Anasayfa / Etiket arşivleri Prof. Dr. Kadir Özköse

Etiket arşivleri Prof. Dr. Kadir Özköse

Milletimizde Ehlibeyt Sevgisi

İslâm dünyâsı dikkate alındığında, belki en çok Ahmed, Mehmed, Ali, Veli, Fatma, Hasan ve Hüseyin isimlerine Anadolu’da rastlanılmaktadır. Bunun sebebi, ehlibeyt sevgisinin milletimizin ortak paydası olmasıdır. Âşıklarımız, şâirlerimiz güzel duyguları, güzel ahlâkı, iyilik, asâlet ve fazîleti, onların isimlerini serlevha ederek anlatmışlardır. Onlar sâfiyeti ve sâdeliği temsîl etmişler, gül-i Muhammedî’nin hoş kokusunu târihin her sayfasına sindirmişlerdir. Yûnus Emre, gönlündeki ehlibeyt sevgisini …

Daha fazlası »

Himmet Ehlinin Hâlleri

Himmetin sözlük anlamı; bir işe dikkat edip önem vermek, ilgilenmek, araştırıp tecessüs etmek, üzüntülü ve kederli olmak, iyice yaşlanmak, azim, enerji, istek, meyil ve şevk gibi anlamlara gelmektedir.1 Tasavvuf ıstılâhı olarak himmet; kulun mânevî bir hâl veya başka bir şey elde etmek için, bütün rûhânî güçleriyle birlikte kalbinin Hakk’a yönelmesi demektir. Erenlerin maksadı hâsıl eden, iş bitiren ve dileklerini yerine …

Daha fazlası »

Elmalılı Vȃhib-i Ümmȋ’nin Dȋvȃn’ında Müslümanın Dünyâ İle İmtihanı

Dünyâ imtihan yurdudur. Dünyâ nimetlerinin her biri insanoğlunun kullanımına sunulmuştur. Yeryüzünün halîfesi olarak görevlendirilen insanoğlu dünyâ nimetlerini yerli yerinde kullanmak üzere bu dünyâda imtihâna tâbi tutulmuştur. Bu çerçevede Müslüman dünyâ nimetlerinin kendisine emânet edildiğini bilir. Müslüman dünyâya yaklaşımı sömürmek için değil îmar maksadıyla olur. Dünyânın süsü ve saltanatı Müslümanı ne dâvâsından ne de varoluş gerçeğinden alıkoyar. İnsan bu dünyâda ya …

Daha fazlası »

Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Döneminde Tekkelerin Fonksiyonu

Selçuklu idâresinin dağıldığı, merkezi otoritenin hâkimiyetini kaybettiği, yerine beyliklerin kurulduğu bir dönemde her bir beylik teşkîlatlı güçlere ihtiyaç hissetmiştir. Bozulan cemiyet nizâmı ve sancılı dönem içerisinde buhranlara mâruz kalan ve yaşadıkları sıkıntılı atmosferden sancı duyan halk bu dönemde tekkelerin huzur atmosferine sığınmış, tekkelerin desteğini yanında hissetmiştir. Dönemin tasavvuf erbâbı tekkelerine kapanmak yerine toplumun her kesimine hitâb etmiş, cemiyet hayâtındaki farklı …

Daha fazlası »

Teveccüh Ölçütleri

Sȗfȋ gelenekte dervişin kemȃle ermesini sağlayan etkenlerin başında teveccüh gelmektedir. Nedir teveccüh? Teveccüh; mürşid-i kȃmille mürid arasında gerçekleşen irtibat, bağlantı ve yoğunlaşmış ilginin adıdır. Teveccüh yönelmek, dikkate koyulmak, konsantrasyonda bulunmak, mürşidle mürid arasında irtibat kurmaktır. Teveccüh ve murâkabe kavramları birlikte ele alınmış, Nakşbendiyye’de birbirinin yerine de kullanılır olmuştur.Asıl teveccüh kulun tüm benliğini Hakk’ın varlığına bağlı kılması, ihsan terbiyesini elde etmesidir. …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’nin Tapduk Emre’de Gördüğü Dost Yüzü

Yûnus Emre’yi yetiştiren, Yûnus Emre’nin kimlik dokusunu ören isim şeyhi Tapduk Emre’dir. Yûnus Emre’nin Tapduk Emre’yi bulması kolay olmamıştır. Halvet ve riyâzetlerini Tapduk Emre’nin dergȃhında geçirdi. Seyr u sülȗku sürekli ve ciddîydi. Dervişlik eğitimi oldukça ciddî, terbiyesi devamlı ve muhabbeti derindi. Tapduk Emre’nin dergȃhına her dâim odun taşırken dergȃha lâyık görmediği eğri odunlarla sembolik anlatımda bulunmaktadır. Odunların düzgünlüğü nefsinin ermişliğini …

Daha fazlası »

Ashâb-ı Kirâmın Âile Hassâsiyeti

Asr-ı saâdet toplumunun en önemli hassâsiyeti âile saâdetiydi. Peygamber Efendimiz ashâbını sâdece birey olarak değil âile ortamındaki sıcaklıkla da sarmalamış, âileyi cennet yuvası kılmış, âile içi ilişkileri düzenlemiş, âilevî sorumlulukları hatırlatmış, âile gemisinin fitne ve fesat kasırgalarına inat sâhil-i selâmete ulaşmasını sağlamıştır. Âile bireylerinin birbirine sadâkatini, birbiriyle ülfetini, birbirine kol kanat germesini, her türlü sıkıntıyı birlikte aşmalarını öğütlemiştir. Bu noktada …

Daha fazlası »

Hâlidiyyenin Tesir Halkası

Halidiyyenin en temel usulü sohbettir. Sohbet usulü Halidiyye kaynaklarında genellikle “Allah’a ulaştıran en kolay ve en etkili yol” olarak tanımlanmaktadır. Şeyhin sohbetine katılan derviş ilahi feyzin tesirine ermeyi hedeflemektedir. İlahi tecelli ve füyuzata mazhar olan bir mürşidin sohbetine iştirak karşılıklı hal transferinin sağlanmasına yol açmaktadır. Sohbet ortamında ahlâkî kemalat sağlanmakta, birebir eğitim gerçekleşmekte, gönül dili kullanılmakta, manevî işaretler elde edilmektedir. …

Daha fazlası »

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin İrşad Faaliyetleri

Mürşidinin yanında seyr u sülûkunu tamamlayan Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, şeyhi tarafından memleketine gönderilir. Şiraz, İsfehan ve Hemedân güzergâhında gerçekleşen dönüş yolculuğu boyunca uğradığı yerlerde tebliğ görevini gerçekleştirir. Süleymaniye’ye gelen Hâlid-i Bağdâdî bölge ulemâsı ve eşrâfı tarafından sevinç ve coşkuyla karşılanmıştır. Bağdat ve çevresindeki evliyâ kabirlerini ziyâret eden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, 1226/1811’de Bağdat’a gelerek Abdülkâdir Geylânî Zâviyesine yerleşmiştir. Yerleştiği bu zâviyede …

Daha fazlası »

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin İlmî ve Tasavvufî Gelişim Seyri

Şehrezûr’a bağlı Karadağ beldesinde 1192/1778 yılında dünyâya gelen Hâlid b. Hüseyin’in lakâbı Ziyâüddin ve nisbesi el-Bağdâdi’dir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî diye tanınır olmuştur. Vasiyetindeki “Vakfiyemi imâmımız Muhammed b. İdris eş-Şâfii’nin mezhebine göre vakfettim” şeklindeki ifâdelerden mezhebinin Şâfiî, öğrencisi ve mürîdi meşhur fakîh İbn Abidin’e “Ben Hz. Osman(ra) evlâdındanım” demesinden de Hz. Osman (ra) neslinden olduğu anlaşılmaktadır. Karadağ’da Câf aşîretinin Mikâili kabîlesinin …

Daha fazlası »