Anasayfa / Etiket arşivleri tasavvuf

Etiket arşivleri tasavvuf

Îman ve Sâlih Amel Bütünlüğü

Îman ve Sâlih Amel Bütünlüğü Servet Yalçın Bâzı âlimlere göre îman, sâdece kalp işidir. Bâzı âlimlere göre îman, sâdece dil ile ikrardan ibârettir. Diğer bir grup âlime göre îman, hem kalp hem dil işidir. Diğer bir görüşe göre de îman, kalp ile tasdîk, dil ile ikrar, uzuvlarla ameldir. Mâlik, Şâfiî, Hanbelî, Evzai, hadisçiler ve Selef-i Sâlihîn bu son görüşü benimsemişlerdir. …

Daha fazlası »

Hakkı ve Sabrı Tavsiye Ne Demek?

Hakkı ve Sabrı Tavsiye Ne Demek? Rasim Özdenören Andolsun asra ki, muhakkak insan kat’î bir ziyandadır. ancak, îmân edenlerle sâlih amel (ve hareket)lerde bulunanlar, bir de birbirine hakkı tavsiye, sabrı tavsiye edenler böyle değildir (onlar ziyandan müstesnâdırlar). (Hasan Basri Çantay meâli) “Vel Asr” üç kısa âyetten oluşmuş, Kitâb’ın en kısa iki sûresinden biridir (diğeri Kevser). Bizim nâçizâne tespitimize göre bu …

Daha fazlası »

Osmanlı Sultanı II. Bâyezid’in Tasavvufî Çevrelerle Yakın İrtibâtı

Osmanlı Sultanı II. Bâyezid’in Tasavvufî Çevrelerle Yakın İrtibâtı Prof. Dr. Kadir Özköse II. Bâyezid’in tasavvufî gruplar arasında özellikle Halvetiyye zümrelerine yönelik özel bir ilgisi vardı. Zaman zaman Halvetîlerin zikir meclislerine devâm ettiği olurdu. (Mayer, (1980), “Osmanlı Devleti’nde Ulemâ-Meşâyıh Münâsebetleri”, c. IV, s. 55; Gündüz, (1983), Osmanlılarda Devlet – Tekke Münâsebetleri, s. 67) II. Bâyezid Amasya’da vâliyken Halvetiyye büyüklerinden Çelebi Halîfe …

Daha fazlası »

Zamânı Zikirle Anlamlandırmak

Zamânı Zikirle Anlamlandırmak Prof. Dr. Ali Çelik “Zaman” kavramı, mânâ ve muhtevâ îtibâriyle Kur’ân’ın ve Sünnet’in üzerinde önemle durduğu, mü’minleri bu konuda uyardığı, teşvîk ettiği bir kavramdır. “Dehr”, “vakt” ve “ân” gibi kavramlarla da ifâde edilen “zaman” kavramı, Yüce Rabbimizin (cc) insanoğluna verdiği nîmetlerin en başında yer alır. Şu dünyâ nîmetleri arasında, yitirilince telâfîsi mümkün olmayan, aslâ geri getirilemeyen bir …

Daha fazlası »

Haktan ve Haklıdan Yana Olmak

Haktan ve Haklıdan Yana Olmak Prof. Dr. Ali Akpınar Objektif olalım diye moda bir tâbir vardır. Tarafsız davranmak, tarafsız olmak demektir. Peki insan tarafsız olabilir mi, Müslüman için tarafsız olmak mümkün müdür? Elbette hayır. Tarafsız kalacağım, tarafsız olacağım iddiasında bulunanlar için bile bu zordur. Onun için bîtaraf olan bertaraf olur denilmiştir. Îman adamı da taraftır. O hakkın tarafıdır. Kendi aleyhine …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’de Yol, Yolcu ve Yolculuk

Yûnus Emre’de Yol, Yolcu ve Yolculuk Mustafa Özçelik “Bu dünyâya gelen kişi âhir yere gitse gerek” Yûnus Emre Yol, yolcu ve yolculuk kavramları bir arada düşünüldüğünde ortaya hepimizin şu veya bu şekilde kahramânı olduğumuz bir hikâye çıkar. Fakat bu hikâyeyi sâdece maddî mânâda düşünemeyiz. Yolculuğun bir de mânevî olanı vardır ki yol, yolcu ve yolculuk denilince asıl bunları anlamak gerekir. …

Daha fazlası »

Mektûbât-ı Es’âd-ı Erbilî (ks) (42. Mektup)

Mektûbât-ı Es’âd-ı Erbilî (ks) (42. Mektup) Güncelleme: Fatih Çınar Konuşma şîvenizi andıran ve görüşmenin yarısı makâmına kâim olan latîf, nazîf ve şerîf olan bir adet cevâbî mektubunuzu iftiharla elime aldım. Okudum, anladım. Ayrılık ateşine tesellî olduğundan hayır duâlarımı Ahadiyyet Dergâhı’na bu yazılarla arz ediyorum. Mazanneden bir zât ile görüştüğünüzü ve bu zamanda mürşidin olmadığına dâir kanâatinizi ve yalnız bu fakîr …

Daha fazlası »

Sünnet-i Seniyye’de Îman ve Küfür Halleri

Sünnet-i Seniyye’de Îman ve Küfür Halleri Mehmet Nezir Gül Kelime-i tevhîdi söyleyen mü’mindir. Bu söz bir kurtuluş vesîlesidir. Allâh’ın (cc) varlığına ve birliğine, O’ndan başka ilâh olmadığına, Hz. Muhammed’in Allâh’ın kulu ve elçisi olduğuna, öldükten sonra dirilmeye ve kadere inanmak, îmânın gereklerindendir. (Tirmizî) Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna inanmak, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’de Allah Sevgisi ve Rızâ

Hz. Ebû Bekir’de Allah Sevgisi ve Rızâ Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hz. Ebû Bekir -radıyallâhu anh- Allah ve Rasûlullah yolunda malını ve ıyâlini fedâ etmiş; ciğerpâresi kızını Rasûlullâh’a nikâhlamıştır. İbn-i Ömer -radıyallâhu anh- anlatıyor: – “Biz Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in yanında oturuyorduk. Hz. Ebû Bekir de orada idi ve yırtık bir abaya bürünmüştü. O sırada Cebrâil -aleyhisselâm- nâzil oldu. …

Daha fazlası »

Şerîat ve Tarîkat

Şerîat ve Tarîkat Kalemdar (ks) Şerîatsız tarîk olmaz Câhil sofu dînin bilmez Belki câmiye de gelmez Bu kavimden kaçmak lâzım Kıymetli kardeşlerim! Sözü söylemek kolaydır. Fakat o sözde zikredilen vasıflara hakkıyla hâiz olmak ve o sözü yaşamak çok zordur. Beni dinlemek için bu mecliste toplanan cemâatin ayağının türâbıyım ben. Söylüyorum ama kendimde söylediklerim bulunuyor mu diye hep düşünüyorum. Televizyon ekranında …

Daha fazlası »