Anasayfa / Etiket arşivleri Ali Ramazan Dinç Efendi

Etiket arşivleri Ali Ramazan Dinç Efendi

Yardımlaşma…

Yardımlaşma Alemdar Gözün biri kaybolsa diğeri, kulağın biri hasta olsa bir diğeri yardımcı olur. Elde ayakta vs. organlarda hep böyle. Vücutta bile yardımlaşma var. Tohumu toprak, yağmuru yer bağrına basar. Güneş ışık ve ısısıyla kucaklar kâinâtı. Varlıklar âleminde bir sevgi ve muhabbet var. Enfüste tesânüd olduğu gibi, âfakta da var. Atın yavrusunu, tavuğun civcivini koruması, yüz rahmetten biri değil mi? …

Daha fazlası »

“Ömrünüze Bereket” diye duâ ederler

“Ömrünüze Bereket” diye duâ ederler Alemdar “Ömrüne bereket” diye duâ ederler. Belki o anda bunun anlamını bilmeyiz ama kelâm çok manidar. Kişi uzun ömürlü olur, fakat hayırsızdır. Kısa bir hayat sürer, ama bereketlidir. Said İbn Zeyd radıyallâhu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın şöyle söylediğini işittim: “Ebubekir cennetliktir, Ömer cennetliktir, Osman cennetliktir, Ali cennetliktir, Talha cennetliktir, Zübeyr cennetliktir, Sa’d İbn Malik …

Daha fazlası »

Ortak Özellik

Ortak ÖzellikAlemdar Ana tema, beşer olmak. Hepimiz Âdem’den (as), Âdem (as) da topraktandır. Ortak özelliğimiz, “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabîlelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, herşeyden haberdâr olandır.” (Hucurât, 13.) Aynı baba ve anadan geldiğimiz …

Daha fazlası »

Amel

Amel Alemdar “Rabblerine olan derin saygılarından dolayı sorumlu davrananlar; Rabblerinin âyetlerine inananlar; Rabblerine ortak tanımayanlar, verdiklerini, Rabblerine dönecekleri inancından dolayı kalpleri ürpererek verenler; işte bunlar iyiliklere koşup, bu uğurda yarışırlar.” Mu’minûn sûresi 57 ilâ 61. âyet-i celîle’nin îzâhında Âişe-i Sıddîka Vâlidemiz (r.anha) “İsyan içinde olanlar mı Allâh’ın azâbından korkarlar?” deyince Efendimiz (sav): “Hayır, ibâdetlerinin kabûl olup olunmamasından korkanlar” buyurdu. Çünkü kişi namaza …

Daha fazlası »

Huzur

Huzur Alemdar Efendimiz (sav) “Mü’minin işine taaccüb ederim. Başına bir musîbet gelse sabreder, bu onun için mükâfât olur. Nimete kavuşunca şükreder, bu da onun için mükâfât olur. Her iki halde de kârlıdır.” buyurur. Az bir sıkıntıdan dolayı intihar vakaları, dînin esaslarını bilenlerde olmaz. Bunun için yakıp yıkma, intihar gibi hâdiseler daha çok inkârcılarda olur. Mü’minin üç alâmeti vardır: İllet, hastalık. …

Daha fazlası »

Gurbet

Gurbet Alemdar Düşündüğümüzde, hepimizin garîb olduğunu anlarız. Çünkü biz ruhlar âleminden geldik, ana rahmine düştük. Asıl gurbeti, bu dünyâya gelmekle yaşadık. Efendimiz (sav) de, “bu dünyâda garîb ve yolcu gibi olun” buyuruyor. Gurbeti, vatancüdâ olan, ülkesinden ayrılanlar için kullanırlar. Mânâ ikliminde dolaşanlar için hiç de böyle değildir. Yûnus Emre ve emsâlinin, Cennette bile garîb olduğunu görürüz. Yiyecek içecekler, giyim kuşamlar, …

Daha fazlası »

Genç

Genç Alemdar Gençliği yaş olarak mı ele alacağız, yoksa duygu ve düşünce mi olarak değerlendireceğiz? Seksen yaşını mütecâviz olmasına rağmen İstanbul’un fethine koşan Ebû Eyyûb el-Ensarî (ra) cihâdıyla gençtir. Sevbân (ra) bir sefere katılmamıştı. Üzüntüsünden sararmış solmuş, bir deri bir kemik kalmıştı. Şehâdet arzusuyla yanan yaşlı pirler de gençtir. Uhud savaşı için üç oğlu gibi Amr İbnu Cemuh da cihâd …

Daha fazlası »

Eğitimde Kalite

Hilâfet, medrese ve dergâh üçlüsünden oluşan Osmanlı, dünyâ târihinin en uzun süreli imparatorluklarından biri olmuştur. Şanlı ecdâdımızı güçlü kılan esaslar da şunlardı: Ulû’l-emre itâat. İnanç. Adâlet. Ulemâ sınıfı; fakih, İslâm hukukçuları, İslâm hukûkunu tatbik eden hâkimler, kadılar, eğitimi üstlenen müderrisler, ibâdet işlerine bakan müftülerden ibârettir. İlk Osmanlı medresesi 1330’da İznik’te kuruldu ve tüm Osmanlı ülkesine yayıldı. Buralarda şu ilimlerde dersler verilmiştir: Naklî …

Daha fazlası »

Huzur Ehli

“Sevdim seni ma’bûduma cânansın Efendim Bir ben değil âlem sana hayrandır Efendim Evlâd-ı ıyâli alarak ravzana geldim Ahlâkını meth eyleyen Kur’ân’dır Efendim Kurbânın olam Şâh-ı Rusûl kovma kapından Dîdârına müştâk olan Subhân’dır Efendim Mahşerde Nebîler bile senden meded ister Gül yüzlü melekler sana hayrandır Efendim” Ali Ulvi Kurucu üstâzımızın bu sözleriyle akşam sabah yatan âşıkları görürdüm üstâzımızın huzûrunda. Onlardan biri …

Daha fazlası »

Yunus’un (ks) Gözüyle

Yûnus Emre’den bahsetmek için Yûnus’ça konuşmak lâzım. Deli gönül ve çağlayan su olmak gerek. “Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın? Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın?” Yûnus Emre, İslâm’ın bütün esaslarını takvâ boyutunda yaşamanın adıdır. Elli dört farzın en önemli maddelerinden biri olan cihâdın en güzel târifidir. “Küçük cihaddan büyük cihâda döndük” buyuran Aleyhissalât-ü Vesselâm Efendimiz’in kastettiği …

Daha fazlası »