Anasayfa / Etiket arşivleri Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (ks)

Etiket arşivleri Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (ks)

Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi

Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş Muhyiddîn-i Arâbi hazretlerinin “Muhâdaratü’l-Ebrar” ve “Müsâmerâtü’l-ahyâr” kitabında ve Hâmid-i İmâdi’nin “Dav’ul-Misbah fî tercemeti Seyyidinâ Ebi Ubeydeti’l-Cerrâh” nam kitabında yazıldığı üzere Hz. Ebû Bekir (ra) evvelâ Hz. Ömer Fârûk (ra) ile mahremâne müzâkere ve müşâvere ettikten sonra Hz. Ebû Ubeyde bin Cerrâh’ı (ra) çağırmış. Ebû Bekir ve Ömer birlikte otururken Ebû Ubeyde yanlarına girdikte Hz. Ebû …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi

Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş Kezâ Hz. Ebû Bekir: –“Hıyânet etmeyiniz, gadretmeyiniz, haddi tecâvüz etmeyiniz, kimsenin âzâsını kesmeyiniz, çocukları, ihtiyarları, kadınları öldürmeyiniz. Hurma ağaçlarını kesip yakmayınız, yemiş veren bir ağaca dokunmayınız. Deve, koyun, inek gibi hayvanları gıdâdan başka bir maksad için kesmeyiniz. Yolda manastırlara çekilmiş âdemlere rast geleceksiniz, onları kendi hallerine bırakınız.” dedi. Orduya Allâh’ın avn-i samedâniyyesiyle yürümesini emretmiş ve …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halife Seçilmesi

Halife Olarak Yaptığı İlk İş Hz. Ebû Bekir riyâset-i İslâmiye’yi deruhte etmekle pek müşkil ve mühim vazîfeleri yüklenmiş oldu. Bir tarafta sahte nübüvvet iddiasında bulunan müddeîler türemiş, ve diğer tarafta mürtedler, zekât münkirleri zuhur etmişti. Hz. Âişe, babasının deruhte ettiği vazifenin ağırlığını şöyle tasvir ediyor: – “Babamın karşılaştığı buhranlar dağlar başına inse idi onlar erirdi.” Hz. Ebû Bekir’in buhrandan, tehlikelerden …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halife Seçilmesi

Resûl-i Ekrem’in vefatından sonra Ensar, Sa’d bin Ubâde’yi reis tayin etmek üzere “Sakıyfe”de toplanmışlardı. Hz. Ömer’i daha Resûl-i Ekrem’in (sav) hânesinde iken çağırmışlardı. Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer, Hz. Ubeyde ile birlikte Sakıyfe’de ictimâ eden Ensar yanına vardılar. Hazrec kâbilesi, Sa’d bin Ubâde’yi tayin ile ona bey’at etmek istiyorlardı. Ensar hatibi: – “Biz ilâhi davanın yardımcıları Ensârız. Siz muhacirler …

Daha fazlası »

Peygamberimizin İrtihalinde

Hz. Ebû Bekir, Peygamber Efendimiz’in (sav)  cesed-i mübarekini gördükten sonra hücreden çıkarken kendini teessüre kaptırmadı. İslâmiyetin vücûda getirdiği inkılâbı yaşatmak ve yükseltmek ve vahdeti muhafaza etmek, İslâmiyetin ilga eylediği câhiliyeti tekrar diriltmemek, İslâmiyetin nefhettiği hayatı idâme ve inkişâf ettirmek gayesinde idi. Hz. Ebû Bekir de bu işin tam ehli idi. Hz. Ebû Bekir’in ilk vazifesi cemaat-i müsliminin galeyânını teskin etmekdi. …

Daha fazlası »

Peygamberimizin İrtihalinde

Fahr-i Âlem (sav) Efendimizin irtihâli üzerine zevcât-ı tâhirat ağlamağa başladılar. İrtihâl haberi süratle yayıldı. Hz. Ebû Bekir geldi, kimseye bir söz söylemeden Hz. Âişe’nin hücresine girdi. Resûl-i Ekrem’in yattığı yere doğru ilerledi, mübârek yüzünü açtı. Emr-i Hakk vuku bulmuştu. Ebû Bekir eğildi ve Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin mübarek alnını öptü, gözlerinden yaşlar boşandı. – “Sana her şey feda olsun! …

Daha fazlası »

Medîne Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Resûl-i Ekrem’in Vefâtında Sehl ibn-i Sa’d es-Sa’dî’den mervidir ki, Resûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem-: – “Yâ Ebâ Bekir, ben makâmınızda, mihrabda sebât ediniz diye emretmiş iken niçin sebât etmediniz de geri çekildiniz?” buyurmuştu da buna karşın Ebû Bekir Sıddîk dahi: – “Yâ Rasûlallah! Ebû Kuhafezâde’ye yakışıyor mu ki, Resûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem-‘e namazda tekaddüm etsin?” diye i’tizâr …

Daha fazlası »

Medîne Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Resûl-i Ekrem’in Vefâtında Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- hicretin onbirinci yılı Safer ayının 18-19. günü gece yarısı Cennetü’l-Bâkî’ye giderek orada medfûn bulunan sahâbileri ziyâret ile döndükten sonra mizâcında inhiraf hissetmişti. Beş gün sonra da hastalık kesb-i şiddet etmişti. Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- hasta olduğu günleri Hz. Âişe’nin yanında geçirmeyi arzu buyurmuş ve Âişe’nin hücresine giderken Hz. Ali …

Daha fazlası »

Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Veda Haccı’nda Hz. Ebû Bekir Ashâbım!.. Kimin yanında bir emanet varsa, sahibine versin! Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır. Ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız! Allâh’ın emriyle fâizcilik artık yasaktır. Cahiliyetten kalma bu çirken âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib’in oğlu amcam Abbas’ın fâizidir. Ashâbım!.. Câhiliyet devrindeki güdülen kan dâvâları da …

Daha fazlası »

Yaşasaydı…

Efendim, ümmet içinde vahdeti sağlayan biriydi. Çünkü iki husûsu çokça sorardı. Usûle riâyet ediliyor mu? İhvânın beynleri, arası nasıl? İçinde bulunduğu toplumu, Kur’ân ve Sünnet iklîmine çekerdi. İlâhî mesajı, Nebevî ahlâkı her tarafa yayardı. Mübârek gözlerini bu hizmette kaybetti. Gündüzleri kitapları araştırdı. Geceleri yazdı. Vücûd-ı saadetlerini Hakk Teâlâ yolunda eritti. Sohbetlerini kısa tutması gerekirken doktorlara göre, en az iki saat …

Daha fazlası »