Anasayfa / Etiket arşivleri Yediulya

Etiket arşivleri Yediulya

Boş Verme, Baş Ver

Evliliklerin ilk ve en önemli adımıdır nikâh. Salonda sizi seven onlarca insanın bakışları eşliğinde hayâtınızı bir başkası ile birleştirme adımıdır. Bu süreç tarafların kendi istek ve irâdesi ile gerçekleşir. Salonda sevinç, neşe ve mutluluk hâkimdir. Ancak öyle bir süreç vardır ki, istemeye istemeye bir salona girersiniz, istemeye istemeye “evet” dersiniz, hüzün dolu gözyaşları ile de çıkarsınız salondan. Bu salonun adı, …

Daha fazlası »

Gönül Burcunda

Aşkî bir duyguyla tabîatı seyr ediyorum yolculuk vakti. Şehirler arası kasvetli, basık bir otobüs. Tarlaların âhengi, ağaçların bahâra yeniden açmak hazırlığı, kuşların uçuşları öbekler hâlinde. Toprak ananın göğüslerinde nebâtâtın ve hayvânâtın kana kana emeceği o mineralli yeraltı kaynakları. Her biri bir ni’met. Her biri İlâh-ı Mutlâk’ın eşsiz ve hârikulâde ikrâmları. Tüm bunları düşündüğümde Yaradan (cc)’nın Tekvîn vasfını ve Hayy ism-i …

Daha fazlası »

Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Döneminde Tekkelerin Fonksiyonu

Selçuklu idâresinin dağıldığı, merkezi otoritenin hâkimiyetini kaybettiği, yerine beyliklerin kurulduğu bir dönemde her bir beylik teşkîlatlı güçlere ihtiyaç hissetmiştir. Bozulan cemiyet nizâmı ve sancılı dönem içerisinde buhranlara mâruz kalan ve yaşadıkları sıkıntılı atmosferden sancı duyan halk bu dönemde tekkelerin huzur atmosferine sığınmış, tekkelerin desteğini yanında hissetmiştir. Dönemin tasavvuf erbâbı tekkelerine kapanmak yerine toplumun her kesimine hitâb etmiş, cemiyet hayâtındaki farklı …

Daha fazlası »

Gıybet Ateştir Yakar, Kör Kuyudur Ruhları Yutar

Farkına vararak veya varmayarak ne çok konuşur insanlar. Bâzı konuşmalar vardır insanı iyiye, doğruya, güzele götüren; bâzıları da vardır kişiyi çamur deryâsına iten. Çamura ve balçığa itilen, insanın bedeni değil rûhu ve kişiliğidir burada. İlk başta küçük küçük kırıntı misâli bulaşır bu çamur insanların rûhuna. Sonrasında âdetâ bir hastalık gibi sarar benliği, işte bu öyle bir hastalıktır ki adına gıybet …

Daha fazlası »

Kur’ân ve Sünnet’te Müslümanın Vasıfları

Yüce Rabbimiz mutlak güç ve kudretinin bir tecellîsi olarak varlık âlemini; varlık âlemi içinde de “insan”ı yaratmış, onu en üstün sıfatlarla donatarak (İsrâ, 70.) kendisine muhatap seçmiş, dağların taşların kabûl edemediği “emânet”i ona yüklemiş ve emirlerini yerine getirme, kendisini “bilme ve birleme/Tevhid inancı üzere yaşama” konusunda halîfe kılmıştır. Tâ ki bütün hal ve hareketlerinde Yüce Yaratıcısının murâkabesi, denetim ve gözetimi …

Daha fazlası »

Efendimiz’in (sav) Özel Hayâtından Sünnet ve Tavsiyeler

Yolculuk Allah Resûlü yolculuğa genellikle perşembe günü çıkardı. (Ebu Davud-3162, Buhârî, K.S.-2180) Bir müfreze veya ordu gönderdiğinde sabahleyin gönderirdi. “Allâh’ım, sabah erken saatlerinde ümmetine bereket ver.” (Ebu Davud, Tirmizî-3163) Sefere çıkan kişinin dostlarıyla selâmlaşmasını, onların hayır duâlarını almasını isterdi. (Mu’cemül Evsat-3202) Bir kimsenin yalnız başına uzun bir yolculuğa çıkmasını aslâ uygun görmezdi. (Buhârî, Tirmizî, K.S-2182) İki kişinin de sıkıntı oluşturabileceğini …

Daha fazlası »

Sadaka

Kıymetli kardeşlerim! Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor ki: ‘Sırf Allah rızası için verilen bir sadaka, bir zekât, sahibinin elinden çıktığı zaman, sâil eline almadan, Allah Teâlâ Hazretleri kudret eline alıp kabul buyurur.’ Yani o sadakayı alan ile veren arasında Allâh’ın eli var. Cismaniyetten münezzeh olan Rabbimiz, önce alıp kabul buyuruyor. Yine Habib-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem (sav) Efendimiz, bir hadis-i şeriflerinde …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halife Seçilmesi

Resûl-i Ekrem’in vefatından sonra Ensar, Sa’d bin Ubâde’yi reis tayin etmek üzere “Sakıyfe”de toplanmışlardı. Hz. Ömer’i daha Resûl-i Ekrem’in (sav) hânesinde iken çağırmışlardı. Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer, Hz. Ubeyde ile birlikte Sakıyfe’de ictimâ eden Ensar yanına vardılar. Hazrec kâbilesi, Sa’d bin Ubâde’yi tayin ile ona bey’at etmek istiyorlardı. Ensar hatibi: – “Biz ilâhi davanın yardımcıları Ensârız. Siz muhacirler …

Daha fazlası »

Çil Çil Kubbeler

İslâm mîmârîsinde, şehirler câmi merkezli kurulur. Şehirlerde bütün yollar câmiye çıkar. Câmi merkezdir. Şehrin merkezidir, hayâtın merkezidir. Şehir câmiye göre kurulur ve gelişir. Adresler câmiye göre belirlenir ve câmiyle târif edilir. Şehirlerde câmiler, evlerden ve diğer binâlardan çok daha sağlam yapılır. Zîrâ ecdâdımızın kendi yaşadıkları evleri, konakları hattâ sarayları yıkılıp gitmiştir; ama asırlar öncesi yaptıkları câmileri dimdik ayaktadır. Çünkü câmilerin …

Daha fazlası »

Ümmetin Hâl-i Pür Melâline

Mü’minleri kardeş kılan; yüreklerimiz toplu vursun, bileklerimiz tek yumruk olsun ve ırk, renk, dil, mezhep farkı gözetmeyelim diye bizi aynı kıbleye yöneltip aynı Peygamber’e, kılıç ve rahmet Peygamberi Muhammed Mustafâ Efendimiz’e (sav) ümmet eyleyen; aynı Kitâb’ı bize rehber kılan; bizim için râzı olduğu din olarak tek İslâm’ı seçen ve bizi tek bir isimle, “MÜSLÜMANLAR” ismiyle isimlendirip dünyâyı îmarla görevlendirerek bütün …

Daha fazlası »