Anasayfa / Genel / Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Mekke Fethi’nde

Kureyş, Hudeybiye musâlahasını ihlâl ettiğinden Peygamber Efendimiz –sallallahu aleyhi ve sellem- onbin mücahidle Mekke’nin fethine muvaffak oldu. Hz. Ebû Bekir –radıyallahu anh- bütün bu harekât esnasında Resûl-i Ekrem Efendimizin yanında bulunmuştu. Mekke’nin fethinden sonra Hz. Ebû Bekir –radıyallahu anh- babası Ebû Kuhafe’nin kalbinde îman nuru parlamış, Müslüman olmuştu.

Huneyn Gazvesi’nde

Huneyn gazvesinde müslümanlar arasında bozgunluk görülmüştü, Hz. Ebû Bekir –radıyallahu anh- yerinden oynamayan bir kaya gibi sebat etmişti. Neticede Peygamber Efendimiz –sallallahu aleyhi ve sellem-, Müslümanları yeniden toplanmağa da’veti üzerine Müslümanlar düşmanlarına yüklenmişler, Hevâzin’i perişan ettikten sonra Tâif’i de muhasara etmişlerdi. Tâif muhasarasında Hz. Ebû Bekir’in oğlu Abdullah yaralanarak Hz. Ebû Bekir’in evâili riyasetinde bu yüzden şehit olmuştur.

Tebük Seferi’nde

Hicretin dokuzuncu senesinde Bizans imparatorunun Arabistan’a karşı bir seferde bulunmak istediği şâyi’ olmuş. Resûl-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de ashabını techiz olunacak ordu için Allah –celle celâluhu- yolunda teberrüâta da’vet etmiş, herkes kudretine göre teberrüatta buunmuş, Hz. Ebû Bekir de elinde ne varsa hepsini fisebilillâh vermişti.

Veda Haccı’nda Hz. Ebû Bekir

Hicretin onuncu senesinde Peygamberimiz –sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri “Veda Haccı’nı îfâ ederek bütün insanlık âlemini tenvir eden irşadlarla dolu hutbesini îrad etti:

Peygamberimiz –sallallahu aleyhi ve sellem-‘in Veda Hutbesi

– “Ey İnsanlar!

Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum belki bu seneden sonra sizinle burada ebedî olarak bir daha buluşamayacağım. İnsanlar! Bugünleriniz nasıl bir mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise bu şehriniz Mekke nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız namuslarınız da öyle mukaddestir. Her türlü tecavüzlerden korunmuştur.

Ashâbım!..

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız. Ve bugünkü her hal ve hareketlerinizden muhakkak sorulacaksınız! Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız. Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki, bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak muhafaza etmiş olur.

Devam edecek.

  Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (ks) (Ocak 2017)

Ayrıca kontrol et

Aşksızların Dili Yoktur!

Aşksızların Dili Yoktur! Saliha Malhun Arz yuvarlağı üzerinde en çok konuşulan dil hangisidir diye sorsak, …