Etiket arşivleri Dergi

Sultânu’l-Ârifîn Hacı Bektâş-ı Velî / Mustafa Özçelik

Yûnus Emre’nin sûfî dost çevresi içinde Hacı Bektâş-ı Velî’nin husûsî bir yeri vardır. Zîrâ Hacı Bektâş-ı Velî bilinmeden Yûnus’un hikâyesi anlaşılamaz. Yine onu tanımadan Anadolu’daki hiçbir sûfî oluşumu ve şahsiyeti tanımak da mümkün olmaz. Bu yüzden önce Hacı Bektâş-ı Velî kimdir ona bakalım.  Hacı Bektâş-ı Velî, 1207’de Horasan’ın merkezi Nişabur’da doğar. Nişabur’da medrese eğitimi görür. Ahmet Yesevî’nin halîfelerinden Lokman Perende …

Daha fazlası »

Peygamber Efendimizin (sav) Dilinden Yöneticilerin Sorumlulukları / Mahmut Eyüpoğlu

Allah (cc) bütün mahlûkâtı farklı farklı yaratmıştır. Bu anlamda hiçbir yaratık başka birine benzemez. Bu da Rabbimizin kudretinin, büyüklüğünün en büyük delillerindendir. Bu farklılık fizikî olduğu gibi kābiliyet, huy ve mizâcı da içine alır. Bu farklılığı insanı baz alarak ele aldığımız zaman hiçbir insanın başka bir insana benzemediğini ve ona eşit olmadığını görmekteyiz. Rabbimiz bunu Rûm sûresinde fizikî yönden: “O’nun delillerinden …

Daha fazlası »

Vefâtının 55. Yılında Gençlerle Başbaşa’nın Yazarı Başgil’in Başına Gelenler / Prof. Dr. Mustafa Kara

İstanbul İmam Hatip Okulu’nun 1960’lı yıllarda yaşattığı güzel bir geleneği vardı. Hocalardan veya büyük şahsiyetlerden biri vefât ettiği zaman bir öğretmenin rehberliğinde bir grup öğrenci cenâze namazına katılır, defin merâsiminden sonra okula dönülürdü. Bu öğretmen bâzan Adil Teymur, Emin Işık, Müzekkâ Gürbüz, bâzan Bekir Topaloğlu, Hayreddin Karaman, Muhammed Eroğlu bâzan da Tayyar Altıkulaç, Saim Yeprem, Yahya Kutluoğlu… olurdu. Lise birinci …

Daha fazlası »

Tefsirlerde Yaşanmış Hikâyelerle Verilen Mesajlar / Prof. Dr. Ali Akpınar

Kur’ân’ın Kıssa Anlatım Metodu Kıssa kelimesi bir kimsenin izini sürüp ardınca tâkip edip gitmek, bir kimseye bir haber veya sözü beyân edip bildirmek anlamlarına gelir.1 Kur’ân, gerçek hayatta yaşanmış kıssaları kendine has özgün üslûbuyla sunarak geçmişi hatırlatmakta, iyilerin kıssalarıyla insanları onlar gibi olmaya özendirmekte, kötülerin kıssalarıyla da benzer yanlışlara düşmemelerini sağlamayı hedeflemektedir. Kur’ân’ın kıssaları ibret nazarıyla derin düşünce ile okunmalıdır. Zîrâ anlatılanlar, bilgilenmekten …

Daha fazlası »

Menkabelerin Anlam Örgüsü / Prof. Dr. Kadir Özköse

İslâm kültüründe hayâtı ve saygınlığı ile ilgi ve hürmet uyandıran kimi seçkin şahsiyetler, târihî kimliklerinden çok mânevî yönleri ile ön plana çıkmaya başlamışlardır. Hayran kalınan bu şahsiyetler hakkında târihi verilerden ziyâde; dillerde dolaşan rivâyetler, söylemler, hâtıralar, anlatılar, kimi yakıştırma ve yorumlar kitleler nezdinde kabûl görmeye başlamıştır. Yûnus Emre, Mevlânâ, Şems-i Tebrizî ve Nasreddin Hoca gibi isimlere dâir anlatılar, algılar ve …

Daha fazlası »

İnsan Eğitimine Menkıbelerin Katkısı / İdris Kocabaş

Eğitim insan hayâtının en önemli unsurlarındandır. Yaratılmış diğer varlıklar arasından seçilmiş, yeryüzünde halîfe1olmaya namzet olmuş bir varlığın gelişigüzel bir hayat sürmesi düşünülemez. Üstlenmiş olduğu misyonu en güzel şekilde îfâ etmesi hiç şüphesiz kendini ilmî, fikrî vb. yönden geliştirmesine ve tecrübelerini artırmasına bağlıdır. Bu açıdan sürekli gelişime müsâit bir şekilde yaratılan insanın yaratılış amacına uygun hayat sürebilmesi için eğitim son derece …

Daha fazlası »

Yûnus’un Aşk Sultânı Tapduk Emre / Mustafa Özçelik

“Rûm’da (Anadolu’da) meşhurlardan biri de Yûnus Emre olup kendisi Tapduk Emre’nin mürîdidir.” Lâmiî Çelebi Yûnus Emre’nin sûfî çevresindeki en önemli isim, hiç kuşkusuz Tapduk Emre’dir. Zîrâ Tapduk Emre, Yûnus’u Yûnus yapan mürşiddir. Peki kimdir Tapduk Emre? O da aslında en seçkin dervişi Yûnus Emre gibi hayâtı büyük ölçüde meçhul bir şahsiyettir. Hakkında bilinenler ise şu şekilde özetlenebilir: Tapduk Emre, 13. …

Daha fazlası »

Editör’den… / Hasan Taha Dinç

Menkıbeler Bize Ne Söyler? Nesilden nesile kültür aktarımında önemli bir yere sâhip olan menkıbeler yavaş yavaş unutuldu. Bu şekilde başıboş bırakılan gençlik, ilk eğitim kurumu olan âile eğitiminden yoksun, vefâ, sadâkat, arkadaşlık ve samîmiyet bağlarından bîhaber yetişmektedir. Ecdâdımızın menkıbeleri genç neslin önünde yol gösterici bir ışık gibi onları aydınlatmalıdır. Teknoloji ağına kapılıp, geçmişini düşünmeyip, batılı bir tarzda yaşamayı örnek alan …

Daha fazlası »

Yeniden Doğuş / Alemdar

Cesedi kefeni şöyle dursun tabutuna dokunuş bile tâze hayat bahşediyor insana. Kabre konup telkin verilirken bile iki güzeli hayrette bırakıyor. Cismi mezarda rûhu müşâhedede olan velî ve telkin ânında bulunan Necmeddîn-i Irakî Hazretleri. Hazrette sessizce bir tebessüm, dilinden dökülen kelâm şu: “Ölü diriye telkin veriyor.” “Bizi âşıkların sadrında arayın, kabrimizde değil.” “Bizim ölümümüz ebedî düğün, bayram günüdür.” der Mevlânâ. Hülefâsı …

Daha fazlası »

Maraz-ı Kalb – 2 / Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu

Ahkâm-ı şer’iyyenin edâsında, a’zâ ve cevârihin zâ’fı hâlinde o amelin îfâsında güçlüğü müstelzim olduğu gibi noksan îmân ve maraz-ı bâtın sebebiyle de ahkâm-ı şer’iyye onun hakkında adem-i yüsr’ü mûcibtir. Halbuki tekâlif-i şer’iyyenin cümlesinde yüsr ve sühûlet vardır. “Allah size kolaylık diler, size güçlük istemez.” (Bakara, 185.) “Allah (ağır teklifleri) sizden hafifletmek ister. (Zâten) insan da zayıf yaratılmıştır.” (Nisâ, 28.) Âyet-i …

Daha fazlası »