Evlilik

Evlilik
Alemdar

Sâmî Efendi Hazretleri (ks) evlenecek çiftlere üç tavsiyede bulunur:

  1. Soyunda kıtal, haksız yere adam öldürme olmasın.
  2. Geçmişinde zinâ şenîası, kötü fiili de olmasın.
  3. Âdetleri birbirine uygun düşsün.

Üstâzımız da, mütâlaası netîcesi şu öğütleri verirlerdi:

  1. Mal cihetiyle, kocasına karşı övünmemek için alt seviyede olsun.
  2. Haseb-neseb yönünden kocasından üstün olmasın. Belki hamiyyet damarı kabarabilir.
  3. Boy bakımından da kocasından yüksek olmasın.
  4. Yaş itibâriyle de, kocasından küçük olsun. Ama uçurum olmasın.

Peygamberimiz (sav): “Bir kadın, şu dört şey için nikâhlanır; ya malı için, ya soyluluğu için veya güzelliği için yâhud da dindarlığı için alınır. Siz dindar olanını alın, eliniz dert görmez.” (Müslim, Nikâh)

Karşılıklı sevgi ve saygı esaslarına dayalı bir evlilik saygıdeğerdir, ciddî ve samîmîdir.

Vâlide sultan, Rabia anamız der: İki iyi bozuşmaz. Biri iyi biri kötü olsa yine bozuşmaz. Çünkü iyi olan akleder fehmeder geçim yoluna bakar. İkisi de kötü olursa araba şarampole yuvarlanır. Vaktinde, iffeti ve nesli korumak için evlilik nebevî bir sünnettir. Evlenilmez bekârlık tercih edilirse yeryüzünde fesad çoğalır. Evlilik Hakk’ın hâkimiyeti için gereklidir asıl. Hz. Mûsâ (as), çileli bir yolculuktan sonra Medyen ülkesine hicret etmiş, çilesini burada doldurduktan sonra İlâhî dâvete başlamış, Firavun’a karşı cihâd etmiştir. Toplum iki temel kaynağa dayanır. Kur’ân ve sünnet eğitiminden geçerse, sağlam temeller üzerine kurulmuş olur âile.

“Ey insanlar! Biz, sizleri bir erkekle bir kadından yarattık. Tanışmanız için sizleri oymaklara ve (daha büyük) kabîlelere ayırdık. Allah katında ise sizin en değerliniz en takvâlı olanınızdır. Allah, yaptıklarınızı bilir ve her şeyden haberdardır.” (Hucûrat, 49/13) Evliliğin gerçekleşmesinde her iki cinse işâret etmektedir âyet.

İlk âilenin temeli cennette atılmıştır. “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin…” (Bakara, 35.) Cennette nasıl huzur hâkim ise, dünyâda da bu huzûru temin etmelidir. Bunun şartı nikâhtır. Hz. Âişe (r.anhâ) anlatıyor: Resûlullah (as) buyurdular ki: “Nikâh benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz! Zîrâ ben, diğer ümmetlere karşı siz(in çokluğunuz) ile iftihâr edeceğim. Kimin maddî imkânı varsa hemen evlensin. Kim maddî imkân bulamazsa (nâfile) oruç tutsun. Çünkü oruç, onun için şehveti kırıcıdır.” (Tirmizî, Nikâh)

Evliliğe teşvîk eder Rabbimiz Teâlâ: “(Ey İslam toplumunun yöneticileri, âile reisleri, mahalle büyükleri) içinizden evli olmayan (evlilik çağında dul veya bekâr bütün Müslüman)ları ve (evlilik hayâtının sorumluluklarını yerine getirebilecek fikrî ve ahlâkî) olgunluğa ulaşmış köle ve câriyelerinizi evlendirin. Eğer onlar fakir (oldukları gerekçesiyle yuva kurmaktan çekiniyor) iseler (korkmasınlar. Çünkü) Allah lütuf ve bereketi sâyesinde, onları hiç kimseye muhtaç etmeyecektir. (Unutmayın ki) Allah, (kudret ve merhametiyle) sınırsızdır. Her şeyi bilmektedir.” (Nur, 24/32)

Resûlullah (sav): “Evlenmeye gücü yettiği halde evlenmeyen biz(im ümmetimiz)den değildir.” “Cinselliğinizi haramdan koruyunuz.”

“Hayırlı eş, huzûrun başlangıcıdır.” Hz. Ali (ra)

Bir gün; Mevlânâ (ks) eve girer ve hanımı ona sorar: “Bu kadar âşıksın Mevlâ’ya, şükürler olsun bu aşkı yaşayıp… yaşatana… Peki bana ne kadar âşıksın?” der. Mevlânâ hanımına şöyle der:

“Sen benim; Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,
Bir adım gelene on adım gidişimsin.
Ve herkesi olduğu gibi kabûl edişimsin
Sen benim; yalandan ve sahteden kaçışım,
Riyâdan bıkışım, gerçeği arayışımsın
Ve nihâyet doğrunun tadına varışımsın
Sen benim; haksızlığa ve zulme başkaldırışım,
Mazlûma kucak açışım, zâlime düşmanca bakışımsın
Ve mağdurdan yana tavır alışımsın
Sen benim; bugünüme şükür ve yarınıma duâ edişim,
Azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin
Ve kapanmayan avuç içimsin.”


“İyi bir evlilik iki şeye bağlıdır: Birincisi, doğru insanı bulmaya; ikincisi, doğru insan olmaya.”

“Eşlerin birbirine benzemesi lâzım. Ayakkabı ve mestin çiftlerine bir bak. Bir teki ayağa biraz dar gelse ikisi de bir işe yaramaz.”

“Yalnızlık Allâh’a mahsus, her canlı bir eş arar,
Taşın kalbi yok ama onu bile yosun sarar.”
Hz. Mevlânâ (ks)

Mart 2019, sayfa no: 4-5-6

Ayrıca kontrol et

Dünyâda Sevdirilen Üç Şey

Dünyâda Sevdirilen Üç Şey Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Peygamberimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: …