Anasayfa / Etiket arşivleri Doç. Dr. Halil İbrahim KUTLAY

Etiket arşivleri Doç. Dr. Halil İbrahim KUTLAY

İlim Yolculuğu 

 “Kim ilim öğrenme arzusuyla bir yola girerse, Allah (cc) bu sebeple ona Cennet’e giden yolu kolaylaştırır.”1   “Yolculuk” bize yabancı, garip bir kelime değil. Bu dünyâda hepimiz yolcuyuz. Hayâtımız ruhlar âlemiyle başlayan, dünyâ hayâtıyla devâm eden ve kabir hayâtı sonrasında âhiret hayâtıyla sonsuzluğa uzanan bir yolculuktan ibâret değil mi?   Yolculuk. Eski ifâde ile Seferîlik… Her zaman ve zeminde geçerliliğini koruyan İslâm, yolculuğa önem ve yer vermiş, yolculukta ibâdet konusunda bâzı kolaylıklar göstermiş, hayâtın ayrılmaz parçası olan yolculukla ilgili fıkhî hükümler ve tavsiyeler, hadis ve fıkıh …

Daha fazlası »

Îman ve Hayat

 “Kim İslâm yolunda güzel bir çığır açarsa onun ecrini ve o yolda yürüyenlerin ecrini alır. Fakat onların ecrinden de hiçbir şey eksiltilmez. Kim de kötü bir çığır açarsa onun günâhını ve o yolda yürüyenlerin günâhını alır. Fakat onların günahlarından hiçbir şey eksiltilmez.”1 Îman ve Amel Îman, kuru temennîler ve süslü konuşmalardan ibâret basit bir kabûl olmayıp kalpte kökleşen ve amelle …

Daha fazlası »

İslâm’ın Ana İlkesi, Hakkı Hayâta Hâkim Kılmaktır

  “Cihâdın en fazîletlisi, haksızlık yapan yöneticiye karşı hakkı söylemektir.”1  İslâm; sevgi, şefkat, merhamet, hoşgörü, hürmet, adâlet, hürriyet, barış, huzur, kardeşlik, ilim, irfan, güzel ahlâk gibi mânevî değerlerin yüceltildiği; kula kulluk yerine Allâh’a kulluğun, karşılıklı sevgi ve saygının hâkim olduğu nezih bir toplum modelini öngörmektedir. Eşsiz bir medeniyet projesi sunan İslâm’ın bu üstün Rahmet Toplumu’nu kurmadaki ana gâyesi; insanlığın dünyâ …

Daha fazlası »

Mânevî Diriliş

  Madde âleminde ve fizik dünyâda her an yeniden diriliş, sürekli yenilenme ve değişim yaşanmakta, aynı fıtrî kanun gereği olarak ölümden sonra da insanlığın yeniden dirileceği gerçeği güneş gibi açık bir şekilde görülmektedir. Akıl ve mantıkla çelişmeyen ama inançsızların kabûl etmedikleri ya da kabûl etmek istemedikleri bu gerçek, Kur’ân’da defalarca dile getirilmekte; Kur’ân ve Sünnet’te Allâh’a îman, âhiret gününe îmanla …

Daha fazlası »

Ahlâkî, Hukûkî ve Mânevî Bir Değer: ADÂLET

  “Verdikleri hükümlerde, âilelerinde ve halkının yönetiminde adâletle davrananlar, –kıyâmet gününde- Allah nezdinde arşın sağında nurdan minberler üzerindedirler.” (Müslim, İmare 18 No: 1827; Nesaî, Kudat 1 No: 5379; Ahmed b. Hanbel, Müsned:2/160) ADÂLET, MÂNEVî DEĞERLERİN TEMİNÂTIDIR Sevgi, şefkat, barış, hoşgörü, eşitlik, hakkaaniyet, hürriyet, karşılıklı saygı, emek ve alın teri, ırz ve nâmusun korunması, sorumluluk duygusu, mülkiyet hakkı gibi insânî değerleri …

Daha fazlası »

Sünnet’in Aydınlığına Muhtâcız

“Size iki şey bıraktım. Bu iki şeye sımsıkı sarıldığınız müddetçe aslâ sapıklığa düşmezsiniz. Bu iki şey: – Allâh’ın Kitâbı (Kur’ân-ı Kerîm) – Pergamberi’nin Sünneti’dir.1 Sünnet İslâm Hukûku’nun İkinci Temel Kaynağıdır Allâh’ın Kitâbı Kur’ân’ın; Sevgili Peygamberimiz (sav) tarafından yapılan canlı, dinamik, eşsiz yorumu anlamındaki “Sünnet”, İslâm Hukûku’nun ikinci temel kaynağıdır. Sünnet, Peygamberimiz’in (sav) mübârek sözleri, örnek davranışları ve üstün ahlâkıyla muazzez …

Daha fazlası »