Anasayfa / Etiket arşivleri Hasan Hafif

Etiket arşivleri Hasan Hafif

Editör (Kasım 2017)

“Eğitimde Kalite”yi Nasıl Yakalayabiliriz? “Safa Vakfı’nın kadim, yıllar öncesi başlattığı “Didar Medreseleri” yurt genelinde eğitim vermektedir. Didar Medrese Eğitimi, itikadda İmam Maturidi (rh.a), amelde İmam Âzam (rh.a), ibâdette takvâ cihetini esas alan “ihsan” mektebinin öğrencilerini, ahlâk-ı hamîde (güzel ahlâk) ile yetiştirmeyi hedeflemiştir.” Kıymetli Takipçilerimiz, “Eğitim, hayâtın her alanında gerek örgün gerekse de yaygın olarak varlığını devâm ettirmesi gereken bir olgudur. Bu yönüyle eğitimin insana …

Daha fazlası »

Editör’den

“İslâm’ın hâkimiyeti, nefis terbiyesinden geçer.” Alemdar Saygıdeğer Okurlarımız, İslâm, insanlık için vazgeçilmez değerler olan inanç, ibâdet, muamelat ve ahlâk gibi temel prensipleri sosyal hayatın gereği olarak kabul eden ekmel ve evrensel bir dindir. Nitekim Cenâb-ı Hak da kullarına en uygun din olarak İslâm’ı seçtiğini beyan etmiştir: “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı …

Daha fazlası »

Editör’den

  Ey îmân edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez. (Maide, 51.)   Kıymetli Okurlarımız, Temmuz 2017 sayımızda ülkemiz ve dünya gündemine dair meseleleri irdeledik. Dünya gündemini bir süredir meşgul eden, bizleri de çok yakından ilgilendiren “Katar Krizi”nin arka planında neler yatmakta, hangi …

Daha fazlası »

Editör’den

“Asıl mültecî, yurt yuva bulamayan bâtıl zihniyettir. Allah Teâlâ’nın zikrinden Kur’ân’dan ayrılmakla sıkıntılı bir hayat yaşarlar dünyâda Tâhâ sûresinin 124. âyetinde belirtildiği üzere. Âhirette ise azab ve ikab, cezâ içindedirler.” Alemdar Değerli Okurlarımız, Mülteci; ülkesinde ırk, din, sosyal konum, siyasal düşünce ya da ulusal kimliği nedeniyle kendisini baskı altında hissederek kendi devletine olan güvenini kaybeden, kendi devletinin ona tarafsız davranmayacağını …

Daha fazlası »

Editör’den

“Yûnus Emre, İslâm’ın bütün esaslarını takvâ boyutunda yaşamanın adıdır. Elli dört farzın en önemli maddelerinden biri olan cihâdın en güzel târifidir. “Küçük cihaddan büyük cihâda döndük” buyuran Aleyhissalât-ü Vesselâm Efendimiz’in kastettiği nefisle cihâdı onda görürüz. Gönlünün kilidi Tapduk Emre’de olan Yûnus, nefse diz çöktürmeyi başarmıştır.” Alemdar  Kıymetli Okurlarımız, Yûnus Emre(ks), dünya kültür ve medeniyet tarihinde bir merhale olmuştur. Kültürümüzün en …

Daha fazlası »

Editör’den

İlâhî dâvetler zamânın iletişim vâsıtalarıyla duyuruluyordu insanlığa. Efendimiz (sav) elçilerle krallara mektup yazıyordu. Habeşistan kralı Necaşi’ye, Bizans hükümdârı Heraklius’a, Kisra’ya, Kıptilerin kralı Mukavkıs’a vs. Dîn-i Mübîn-i İslâm’ın güç bulması için ülke ve etraf kabilelere dâvetçiler gönderiyordu Nebiyy-i Ekrem (sav) Efendimiz. Alemdar Saygıdeğer Okurlarımız İletişim, iletilen bilginin hem gönderici hem de alıcı tarafından anlaşıldığı ortamda bilginin bir göndericiden bir alıcıya aktarılma sürecidir. …

Daha fazlası »

Editör’den

Yol, ehl-i sünnet vel cemaat yoludur. İslâm fıkhının temellerini oluşturan şu hadîs-i şeriftir hayat yolu: “Herhangi bir söz Resûlüllâh’a (sav) uymazsa reddolunur.” Kur’ân-ı Kerîm’de Âl-i İmrân sûresi 85. âyetinde “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa bilsin ki kabûl edilmeyecektir ve o âhirette hüsrâna uğrayanlardan olacaktır.” Alemdar  Sevgili Okurlarımız, İnsanlık, ruh ikliminin kışa döndüğü bir çağı yaşıyor. Bu ortamda Yenidünya Dergimiz 24 yıldan beri gönülleri ısıtmaya çalışan bir …

Daha fazlası »

Editör’den

“Kıyam düzgün olursa, cemiyet yaşar asr-ı saâdet hayâtını.” Alemdar Saygıdeğer Okurlarımız,  Kıyam; “Ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma, Namazda ayakta durma, Ayağa kalkma, ayakta durma, Bir işe girişme, kalkışma, teşebbüs etme, Ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme” gibi anlamlara gelir… Kıyam yüklenilen sorumluluğun gerektirdiği bir duruşu ifâde eder. Dimdik bir duruş. Ruh, kalp ve bedenle tavizsiz bir duruş. Dünyânın bütün güzellikleri ayaklarına …

Daha fazlası »

Editör’den

Alçakgönüllü olmak, sahip olunan imkânlar, iyilik ve güzellikler karşısında gurura kapılmamaktır. alçakgönüllü olmaya “tevâzu”, bunu benmseyip davranış haline getiren kimseye de “mütevazı” kimse denir. İnsanların alçakgönüllü olması için ilk önce kendini bilmesi gerekir. Yani kâinat içindeki yeri nedir? Bu dünyaya neden geldi? Sonra ne olacak? gibi soruların cevaplarını bilmeli ve buna göre hareket etmelidir. İnsanların aile içinde aldığı eğitimden, okulda …

Daha fazlası »

Editör’den

“Kâfirler küfür, münâfıklar nifak, âsîler isyan ateşinde yanar. Mü’minler îmân, müttakîler takvâ, mukarrebun zümre Hakk’a kurbet/yakınlık nûruyla aydınlanırlar.” Alemdar Değerli Okurlarımız, Allah’ın azabının şiddeti, ayet ve hadislerde tekrarla nazara verilmiş ve bunun “ateş”le olacağı ifade edilmiştir. Mesela: “Onlar ateşe karşı ne de sabırlıdırlar!” (Bakara, 175.) “Öyle bir ateşten sakının ki, onun yakıtı insanlarla taştır.” (Bakara, 24.) buyrulmuştur. Öyleyse, dünya ateşini, Cenâb-ı Hakk, …

Daha fazlası »