Anasayfa / Etiket arşivleri Prof. Dr. Mehmet Demirci

Etiket arşivleri Prof. Dr. Mehmet Demirci

İbâdetlerde Zâhir-Bâtın

İslâm insan içindir ve insana göredir. Bir bakıma İslâm’la insan ikizdir. Dolayısıyla, insanın maddî ve mânevî ihtiyaçları en iyi şekilde İslâm dîninde dikkate alınmıştır. İnsanın maddesi ve mânâsı olduğu gibi, dînin de zâhiri ve bâtını vardır. Dînin tam olarak anlaşılması ve yaşanması, onu zâhiri ve bâtını ile birlikte ele almakla mümkün olur. Bunu en iyi şekilde anlayan ve yaşayan, başta …

Daha fazlası »

Sevgi Dindarlığı

Allah (cc)  hem sevilen hem korkulan bir varlıktır. Allah’tan korkmamız, düşmandan veya yırtıcı bir hayvandan korkma duygusuna benzemez. Korkumuzun sebebi, O’na olan büyük saygımızdır. Nasıl ki, babasını çok seven bir çocuk onu incitecek davranışlardan şiddetle kaçınır, onu üzmekten korkarsa, bizim Allah’tan korkmamız da bir bakıma O’nu çok sevmemizden kaynaklanıyor demektir. Kur’ân-ı Kerim’de “sevgi” sözüne sıkça rastlanır. Meselâ “Allah iyilik edenleri …

Daha fazlası »

Gazâ Rûhu

Tarihimizde Ağustos, zaferler ayı olarak bilinir. 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi’nden başlamak üzere, I. Kosova ve Otlukbeli zaferleri, Otranto fethi, Çaldıran, Merc-i Dabık ve Mohaç meydan muhârebeleri, Çanakkale Zaferi, Sakarya, 30 Ağustos Başkumandalık zaferleri ve ikinci Kıbrıs harekâtı hep Ağustos aylarında gerçekleşmiştir. Atalarımızın kahramanlık hasleti meşhurdur. Kahramanlık kuru gavga için olmayıp, yüce bir idealin hizmetindedir, i’lây-ı kelimetullah, Allâh’ın adını yüceltmek …

Daha fazlası »

Vatan ve Nâmus

Üzerinde yaşadığımız topraklar çok değerlidir. Her karışı şehit kanlarıyla sulanmıştır. İslâm’la şereflenen Türk Milleti “i’lâ-yı kelimetullah” yâni Allâh’ın adını yüceltmek ve uzaklara götürmek için adım adım ilerlemiş, Viyana’ya kadar uzanmıştır. Devran dönmüş, gerileyerek Anadolu’ya sıkışmışız. O gün bugündür Anadolu topraklarında gözü olan çoktur. İmkân bulsalar ilk fırsatta gene istilâya kalkışırlar. O bakımdan bu bağımsızlığın, hür bir ülkeye sâhip olmanın kıymeti …

Daha fazlası »

Sıla-i Rahim/Yakınları Ziyâret

Son on yıllarda şehirleşme arttı. Büyük kentlerde baş döndürücü bir hızla yaşanır oldu. Geceler gündüzlere karıştı. Bu sür’atli hayat içinde insan gittikçe yalnızlaşıyor. İşten eve, evden işe koşuşturma, kariyerinde yükselme arzusu, iş seyahatleri, iş görüşmeleri derken insanın kendine ayıracak vakti kalmaz oldu. Bu tempoda gidenler zaman fukarâsı oluyorlar. İki-üç günlük bir bayram tâtili oldu mu bunu fırsat bilip başlarını dinlemek …

Daha fazlası »

Gönül Mîmârı Yûnus Emre

Fahr-i kâinât Efendimiz (sav) şöyle buyurur: “Dikkat edin, bedenin içinde bir et parçası vardır; o iyi olursa bütün beden iyi olur, o bozuk olursa bütün beden bozulur. Dikkat, işte o kalptir.”1 Burada söz konusu olan mânevî anlamdaki kalbdir. Bu konudan söz eden eski metinlerimizden hemen hepsinde şu hatırlatma yapılır: “Kalbden kasdımız manevî bir latîfedir, o ruhla eş anlamlıdır, göğüs boşluğundaki …

Daha fazlası »

Birbirinin Dilinden Anlamayan Dört Kişinin Kavgası

Adamın biri dört kişiye bir miktar para verdi: “Bunu alın bir şeyler satın alıp karnınızı doyurun”, dedi. Adamlar parayı aldılar. İçlerinden biri Acem (İranlı) idi: “Ben bununla ‘engur’ alacağım” dedi. Diğeri Arap’tı. “Hayır, dedi. Ben “ınep” isterim, bu parayla bunu alacağım.” Üçüncüsü Türk idi: “Ben onlardan hiçbirini istemem, ben ‘üzüm’ isterim” dedi. Dördüncü kişi Rum’du: “Bırakın bu saçmalıkları! diye bağırdı. …

Daha fazlası »

Çoban ve Hz. Mûsâ (as)

Hz. Mûsâ bir gün giderken bir çobana rastlaldı. Çoban hafif yüksek sesle şu şekilde kendi kendine konuşuyordu: “Ey kerem sâhibi olan Allâhım, neredesin ki Sana kul kurban olayım. Çarığını dikeyim, saçını tarayayım. Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Yüce Rabbim sana tâze süt ikrâm edeyim. Bütün keçilerim sana kurbân olsun..” deyip duruyordu. Hz. Mûsâ: “Kiminle konuşuyorsun?” dedi. Çoban: “Yeri göğü yaratan Allâh’ımla …

Daha fazlası »

Hz. Ali’nin Düşmanını Öldürmemesi

Allâh’ın aslanı Hz. Ali bir savaş esnasında düşmanı olan yiğitle epeyce vuruşarak sonunda onu yere yıkıp öldürmek üzereyken, o düşman askeri Hz. Ali’nin mübarek yüzüne tükürdü. Bunun üzerine Hz. Ali düşmanını bırakarak ayağa kalktı: “Yürü git, seni öldürmekten vazgeçtim, serbestsin”, dedi. Savaşçı bu duruma şaştı: “Beni alt edip öldürmek üzereyken neden vazgeçtin. Seni ne alıkoydu?” diye sordu. Hz. Ali cevap …

Daha fazlası »

Papağan Hikâyesi (Ölmeden Evvel Ölmek)

Bir tacirin bir papağanı vardı. Kafeslere mahkûm edilmiş güzel bir kuştu. Bir gün tüccar Hindistan’a gitmek için yol hazırlığına başladı. Kölelerinin, cariyelerinin her birine ayrı ayrı: “Sana Hindistan’dan ne getireyim ne istersin?” diye sordu. Her biri ayrı bir şey istedi. Tüccar papağanına da sordu: “Ey güzel kuşum sana ne getireyim, sen Hindistan’dan ne istersin?” dedi. Papağan: “Oradaki papağanları görünce benim …

Daha fazlası »