Anasayfa / Etiket arşivleri alemdar ali ramazan dinç efendi

Etiket arşivleri alemdar ali ramazan dinç efendi

Mültecî

Mültecî der demez aklıma gelen bir şiirle başlamak istiyorum: Aç gönlünü Mevlâ’ya Yalvar Yüce Allâh’a Tövbe namaz niyazla Sığın yüce Allâh’a O İhsandır O lütuftur O saadet O huzurdur O derya O Mağfirettir Sığın yüce Allâh’a Takyanus’un zulmünden kaçan Ashâb-ı Kehf, Kitâb-ı Kerîm’in ifâdesiyle Allah Teâlâ’ya sığınıyor. “Hani o delikanlılar, mağaraya sığınmışlar ve ‘Ey Rabbimiz, bize tarafından bir rahmet ver …

Daha fazlası »

Hayat – Nisan 2017

Eczânede pazarlanan ilaçlar baş, diş, mide bağırsak, göğüs vs. için takdîm edilen devâlardır. Biz şimdi asıl şifâya bakalım, Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’i şifâ olarak sunuyor: “Biz Kur’ân’dan mü’minlere şifâ ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz.” (İsrâ, 82.) Hadîs-i Şerifler şifâdır. Devâların başı az yemektir. Aleyhisssalâtü Vesselâm Efendimiz, “doldurulan en zararlı kap midedir” buyuruyor. Kendisine indirilen Kitâb-ı Kerim’le, vahyin ta kendisi olan …

Daha fazlası »

Tıb’da Devrim 

Herhangi bir söz Resûlullâh’a (sav) uymazsa reddolunur. Yahya b. Muaz (ks) “insanlar maddî hastalıklarından dolayı perhiz yaparlar da, mânevî hastalıkları için yapmazlar” buyurur. Yûnus Sûresi’nin elli yedi ve elli sekizinci âyet-i celîle’sinin tefsirinde, Konevi (ra) şifâ kelimesinin kalbdeki fenâ huyların telafisi olarak izah eder. Tıb ilmi ile tasavvufun hayli münâsebeti vardır. “İlim iki kısımdır. Biri din ilmi, diğeri tıb ilmidir.” …

Daha fazlası »

Kader

Kader, Allah Teâlâ’nın hükmüdür. Allah Teâlâ’nın emri, takdîr edilmiş bir kader, kesin bir hükümdür. (Ahzab, 38.) Kader, Allahü Teâlâ’nın, olacak şeyleri ezelde bilmesidir. Kazâ, kaderde bulunan şeyleri zamânı gelince yaratmasıdır.Allah her canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekânı bilir. Hepsi açık bir kitapta (levh-i mahfuzda)dır. (Hud, 6)Allah, dilediğini siler, dilediğini değiştirmez. Ümm-ül-kitab (levh-i mahfuz) O’ndadır. (Ra’d, 39) Duâ ile değişeceğine Aleyhissalât ü Vesselam Efendimiz işâret …

Daha fazlası »

Sünnetullâh’a Uygun Yaşamak

İnsanın yaratılışında din vardır. Dinsiz millet düşünülemez. Herkesin tâkib ettiği bir kural vardır. Bize biçilen kaftan İslâm’dır. İlk babamız Âdem (as)’dan bu zamana kadar gelen dînin adıdır  İslâm. Diğer doktrinler huzur getirmemiştir. “Yaratan yarattığını bilmez mi?” gerçeği; kim neyi yapıp kurmuşsa O (cc)  onu en iyi bilendir. Bir yapıtla yapan aynı değildir. Yapıt, yapan ustanın eseridir. Hâlikımız (cc) kâinâtın Hâlikıdır. …

Daha fazlası »

Strateji

Gâyesiz olamaz insan. Bâtılın bile bir amacı vardır. Melun, “onların hepsini azdıracağım” diyor. Yolunu tâkib edenler de belli bir hedefe doğru yürüyor. Yaratan Halik-ı Zü’l Celâl’in emirlerine karşı bir metot izliyor. Bunun için de plan ve proje yapıyor. Hem de yüz senelik, iki yüz senelik. Bir muvahhid, “Tevhid” ehli olarak ruhlar âleminde programlanan ahde sadâkatimiz ölçülüyor her an. Hedefi, gâyesi …

Daha fazlası »

Akıl

Akıl, bir şeyin hakîkatini idrâk etme, anlamadır. Akıl kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de fiil olarak kırk dokuz yerde geçer. Ali (ra): Akıl, Rahmân’a kulluk, rûha güç ve kuvvettir. İmâm-ı Gazâlî (ra): Akıl, insanı hayvandan ayıran bir özelliktir. İmam Fahreddin Er Razi (ra): Akıl, eşyânın sıfatının noksan, kâmil, kötü ve iyi olmasını bilmektir. Câfer-i Sâdık (ks) İmâm-ı Âzam’a (ra) akıldan sual eder. Hz. …

Daha fazlası »

Kaynağından Gelen Su

İnsanın olmadığı yerde bir şey olmaz. İhtiyacından dolayı insanın, devlet vardır. Birlikte yaşayabilmesi için insanın, toprak gerekir. Aralarında çıkan anlaşmazlıkta otorite şarttır. Emniyet içinde yaşam da, bir düzene bağlıdır. Mimarla sanatı bir olmayacağına göre, “yaratan yarattığını bilmez mi?” ( Mülk. 14. ) gerçeğinden yola çıkarak, hayatın her bölümünde Halik-ı Zül celalin emrine teslim olunur. O’nun bizim için tesbit buyurduğu hakikatlere …

Daha fazlası »

AŞK

Aşk hakkında yazı yazmam taleb edilince, hemen Fuzûlî geldi hatırıma. “Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni, Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni” “Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib, Kılma derman kim helâkim zehri dermânındadır.” “Aşk imiş her ne var âlemde. İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak.” Aleyhissalât ü Vesselâm Efendimiz’e duyduğu derin sevgiyi de şu …

Daha fazlası »

Devrinin Râbia’sı Meryem Anamız

Eğer evliyâyı sıralasam, en başa Dişçi Mehmet Lekesiz’i (Dişçi Baba) yazarım derdi Tahir Hocamız. Biz de sâliha hanımları kaydedecek olsak Meryem vâlidemizi ilk sıraya koruz. İsmi, Hz. İsâ’nın (as) anası Hz. Meryem anamızın ismi olması hasebiyle, edeben de ona benziyor. Tahrim sûresinde nâmusunu koruyan, dînine saygılı, ibâdette kâim, Rabbimizden bir lütuf olarak bahsedilir. Anamız, kendisine dokunan bir erkek parmağının izini …

Daha fazlası »