Etiket arşivleri Dergi

Kaleme Hürmet / Ümmügülsüm Sevim Gencer

“Hüsn-i hat fakîre mal, zengine cemâl, ekâbire kemâldir.” Hz. Ali (kv) Asırlara meydan okuyarak güzelliğini muhâfaza eden kadîm şehirlerimiz, medeniyetimizin dilini okuyabileceğimiz, Türk sanat dehâsını her zerresiyle gözler önüne seren eserler ile donatılmıştır. Zevkle ve ibâdet şuuruyla halka hizmeti düstûr edinen dedelerimiz; câmi, çeşme, sebil, han, hamam ve medreselere millî bir ifâde katarak onları âbideleşmiş birer sanat eserine çevirmişlerdir. Topkapı …

Daha fazlası »

Tasavvuf Erbâbının Yeniden Doğuş Sanatı / Prof. Dr. Kadir Özköse

Hayat bir su misâli akıp gitmektedir. Herşey kendi yörüngesinde hareket etmekte, herkes kaderinin seyrine katılmaktadır. Bâkî olan sâdece Hz. Allah’tır (cc). Herşey fânîdir, herkes bir gün mutlaka ölümü tadacaktır. Ölmeden önce ölme deneyimini gerçekleştirebilmek, hesâba çekilmeden önce kendi nefsimizi hesâba çekebilmek mecbûriyetindeyiz. Her gün yeniden doğmak, her güne yeniden sâfiyetle başlamak mecbûriyetindeyiz. Durağan suların bile kokuştuğu tabiat ortamında insanın atâlete …

Daha fazlası »

Diriliş Tatbîkatıyla Diriliş Gününe Hazırlanmak / Prof. Dr. Ali Akpınar

Uyku nîmettir, uyanıklık ise nîmetlerin en büyüğüdür. Size geceyi örtü, uykuyu rahatlık kılan, gündüzü çalışma zamanı yapan Allah’tır.1 Biz, uykunuzu dinlenme vakti kıldık. Geceyi bir örtü yaptık. Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık.2 Uyku, karanlıktır; uyanma ise aydınlıktır. Uyku, ışığa gözleri yummak; uyanma ise aydınlığa gözlerini açmaktır. Âhirete göre, dünyâ hayâtı da uyku mesâbesindedir. Zîrâ şu geçici dünyâ hayâtı, rüyâ yâhud …

Daha fazlası »

Haliç Yıkımından Kıl Payı Kurtulan Mâbed: Yûsuf Şücâeddin Anbârî Câmi-i Şerîfi / Nidayi Sevim

Eyüp Sultan’dan Eminönü istikametine giderken veyâhut Eminönü istikametinden Eyüp Sultan’a gelirken gördüğümüz, Balat civârında, sâhile yakın bir konumda, iki yanından yol geçen bir câmi bulunur. Şâyet bu güzergâhtan geçtiyseniz zannediyorum sizlerin de dikkatini çekmiştir. İlk bakışta târihî hiçbir özelliği görünmeyen, mahallesi ile irtibâtı kesilmiş, iki yolun ortasında üçgen bir ada gibi yapayalnız duran bu mâbedin geçmişini öteden beri merâk etmişimdir. …

Daha fazlası »

Sultân’ül-Evliyâ, Vâris’ül-Enbiyâ Seyyid Ahmed er-Rufâî / Mustafa Özçelik

Türk şiirinin en büyük şâiri kabûl edilen Yûnus Emre, sûfî bir şâirdir. Böyle bir inanışa mensup biri olarak onun kimini okuduğu, şiirlerinde adlarından söz ettiği, kimiyle aynı asırda yaşadığı pek çok sûfî dostu vardır. Bunlara, vefâtından sonra onun yolunda şiirler söyleyen, onun şiirinden etkilenen, ona nazîreler yapan, şiirlerini şerh eden pek çok şâir ismi de ekleyebiliriz. Bu isimleri “Yûnus’tan öncekiler”, …

Daha fazlası »

İcâbetle Diriliş / Mahmut Eyüpoğlu

Her şeyi yoktan var eden, hayat veren Allah’tır. “Ölümü de hayâtı da yaratan odur.”1 Bu gerçeği İbrâhîm (as) Nemrut’a şöyle haykırmıştı: “Benim Rabbim diriltir, öldürür.”2 “Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca O’nundur. Diriltir, öldürür. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.”3 Her şeye hâkim olan odur. Dilediğini dilediği şekilde yaratır. Hayat verir. Şekil verir. Rızık verir. Yedirir. İçirir. Öldürür. “Her şeyiyle sâhip …

Daha fazlası »

Zaman Bilinciyle Zamâna Değer Katmak / İdris Kocabaş

Zamânın hızla akıp gidiyor olması insanı gaflete düşmeden içinde bulunduğu ânı en güzel şekilde değerlendirmeye sevk etmelidir. Kıymetine paha biçilemeyecek kadar değerli bir nîmet olan zaman, çift yönlü kılıç gibidir. Zaman, hakkını verene yoldaş, gaflete düşene pişmanlıktan başka nedir ki? Dünyâ ve âhiret bağlamında zaman mefhumuna bakacak olursak dünyâda sınırlı ama âhirette sınırsızdır. Sınırlı olarak bize verilmiş bu değeri yaşantımızla …

Daha fazlası »

Dil Edebi / Alemdar

Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hakk sözden kelâmdan, kalemden satırdan, beyandan, “mantıkuttayr”dan bahis buyurur. Bu vâsıtalarla hakkı duyurur. Ehlüllâhı “nidâen hafiyye”1, ilham ve vâridatla doyurur. Kalbten kalbe giden yolla, Zât’ına ulaşan kanalla, gönülle, hablül verîd olan damar ile iletişim kurar. Habîb’ini bezm-i hâsa, mi’râca dâvetle bin bir kelâmı kılar. “Ordan gelir söz bizdedir Arada tercümandır bu” beytiyle vesîleyi vurgular. Zâhirde çığlık gönülde …

Daha fazlası »

Maraz-ı Kalb / Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu (ks)

Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle Hazretleri cânibinden Rasûl-i Ekrem -sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz’in tebliğ eylediği ahkâmın cümlesi âşikâre, bedîhî olup hiç fikr ü delîle muhtaç değildir. Kalbi emrâz-ı mâneviyyeden sâlim ve fikri sakîm düşüncelerden selâmette olanlar nazarında hiçbir fikir ve delîle muhtâç değillerdir. Ancak nazar, fikir illetinin vücûdu ve âfetin sübûtu hâlinde şübhe ve tereddüd ve îtiraz vardır. …

Daha fazlası »

Medeniyetin İnce Çizgisi: Hat Sanatı / Ümmügülsüm Sevim Gencer

 Sen çalış, sîneye sığmaz deme, âsâr-ı ulûm,  Bir küçük âyinede aks-ı semâ zâhir olur.  Mehmed Akif Ersoy Altından çizgiler koyu yeşil zemin üzerinde nazlı nazlı ve âhenk içinde dans ediyor sanki sınırları yokmuş gibi… Ihlamur ağacından kasnağını aşıp ilâhî bir vecd ile Ayasofya kubbesini dört dönecekmiş gibi… Lafzatullâh’ı, muazzam terkîbi ile bütün dünyâya haykıracakmış gibi… Nizâmı, endâzesi, noktalama hesaplarıyla kusursuz, …

Daha fazlası »