Şans Oyunlarının Fıkhî Hükmü

Şans Oyunlarının Fıkhî Hükmü
Hamdi Hatioğlu

Milli Piyango, Spor-Toto, At Yarışları Gibi Oyunların Hükmü Nedir?

Bu oyunların hiçbiri meşrû değildir. Hepsi bir çeşit kumar sayılmışlardır. Çünkü bunların hepsinde de bir kısım insanlar kendi çıkarları için başkalarına zarar vermiş oluyorlar. Herhangi bir kimse böyle bir oyun sergilese bu bir çeşit kumardır, câiz değildir. Herkesin meşrû yollardan çalışıp para kazanması gerekir. Emeksiz kazanç haramdır.

Şans Oyunları ile Müsâbaka Arasında Ne Fark Var?

Müsâbakalar şans oyunlarına dâhil değildir. Eğer atlarla, hayvanlarla, şahıslarla, vâsıtalarla bir çıkar sağlamak değil de, bunu pratikleştirerek eğitim amacıyla yapılırsa câiz görülmüştür. Hattâ Şâfiî ulemâsından Zerkeşî: “At, deve ve çeşitli vâsıtalarla yarış yapmanın veya yarış düzenlemenin vâcip olduğunu” söyler.

Hz. Enes (ra)’den rivâyet edilen bir hadîs-i şerif: “Peygamber’in (sav) Azba adında bir devesi vardı, yarışı dâimâ kazanırdı. Bir gün bir bedevî devesine binerek geldi ve Azba’yı geçti. Bunun üzerine Peygamber (sav) buyurdu ki: “Cenâb-ı Hakk bu dünyâda bir şeyi yükseltti mi mutlakâ bir gün gelir onu aşağıya alır.”

İslâm’a Göre Helâl Yarışmanın Şartı Nedir?

Eğer yarışmacıların dışında herhangi biri: “Ben birinciye şu kadar, diğerlerine de bu kadar mükâfât vereceğim” diyerek koşu tertip ettirse bu da câiz olur. Bir de tek taraflı olarak “Eğer sen beni geçersen sana şu kadar para” diyerek yarış tertip edilirse bu tür yarışma da câizdir. At, deve ve bisiklet yarışmaları da böyledir.

Güreş ve Boks Müsâbakalarına Ne Dersiniz?

Aslında dînimizde güreş yapmakta ve yarışma tertîb edilmesinde bir beis yoktur. Çünkü câhiliye döneminde yapılıp tertip edildiği halde İslâm bunun hakkında herhangi yasak getirmemiştir. Hattâ Peygamberimiz (sav), henüz Müslüman olmayan ve zamânının en büyük pehlivanlarından olan Rükâne ile güreş tutmuştur. Rükâne kendisini yenerse Peygamberimize bir keçi vereceğini söylemişti. Güreşte Peygamberimiz Rükâne’yi yenince, ikinci bir keçi vererek güreşmek istedi, ikinci kez de Rükâne yenildi. Üçüncü defa tekrar güreşmek istedi. Üçüncüde Peygamberimiz yenildi.

Ebu Dâvûd ve Tirmizî’nin rivâyetlerine göre Rükâne: “Ey Muhammed, beni bugüne kadar kimse yenemedi, bugünden sonra da yenemez. Ancak senin Rabbın sana yardım etti. Anladım ki sen hak peygambersin, ben de sana tâbî olup Müslüman olacağım” diyerek Müslüman oldu.

Güreş ve boks, yarışmak için birbirlerinin başına, yüzüne vurmamak şartıyla câizdir. Devamlı güreşle ve boksla uğraşarak onu sanat hâline getirerek ondan para kazanmak câiz değildir. Gerek güreş ve gerekse boksta, İslâmî tesettüre uygun olmayan kıyâfetlerle müsâbaka yapmak câiz değildir. Bunlara bakmak da aynı hükmü taşır. Dolayısıyla gerek güreşçileri gerekse boksörleri İslâm’a aykırı kıyâfetlerle oynarken televizyonda olsa bile izlemek câiz değildir.

Ya Ganyan ve At Yarışları?

Altılı Ganyan gibi at yarışlarından elde edilen paralar bir nevi kumardır. Böyle önceden kestirmekle, hayâl etmekle kimin kazanacağını bilip para kazanmak şer’an câiz değildir.

Bâzan falan derneğe veya filan kulübe veya falan kuruluşa yardım adı altında çekiliş biletleri satılıyor. Bunlar da aynı piyango gibidir. Hangi isim altında olursa olsun bu tür çekilişler haramdır. Allah tayyibdir, tayyibi sever.

Millî piyangoya yatırdığı paranın tam karşılığı olan “amorti” denilen para da haramdır. Oyunun aslı gayri meşrû olduğundan az kazansın çok kazansın veya hiç kazanmasın durum değişmez.

Satranç da Bu Yasaklara Dâhil midir?

Satranç en ehvenlerindendir. Şartsız olduğu takdirde bâzı sahabe kavilleri ve Şâfiî mezhebine göre câizdir. Ancak Hanefî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre haramdır.

İmam Şâfiî kerahetle berâber câizdir, demiş. Bunun için de bâzı şartlar koymuştur:

a. Satranç para kazanma aracı ve sanat hâline getirilmeyecek,

b. Taraflar arasında tartışma, kırgınlık ve cedelleşmeye sebep olmayacak,

c. Zikirden, ibâdetten ve namazdan alıkoymayacaktır.

Bu şartlara uyulmadığı takdirde İmâm-ı Şâfiî’ye göre de haramdır. Bu üç şart tavla, domino ve kağıda teşmil edilemez.

Kahvehaneler

Kahvehânelere velev ki içeride oyun oynansa bile “tebliğ” için girilebilir mi?

Tebliğ niyetiyle kahvehânelere girilebilir. Ancak kişi kabûl edilmiyor, itibar gösterilmiyor ve tartışma çıkacaksa câiz değildir.

Emir bi’l-ma’ruf ve nehiy ani’l-münkerlerin çeşitli şartları vardır. Her yerde ve her zaman aynı tebliğ yapılamaz.

Eğer yapılan tebliğ kendisine ve başkalarına zarar vermiyor bununla birlikte fayda da vermiyorsa o zaman bu gibi tebliğ kişinin kendi yetkisine bırakılmıştır.

Gazete ve Dergilerden Kupon veya Para, Kitap veya Çeşitli Hediyeler Verilirse Bu Tür Uygulamalar

Bu tür uygulamalar câizdir. Ancak verilen hediyeler İslâm’a aykırı ve Müslümanların aleyhinde olursa câiz değildir. Bir hediyeleşme olduğu için şer’an ittifakla câizdir.

Kur’a ile Belirlenenlere Verilen Hediyeler?

Kur’a meşrûdur. Peygamber Efendimiz bizzat kendisi bâzı zamanlarda kur’ayı denemiştir. Hattâ sefere çıkarken, hanımlarından kendisine refâkat edecek olanı kur’a ile belirlemişti. Bunda kalp rahatlığı vardır ve dînimize uygundur. Kur’a olmazsa insan nefsine göre hareket edebilir. Bu da tarafgirliğe sebep olabilir.

Sonuç: Milli Piyango, Spor-Toto, At yarışları gibi sömürüye dayalı bu kuruluşların yapmış oldukları her türlü faaliyetler gayr-ı meşrûdur. Milletin ağzına bir parmak bal çalan ve devlete birkaç kuruş vergi vererek gittikçe devleşen bu müesseselerin kökeninde İsrail olduğunu unutmayalım. Verdiğimiz her kuruştan elbette bir gün hesâba çekileceğiz. “Artık vazgeçtiniz değil mi?” (el-Maide 5/91)

Ocak 2020, sayfa no: 52-53-54

Ayrıca kontrol et

Deniz / Alemdar

Cenâb-ı Hakk, ilim ve kudretinin sınırsız oluşunu, deniz misâliyle haber verir: “Ey Peygamber! Yaratanın sonsuz …