasyonun tesiriyle vücutta melatonin miktarlarının azalmasının niye ‘meme veya prostat kanseri, kolorektal karsinom, melanom, yumurtalık kanseri ve çocuklarda lösemi’ gibi kanserlere sebep olduğunun açıklamasının bir parçasıdır. 

 Uyku Esnâsında Elektro-Sis, Kanser Riskini Arttırır 

Şu biliniyor ki melatonin dağıtımındaki bir aksaklık, evde kullanılan cihazların yaydığından az daha fazla olan ortalama 50 Hertz bir radyasyon sebebiyle oluyor. Bir kablosuz telefonun, dijital saatin yanında uyuyan veya evinde ârızalı kablolar bulunan birinin sürekli mâruz kaldığı elektromanyetik radyasyon, onun vücûdunda gece melatonin üretilmesini önlemeye kâfîdir. 

 Bir Bilgisayarın Manyetik Alanı Hastalık Riskini Yükseltir 

Meme kanseri ve EMR arasındaki irtibat giderek daha fazla ortaya çıkmaktadır. Boston Halk Sağlığı Üniversitesi’nden Dr. Patricia Coogan ve meslektaşları, işyerinde bilgisayar gibi manyetik alanlara mâruz kalan kadınların %43 daha fazla hastalanma riskine sâhip olduklarını bildiriyor. 

 Artmış Meme Kanseri Riski 

Bilimsel isbatlara göre bu artan risk doğrudan, melatonin üretiminin elektromanyetik radyasyon ile bastırılmasına bağlıdır. Ve elektromanyetik radyasyon ile meme kanseri arasındaki bağlantıdan endişelenmesi gereken sâdece kadınlar değildir. 

 Erkeklerde meme kanseri vakalarının artması ile elektromanyetik radyasyonun alâkalı olduğuna dâir 5 çalışma vardır. Telefon kablosu döşeyen, elektrik kumanda/kontrol merkezlerinde veya cihaz üretiminde çalışan erkekler, bu 5 çalışmaya bakıldığında, tüm erkek nufûsuna nazaran altı kat daha fazla meme kanserine yakalanma riski altındadır.  

 Elektromanyetik Radyasyon Dolayısıyla Olan Diğer Hormon Bozuklukları 

Araştırmacı ve fizyolog Dr. Charles Graham, manyetik alanların iki hormona daha zarar verdiğini farketti. Graham laboratuvardaki kadınları gece boyu kuvvetli elektromanyetik radyasyona mâruz bıraktı ve bu durum kadınlardaki östrojen seviyesinin bâriz şekilde yükselmesine sebep oldu. Bu da meme kanseri riskini arttırır. 

 Aynı şartlar altındaki erkeklerde de testosteron seviyesinin düştüğü gözlendi ki bu durum testis ve prostat kanserleri için risk faktörüdür. 

 Elektromanyetik Radyasyon Hormonları Sürekli Etkiler 

Dr. Graham farketti ki bir alanın sürekli gücü, güç kesintilerinden veya akım dalgalanmalarından daha az önemlidir. Bu kesinti ve dalgalanma darbeleri esnâsında, çok kısa süre içerisinde yüksek miktarda enerji serbest kalır. Bu hâl ampuller veya diğer elektrikli cihazlar açıldığında, (meselâ buzdolabı veya klimadaki) motor veya kompresörler çalıştığında veya dimmerler çalıştırıldığında meydana gelir. 

 Cihaz açılış akımlarından sakınmak zordur çünkü komşunun evi veya caddenin sonundaki katener sistemi (tren ve otobüsler için havaî elektrik telleri) gibi, bulunduğumuz mekândan başka bir yerde ortaya çıkıyor olabilir. 

 Dr. Graham tahmin ediyor ki elektromanyetik radyasyon hormonal bezlerin çalışmasına, hormonları taklit eden birçok çevresel zehirden daha kalıcı şekilde müdahale ediyor. Hormon gibi davranmıyor fakat hormonlar üzerinde etki gösteriyor. 

-Devâm Edecek- 

Ferda Ümit Gedik  (Kasım-2017)

Kaynak: https://www.zentrum-der-gesundheit.de/elektrosmog-ia.html 

 

 

Ayrıca kontrol et

Yûnus Emre’nin Eğitimci Şahsiyeti

Bugünkü eğitim anlayışının çok problemli olduğu hemen herkesin kabûl ettiği bir gerçektir. Zîrâ okullarda “eğitim”den çok “öğretim” ön plana geçmiş ve öğrenciler sâdece kendilerine …