Anasayfa / Yazarlar / Fatih Çınar / Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (25. Mektup)

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (25. Mektup)

Hâtıralar bahçesinden bir deste gül ve ilham sümbüllerinden bir paket sümbül makâmında alıp telakkî ettiğim Yûsuf’un gömleği gibi değerli olan kıymetli mektubunuz mânevî hazlarımı sevinçle doldurdu. Güzel ve latîf sözlerinizden damlayan belâgat damlacıkları ve misk kokulu kaleminizden dökülen fesahat katreleri öteden beri takdir ettiğim kalem ve ifâde gücünüzle fikrî derinliğinizi isbât için kesin kanaat hâsıl eden birer delil oldu. Binâenaleyh son derece sevindim. Göstermiş olduğunuz mahviyetinizden dolayı bayılmamış olduğumdan dolayı müteşekkir bulundum.

Gönle ferahlık veren mektubunuzun eseri olan şevk ve sevinçle mâneviyâtıma katmış olduğu zevk ve tatlılık tefsir ve tercemeye gelmez bir minnet borcu meydana getirdi. Cenâb-ı Rabbü’l-İzzeh- celle ve alâ- Hazretleri sizi ve bütün muhterem âilenizi zamânın sıkıntılarından korusun, türlü türlü lütuflarıyla yüceltsin, âmin.

Muhterem evlâdım,

Arzu ve iştiyâkım sabır ve tahammül çemberini zorlamakta ise de kışın şiddetine dayanamayan bu ihtiyar pederinizi güzel yüzünüzle sevindirmek girişiminde bulunsam ve dâvetimize icâbet etmemiş olan babanızın izinde gitmenizi söylemek cesâretinde bulunsam ne lâzım gelir? ‘Hiç.’ O halde gelmenizi beklemek tabîîdir.

Şâh-ı Nakşbend Efendimiz Hazretlerinin ‘Bizim yolumuz sohbet yoludur’ şeklindeki hikmetli sözünü şüphesiz duymuşsunuzdur. Gençliğinizin tâzeliği ihtiyarlık hazanıyla perîşân olmadan önce yüce tarîkatın feyiz çiçekleriyle ve mâneviyâtın güzel kokularıyla gönlünüzü zinde kılmak bendenizin biricik arzusudur.

Allâhım, muvaffak olasınız. Gayretlerinize engel olabilecek mâsivâ bağı ve alâkasından âzâde olasınız. Bi-hürmeti Tâ-Hâ ve Yâ-Sîn.

Es’ad-ı Erbilî’nin (ks) Bu Mektubundan Öğrendiklerimiz

  1. Kişi, sevdiği kimselerden sağlık ve âfiyetlerine dâir aldığı haberlerle sevineceği için gönülleri yakın olan kimseler sıhhat ve âfiyet haberlerini dostlarına ulaştırmalıdır.
  2. Kişi, sevdiğini ve âile dostunun âile fertlerini duâ ile yâd etmeli.
  3. Mürşid-i kâmil, mürîdini güzel söz ve nezâketle terbiye etmelidir.
  4. Mürid, geçerli mâzeretler dışında mürşidinin ziyâretini aksatmamalıdır.
  5. Mürşid-i kâmil, mürîdini gençlik nimetinin kıymetini bilmesini ve gençlik nimetiyle kavuşabileceği nimetleri hatırlatarak terbiye etmelidir. 
  6. Mürşid-i kâmil, mürîdini ihyâ ve vuslata erdirme amacından haberdâr etmelidir.
  7. Mürşid-i kâmil, mürîdine duâ ile yardımcı olmalıdır.
  8. Mâsivâ yâni Allah Teâlâ’nın dışındaki her gâye ve gayret vuslata engeldir.
  9. Mürşid-i kâmil, mürîdini dünyâ sevgisi, mal ve makam hırsı gibi mâsivâ endişesinden uzak durması konusunda uyarmalıdır.
  10. Tâ-Hâ ve Yâ-sîn gibi sûreleri vesîle kılarak duâ etmek câizdir.

Güncelleme: Fatih Çınar (Ocak 2017)

Ayrıca kontrol et

“Bir kimse sırf Allah rızâsı için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır.”

  Kıymetli Okurlarımız, Tdk yetim kelimesine “Babası ölmüş olan (çocuk), babasız” anlamını veriyor. Yetim kelimesi, …