Anasayfa / Etiket arşivleri İdris Kocabaş

Etiket arşivleri İdris Kocabaş

Tasavvufî Gelenekte Hizmet Anlayışı

“Bir topluluk içinde en büyük sevâbı, onlara hizmet eden alır.”1 Tasavvuf geleneğinde hizmet; nefsi eğiten ve nefsin olgunlaşmasına yönelik uygulanan bir seyr ü sülûk metodu olarak görülmektedir. Mahlûkâta hizmet etmeyi bir fazîlet olarak gören sûfîler, öteden beri hizmeti öncelemişler ve şahsî zikirlerini dahî hizmetten arta kalan zaman dilimlerinde yerine getirmişlerdir.2 Sufilerin hizmeti öncelemelerinde hiç şüphesiz Peygamberimiz’in (sav) hizmet etmenin fazîletlerini …

Daha fazlası »

Kur’ân’ın Anlaşılmasında Sünnetin Rolü

Sözlükte ‘izlenen yol, yöntem, örnek alınan uygulama, örf ve gelenek’ mânâlarındaki sünnet; fıkıh, fıkıh usûlü, hadis ve kelâm ilimlerinde farklılıklar göstermekle berâber bunların hepsi Resûl-i Ekrem’le (sav) ilişkili olma veya onun yolunu izleme noktasında birleşirler. Sünneti terim olarak, ‘Hz. Peygamber’in (sav) söz, fiil ve onaylarının ortak adı, şer‘î delillerin ikincisi’ olarak tanımlamamız mümkündür.1 Hz. Peygamber (sav) İslâm’ı insanlara anlatan ve …

Daha fazlası »

Vefâtının 30. Yıldönümünde Yahyalılı Hacı Hasan Efendi (ks) ve Kardeşlik Çağrısı

Hayâtı boyunca insanlığın kurtuluşuna vesîle olmayı şiâr edinen Yahyalılı Hacı Hasan Efendi, 1914 yılında Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde dünyâya gelmiştir. Daha çocuk yaştayken emsâllerinden çok farklı bir ruh dünyâsına sâhip olduğunu hal ve hareketleriyle ortaya koyan Hacı Hasan Efendi, eğitim ve öğretimini -aynı zamanda bir müderris olan- babası Şeyh Mustafa Hulusi Efendi’den (ks) (v.1355/1936) almıştır. Anne ve baba tarafından soyunun Hz. …

Daha fazlası »

Eğitimde Tasavvufî Anlayış ve Tasavvufun Günümüz Eğitim-Öğretimine Katkıları

Tasavvuf Nedir? Günümüz eğitim-öğretimine katkısının ne olabileceğini tespit edebilmek için öncelikle tasavvufun ve mâhiyetinin ne olduğunu ortaya koymak gerekir. Tasavvuf nazarî ve aklî bir ilim olmayıp tecrübî bir ilim olduğu için târifleri de pek çoktur. Çünkü her mutasavvıf tasavvufu, yaşadığı mânevî tecrübelere ve bulunduğu mânevî makamlara göre tanımlamaktadır. Bu târiflerin sayısını bine kadar çıkaranlar hattâ ‘Sûfîlerin sayısıncadır’ diyenler vardır.1 Ancak …

Daha fazlası »

15 Temmuz: Bir Milletin Kıyâmı

Müslüman olduğu günden beri omuzlarına ağır bir sorumluluk almış olan Türk Milleti, târih boyunca birçok zorlu imtihanlarla karşı karşıya kalmıştır. Varoluşunu âdetâ din, vatan ve mukaddesâtın korunması yoluna adamış bir millet olarak, zaferden zafere koşmuştur. Yapılan fetihlerdeki en birincil amaç olarak Allâh’ın rızâsını kazanmayı hedefleyen bu millet, din, vatan, nâmus vb. değerlerin korunması mevzubahis olduğunda destan yazmayı son derece iyi …

Daha fazlası »

Sûfîlerin Gözünden Doğaya Bakış

Kâinâtın yaratıcısı olan Allah (cc) kâinatta hiçbir şeyi boş ve anlamsız yaratmamıştır. Yaratılan her şeyin bir anlamı ve bir gâyesi bulunmaktadır. İnsan bu gâyenin kimi zaman farkındadır ama çoğu zaman boş bakışlarla etrâfını süzmektedir. Çevresinde meydana gelen her bir olaya kayıtsız kalmaması yönünde birçok telkine muhatap olmaktadır. Aklını kullanmanın ve kâinâtın yaratılışı husûsunda tefekkürle hemhâl olmanın fazîletinden dem vurulur insana. …

Daha fazlası »

İslâm’da Kabir ve Türbe Ziyâreti

İslâm’ın en temel konusu hiç şüphesiz tevhiddir. Tevhid ise; Allâh’ı (cc) zâtında ve sıfatlarında ‘bir’ bilmek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaktır. Allâh’a (cc) gösterilmesi gereken saygıyı, sevgiyi başka hiçbir mahlûkâta göstermemektir. Allâh’ı (cc) ulûhiyyet ve rubûbiyyet açısından eşsiz bilmek ve bunun gereklerini yerine getirmek İslâm’ın en hassas davrandığı konudur. Hâl böyle olunca tevhîde ters düşebilecek ya da tevhîdî çizgiden …

Daha fazlası »

Modaya Göre Değil İslâm’a Göre Giyinmenin Adı: TESETTÜR

Çevremize şöyle bir göz attığımızda hemen hemen herşeyin kendine göre bir dış örtüsü vardır. Bitkilerden tutun da hayvanlara kadar her bir mahlûkatın kendi yaratılışlarına uygun setredicileri vardır. Ağaçları ve meyveleri çepeçevre saran kabukları âdetâ onları hayata bağlayan zırh gibidir. Ağacın gövdesindeki kabuk soyulunca ağacın kuruduğuna şâhit olurken; meyvelerin kabuğunun soyulmasıyla, meyvelerin çürümesinin hızlandığını görürüz. Verdiğimiz bu örnekleri çoğaltmamız mümkün olmakla …

Daha fazlası »

Ümmetin Kanayan Yarası: KUDÜS

Yeryüzünün en önemli üç mukaddes beldesi vardır: Mekke, Medîne ve Kudüs. İbâdet maksadıyla ziyârete gidilebilecek üç mescid de bu beldelerde bulunmaktadır. Mescid-i Haram, Mescid-i Nebî ve Mescid-i Aksa. Allah Resûlü’nün: “(İbâdet maksadıyla) Yolculuk ancak şu üç mescidden birisi için olur: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebî ve Mescid-i Aksa.”1 ifâdesinden de anlaşılacağı üzere en fazîletli mekânlar bunlardır. Efendimiz (sav), ümmetini bu mescidleri ziyârete …

Daha fazlası »

Namazın Bel Kemiği: Ta’dîl-i Erkân

Kur’ân-ı Kerîm’de Allah (cc) seksenden fazla âyette namaz kılmamızı emretmektedir. Bu tekrarlardan namazın ne kadar önemli bir ibâdet olduğunu anlamamız mümkündür. Oysaki Kur’ân’da tek bir âyette namazın emredilmiş olması bile namazın farz olması için yeterlidir. Ancak, Allah (cc) müminlerin namaz konusunda ne denli hassas davranmaları gerektiğinin vurgusunu yapmaktadır. Madem ki namaz dinde bu kadar önemli bir yere sâhip o zaman …

Daha fazlası »