Anasayfa / Etiket arşivleri Prof. Dr. Ali Akpınar

Etiket arşivleri Prof. Dr. Ali Akpınar

Dosta Dost Olan Allah Dostları

El-Velî, Yüce Rabbimizin isimlerinden biridir. El-Velî; dostlarına yardım eden, yardım etmeyi seven, kullarının işlerini üstlenen, onları seven, onlara hep yakın olan, düşmanlarını kahreden demektir. Gerçek anlamda dost, yardımcı ve Mevlâ O’dur. Kur’ân’da Velî hem Yüce Allah, hem de kulları için kullanılmıştır. Ama Kur’ân’da Mevlâ, sâdece Yüce Allah için kullanılmıştır. Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin ise dostları …

Daha fazlası »

Kutlu Rasûlün İzinde!

Hemcinsleriyle bir arada yaşamak zorunda sosyal bir varlık olan insan, örnek alma ihtiyâcı olan bir varlıktır. Her insan başkalarını etkilediği gibi, başkalarından da etkilenir. Daha küçük yaşlarda çocuklar anne babaları başta olmak üzere büyüklerine özenirler ve onlar gibi olmaya çalışırlar. Onlar gibi yeme içme, onlar gibi giyinip kuşanma, onlar gibi konuşma, onlar gibi yürüme vb. Yaş ilerledikçe insanın olmak istediği …

Daha fazlası »

İzzetli ve Devletli Olmak İçin!

Hayat dîni İslâm’ı bir bütün olarak yaşamanın kazanımı hem dünyevîdir, hem de uhrevîdir. İslâm, kendisini doğru tanıyan ve hakkıyla yaşayanların dünyâlarını cennete çevirir, onları dünyâda azîz eder. Bazılarının sandığı gibi biz, Müslümanlığımızın semeresini yalnızca âhirette devşirmeyeceğiz. Bu din hem dünyâ hem âhiret dînidir. Bu yüzden biz, Peygamberimiz’in (sav) de çokça okuduğu bir Kur’ân duâsında, Ey Rabbimiz, bize dünyâda iyilik güzellikler …

Daha fazlası »

İnsanda Vatan Tutkusu ve Şühedâ Fışkıran Toprak

İnsan, genel olarak bir yerde yerleşik olarak yaşamayı kendisine ilke edinmiş bir varlıktır. Çünkü bu ona beslenme, barınma, tanışma başta olmak üzere pek çok alanda birtakım yaşama kolaylıkları sağlamıştır. İnsandaki bu tutku ‘vatan/yurt’ tutkusunu ve sevgisini doğurmuştur. Vatanından uzakta olmak, yolculuk, bir sıkıntı sebebi sayılmıştır. Târih boyunca yurdundan edilmek/sürgün insan için en büyük cezâ sayılmış, insanlar vatanlarından ayrı düşme yâhud …

Daha fazlası »

Fâtiha Sûresi’nde Birlik Vakti

Fâtiha sûresi, Mushaf tertibine göre Kitâbımızın ilk sûresidir. Bu sûre, iniş sırasında da bir bütün olarak inen ilk sûredir. Yâni Hayat Düstûrumuz bu sûre ile başlar. Bu sûrenin hem Mekke’de hem de Medîne’de iki kere indiği şeklinde de bir rivâyet vardır. Buna göre de müslümanın her dönemi Fâtiha sûresi ile kurulacak ve bu sûrenin ışığında şekillenecektir. Yüce Rabbimiz, bu sûre …

Daha fazlası »

İhsân Makâmı, Sûfî Makâmı

Tasavvufun temeli kabûl edilen ihsân, hadiste, Yüce Allâh’ı görüyormuş gibi O’na ibâdet ve kulluk etmek olarak tanımlanmıştır. Evet, biz O’nu göremesek de O bizleri görüyor. İşte bu bilinçle Yüce Allâh’a ibâdet ve kulluk etmenin adıdır ihsân. Bu makamda olanlar, tüm kulluk vazîfelerini bu şuurla yaparlar. Namazı, O’nun huzûrunda O’nu görüyormuş gibi kılmak… Zekâtı, O’nu görüyormuş gibi vermek… Orucu, O’nu görüyormuş …

Daha fazlası »

Namazı Ayağa Kaldırmak/Namazla Ayağa Kalkmak

Hayat düstûrumuz Kur’ân’da sallû/namaz kılın ifâdesinden çok ekîmü’s-salâh/namazı ikame edin emri yer alır. Namazı ikaame etme; namazı ayağa kaldırma, namazla ayağa kalkma anlamlarını öne çıkarır. Îman adamı, dînin temeli olan namazı vaktinde, Allah ve Rasûlü’nün belirlediği vakit ve şekilde, şuurlu bir şekilde edâ edecek ve namaz ibâdetini kulunu Rabbine yaklaştıran bir vâsıta, İslâm toplumunda görünen bir şiar, mü’minleri ötekilerden ayıran …

Daha fazlası »

Kur’ân Okumakla Emrolunduk!

Kitabımız, Yaratan Rabbinin adıyla Oku emriyle başlar. Bu emre, kadın erkek, büyük küçük her Müslüman muhataptır. Her mükellef mümin, yazılı metinden yahut ezbere Kur’ân’dan bir şeyler okumakla yükümlüdür. Zira Müslümanın onsuz olamayacağı namaz ibadetinin sahih olabilmesi için mutlaka Kur’ân’dan bir şeylerin okunması şarttır. Çünkü kıraat namazın rukünlerinden biridir. Namazda Kur’ân tercümesinin okunması ile bu rukün gerçeklemeyeceğine göre, her Müslüman mutlaka …

Daha fazlası »

İnsan Küçük Âlem

Yüce Rabbimiz, insan için ellerimle yarattım1 ve canımdan can kattım2 buyurarak onun yaratıklar içerisindeki yerini bildiriyor. Evet, insan Kâinâtın en donanımlı varlığıdır. Kâinatta her şey insan için yaratılmıştır, insan da Rabbi için yaratılmıştır. Yer gök ve içerisindeki tüm varlıklar, hattâ melekler bile insanın emrine âmâde kılınmıştır. Bütün bunlara karşılık insan da Rabbine kulluk/ibâdet için yaratılmıştır. Ben cinleri ve insanları ancak …

Daha fazlası »

Atamızın Cennet Hatırası: TESETTÜR

Örtünme anlamına gelen tesettür, dînin kadın erkek her müslümana emrettiği bir farzdır. Genelde tesettür deyince kadınlar ön plana çıkar ve yalnızca kadınların örtünmesi gereği üzerinde durulur. Oysa örtünme kadın erkek herkese farzdır. Evet, tesettürün sınırları konusunda kadın erkek arasında bazı farklar vardır. Ama erkekler de örtünmek zorundadır, onlar için de çıplaklık haramdır. Kur’ân-ı Kerîm’de giyinmenin insânî bir meziyet ve giyinme …

Daha fazlası »