Anasayfa / Etiket arşivleri Rasim Özdenören

Etiket arşivleri Rasim Özdenören

Rahmete Vesîle Olmak Ya Da Sığınmacıya Destek

İçinde bulunduğumuz Ramazan, Müslümanlar nezdinde rahmet, mağfiret, bereket ayı telakkî edilir. İslâm, temelde vermeye müteallik bir dînin adı… Verme canından, malından, bilgiden olabilir. Ama vermek için her defasında en iyisini seçmek gerekiyor… Resûlullâh’ın (sav) sünneti insanları vermeye özendirici örneklerle dolu. İşte onlardan biri: Enes radıyallâhu anh anlatıyor: Medîne’de Ensar arasında en fazla hurmalığı bulunan Ebu Talha idi. En sevdiği malı …

Daha fazlası »

Bir Allah Dostundan Çizgiler

Can gitmedikçe cânân ele geçmez. Şeyh Abdurrahim Reyhan (ks) “Ölüm günü yok olmaz” demişti bir defasında. Evet, o gün yok olmaz. O, istediği anda araya girebilir, sırayı bozabilir: Onun yasasını kendisinden başka kimse belirlemez. O her şeyi kendi kendine belirler. Onun araya girdiği her defasında sıra bozulmuş gibi de görünse, doğal gidişâta aykırı bir şey varmış gibi sezinlense de, o, …

Daha fazlası »

O, Yargıç Olarak da Zirvedeydi

Allâh’ın Resûlü’nün (sav) çeşitli özellikleri bulunuyor. O her bir alanda insanoğlunun zirve noktasını temsîl etme zemîninde yer alıyor. Âile babası olarak, komutan olarak, cömertlikte, belâgatte, adâlette, akla gelen her bir alanda O (sav), en üst noktada tecellî ediyor. O’nun (sav) hukukçuluğu da zenit (zirve) noktada tebellür ediyor. O’nun (sav) her bir cümlesi, bir yasa kitabından fırlayıp çıkmış gibidir. Gerek medenî …

Daha fazlası »

Yurt Sevgisinin Algoritması Ya Da Toprağı Yurt Yapmak

Herkesin yurdunu bir sevme yöntemi var. Kimileri onun bölüneceği kaygısıyla herkesi düşman yerine koyar. Kimileri ötekinin bölünme dediği olayı bütünleşmenin bir ifâdesi sayar. Kimileri düşman diye gördüğü ötekini kendine benzetmeye çalışır. Kimileri ötekiyle birlikte yaşamanın yolunu arar. Birlikte yaşamanın yolu illâ da onu kendine benzetmekten geçmez. Bilakis herkes kendi olarak kalarak birlikte yaşamanın yolu bulunmalıdır, demeliyiz. Aslında, ister yurt sevgisi …

Daha fazlası »

İslâm Birliği Üzerine Mülahazalar

Müslümanların işbirliği yapması, onların bir araya gelmesi hususundaki talep kendisine Müslümanım diyen herkesin hakkıdır… Dahası böyle bir talepte bulunmak Müslümanlığını ileri sürerek ortaya çıkmış olan kimsenin üstüne düşen bir vecibe de sayılabilir, sayılmalıdır. Önemli olan bu talebe tekabül eden cevabın bulunabilmesinde… Bu gibi durumlarda (bazı somut ihtiyaçlara somut cevaplar arama mecburiyetiyle karşı karşıya kalınması halinde) geliştirebileceğimiz cevapların genel kabul görmeyebileceği …

Daha fazlası »

Dostluk ve Mutlak Dost

“Dost olarak Allah yeter, yardımcı olarak da Allah yeter!” (Nisa, 45. E.Hamdi Yazır ) Dost dediğimizde akla gelen ilk özellik onun güvenilebilir biri olması durumudur. Ancak bu güvenilirlik sıradan bir güvenilirlik değildir. İnsan, mahallesinin bakkalına da güvenir. Onun kendisini aldatmayacağını bilir. Dostluk bağlamındaki güvenilirlik insanın sırrını paylaşabileceği, mahremiyetini teslim edebileceği nitelikte birinin güvenilirliğidir. Mahalle bakkalının bize aldatmayacağı konusunda ona güven duysak …

Daha fazlası »

Çağdaş Bunalım: Medya Üzerinden İslâm’ı Anlama Yanılgısı

Günümüz Müslümanının temel sorusu şu olmalı: İslâm’ı anlama ve yaşama husûsunda onu bekleyen mânialar nedir? Günümüz insanı medya mârifetiyle bir kirli haberler bombardımanına mâruz bırakılıyor. Her şey göz önünde gibi durmasına rağmen her şey karartılıyor. Her şey açık gibi durmasına rağmen her şey karanlığa gömülüyor… Şerîat, rûhunu Âmentü’den alır. Âmentünün tüm rükünleri birbiriyle interaktif biçimde etkileşim içindedir. Aradan birini çıkardığında …

Daha fazlası »

Sünnetin Rehberliğine Başvurmadan İslâm’a Ulaşılmaz

Müslümanca yaşamın gündelik hayâta geçirilmesi, etkinliklerimizin gündelik hayatta Müslümanca bir karşılık bulması husûsunda başat yol gösterici Allâh Resûlü’nün (sav) uygulamalarıdır. Allâh Resûlü’nün uygulamasını rehber olarak kabûl etmeden Kur’ân’ın öngördüğü ilkelerin hayâta nasıl aktarılması gerektiği husûsunda başka hiçbir kaynak, başka hiçbir yol gösterici bulmamız söz konusu olmasa gerek. Büyük İslâm yorumcularının hâlen yol gösterici olarak kabûl görüyor olması, onların Kur’ân-ı Kerîm …

Daha fazlası »

Ötedünya Mı? O Da Ne?

Hz. Ebubekir’in, Allah Resûlü’nün mübarek naaşı ile karşılaştığında ona şöyle hitâb ettiği naklolunur: “Öldün, bir daha ölmeyeceksin!” Bu cümlenin bir anlamı, adın ebediyete kadar yaşayacaktır bağlamıyla ilişkilendirilebilir. Doğrudur. Cümle, böyle bir anlama açık bulunuyor. Fakat daha derinde bu cümleden şu anlamları çıkarmak da imkân dâhilinde görünüyor: Ölüm bu dünyâya, içinde yaşadığımız bu dünyâya özgü bir olgudur. Biz bu dünyâda bir …

Daha fazlası »

Nefsle Savaşımda Yalnız Değiliz

Bir Hint masalı: Fil ile Serçe… Ormanın birinde bir çift serçe, yuvalarını bir ağacın dalına yapmışlar, yumurtalarını ısıtıp yavru bekliyorlarmış. Bir gün, sıcaktan bunalmış azgın bir fil, onların ağacına gelmiş. Gölgede dinlenirken kötülük olsun diye serçelerin yuva yaptığı dalı koparmış, yuvayı ve yumurtaları yere atıp ezmiş. Zavallı serçeler, tabiî ki, koskoca file bir şey yapamamışlar. Anne serçe çok ağlamış. Sesini …

Daha fazlası »