Anasayfa / Etiket arşivleri Ali Ramazan Dinç Efendi

Etiket arşivleri Ali Ramazan Dinç Efendi

Huzur Ehli

“Sevdim seni ma’bûduma cânansın Efendim Bir ben değil âlem sana hayrandır Efendim Evlâd-ı ıyâli alarak ravzana geldim Ahlâkını meth eyleyen Kur’ân’dır Efendim Kurbânın olam Şâh-ı Rusûl kovma kapından Dîdârına müştâk olan Subhân’dır Efendim Mahşerde Nebîler bile senden meded ister Gül yüzlü melekler sana hayrandır Efendim” Ali Ulvi Kurucu üstâzımızın bu sözleriyle akşam sabah yatan âşıkları görürdüm üstâzımızın huzûrunda. Onlardan biri …

Daha fazlası »

Yunus’un (ks) Gözüyle

Yûnus Emre’den bahsetmek için Yûnus’ça konuşmak lâzım. Deli gönül ve çağlayan su olmak gerek. “Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın? Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın?” Yûnus Emre, İslâm’ın bütün esaslarını takvâ boyutunda yaşamanın adıdır. Elli dört farzın en önemli maddelerinden biri olan cihâdın en güzel târifidir. “Küçük cihaddan büyük cihâda döndük” buyuran Aleyhissalât-ü Vesselâm Efendimiz’in kastettiği …

Daha fazlası »

Tıb’da Devrim 

Herhangi bir söz Resûlullâh’a (sav) uymazsa reddolunur. Yahya b. Muaz (ks) “insanlar maddî hastalıklarından dolayı perhiz yaparlar da, mânevî hastalıkları için yapmazlar” buyurur. Yûnus Sûresi’nin elli yedi ve elli sekizinci âyet-i celîle’sinin tefsirinde, Konevi (ra) şifâ kelimesinin kalbdeki fenâ huyların telafisi olarak izah eder. Tıb ilmi ile tasavvufun hayli münâsebeti vardır. “İlim iki kısımdır. Biri din ilmi, diğeri tıb ilmidir.” …

Daha fazlası »

Vatan

Vatan; yüz ölçümü, sınırları, doğası tabiatı, geçimi, ekonomik ve sosyal yapısı belirlenen mekândır. Maddî yönleriyle belirlenen ikamet yeridir. Bu cismimiz için geçerlidir. Rûhumuz için vatan neresidir? Hicr sûresinin 29. âyetine göre, “rûhumuzdan ruh üfledik” buyuruluyor. Ruh arşdan ana karnına, oradan da yeryüzüne inmiştir. Sûfîler buna “hubüt gavsi” derler. İniş mânâsındadır. Rûhun asıl vatanına dönmesini temin için, mürşid-i kâmile mürâcaat edilir. …

Daha fazlası »

İslâm Birliği

Mâide Sûresinin üçüncü âyetinde Cenâb-ı Hakk, “Bugün kâfirler, sizin dîninizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün size dîninizi ikmâl ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı beğendim. Kim, gönülden günâha yönelmiş olmamak üzere açlık hâlinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” Âyet-i Celîle’si anlatacağımız bütün sözlerin özetidir. …

Daha fazlası »

Tasavvuf Nedir?

Bir ara üstazımız hocalara şöyle bir soru yöneltti. “Cemaatiniz içinde beş vakit namaza devâm eden, tâdil-i erkânla namaz kılan, etrâfına yumuşak davranan, fakir yoksul gözeten, selâmı yayan, geceyi ihyâ eden, Kur’ân ve sünnete tâbî olan kim? Hep bizim dervişler. Rûhânî terbiyeden geçen kimseler. Siz de geç kalmayın, ilim tahsîl ettiğiniz gibi irfânı da tâlim edin.” Kayseri’de mürid Ali Efendi kabrinden …

Daha fazlası »

Er Meydanlarındaki Er(en)ler: Sûfîlerin Cihad Meydanlarına Olan İştiyakları

Sûfîler birçok defa dünyâdan el çekmek veya çevrelerindeki toplumsal olaylara yabancı kalmakla ithâm edilmişlerdir.1 Bu itham ya sûfîleri yakından tanımamaya ya da art niyete dayanan bir zeminden kaynaklanmaktadır. Onları yakından tanıyanlar net olarak bilir ki gerçek bir sûfî nefsini ıslah için verdiği mücâdeleyi bir başka ifâdeyle mânevî donanımını; maddî âlemi vahyin penceresinden okuyabilmek, başta tüm insanlar olmak üzere yaratılmış herşeye …

Daha fazlası »

İletişim

Veda haccında yüz yirmi dört bin sahabe-i kirâma hitâb eden Resûlüllah (sav) İslâm’ın yayılmasını haber veriyordu. Kutlu mesajında, “bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.” İlâhî dâvetler zamânın iletişim vâsıtalarıyla duyuruluyordu insanlığa. Efendimiz (sav) elçilerle krallara mektup yazıyordu. Habeşistan kralı Necaşi’ye, Bizans hükümdârı Heraklius’a, Kisra’ya, Kıptilerin kralı Mukavkıs’a vs. …

Daha fazlası »

Hayat – Ekim 2016

Kuddûsi Veli (ks) “yeyüp içüben uyumakla insan olunmaz. Bu sınıf zümre-i hayvâna münâsib” der. Tezkiretü’l Evliya eserini okuyup tamamlayan bir kardeşimizin sözü şu oldu: “Onlar bir ayrı hayat yaşıyor, biz ayrı bir hayat.” Dünyâ hayâtını en güzel şekilde, şer’î esaslara uygun yaşarlar. Âhiret için dünyâyı, dünyâ için de âhiret hayâtını terketmezler. Uyurken bile, ruhları secdede, kalbleri arştadır. Yerken, nimetin Mevlâ’dan …

Daha fazlası »

Ziyaret

Ehlüllâhın ziyâretini cumâ günü yaparlar. Mümkünse gusül abdesti alınır. Yirmi beş istiğfâr okunur hatâlarımıza. Huzûruna dâhil olacağımız kimsenin geçmişlerinin rûhuna üç ihlâs bir fâtiha gönderilir. Âhirete göç eden bir kimse Peygamberân-ı izâm ve ârifân-ı İlâhî’dense, sağ ayakucuna selâm vererek durulur. Rûhâniyeti kalbde nur şeklinde tasavvur edilir. Bir Fâtiha-i Şerîfe, on bir ihlâs-ı şerif ve bir de Âyetü’l-Kürsi okunur. Kabirde medfun …

Daha fazlası »