Anasayfa / Editör'ün Seçtikleri / Erkeğin Vazîfesi

Erkeğin Vazîfesi

Kıymetli kardeşlerim!

Rabbimiz Nisâ sûresi on dokuzuncu âyet-i kerîmede şöyle buyuruyor: ‘Kadınlarınızla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız bile, olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur.’(Nisa, 4/19.)

Âile yuvasının saâdeti için kocanın da hanımına karşı sorum­lulukları vardır. Bunları maddeler hâlinde kısa kısa izah edelim:

  1. Dînini öğretmek: Farz, vâcip, müstehap olan din işlerini bel­letip, bid’atlerden muhafaza eylemek.
  2. Rıfk, hilm ve güzel ahlâkla muamele eylemek.
  3. Eve girince selâm verip, hatırını hoş eylemek.
  4. Ev işlerinde yardım eylemek.
  5. Hanımının, çoluk çocuğunun yiyecek ve giyeceklerini ve ev ihtiyaçlarını temin etmek.
  6. Ayıplarını kapatmak ve dünyâ işlerindeki kusurlarını bağış­lamak.
  7. Kötü huylarına sabretmek.
  8. Öfkelendiği zaman sükût ile karşılamak, kadını büyük gü­naha yetirmemek.
  9. Âilesine son derece muhabbet göstermek ve sevgisini izhâr etmek.
  10. Ev işlerinde müşâvere etmek. Evde ekmeğimiz, yağımız, pirincimiz, şekerimiz var mı, diye sormak.
  11. Mekr ve hîleden kaçınmak.
  12. Hanımıyla güzel güzel sohbet etmek.
  13. Süslü ve ziynetli olarak evinin dışına alıştırmamak. Aksi hâlde âhirette büyük sorumluluğu olur. Kadın, “ben yemeğin tu­zunu çok atınca öfkelendin de, yabancılara gösteriş için süslü- püslü dışarı çıkınca niye kızmadın?” diye hakkını arar.
  14. Onu mahcup edecek ve üzecek şeyleri söylememek.

Bunlar kadının koca üzerindeki haklarındandır. Hadîs-i şerif­te buyurulmuştur ki: ‘Kişinin âhirette Allâh’a karşı ilk sorgusu; namazı, ahlâkı ve zevcesi hakkında olacaktır.’

Âilede erkek ve hanım, dünyanın süs ve ihtişâmına dalmaz, fakir fukarâyı gözetirlerse Allah onlara saâdet lütfeder.

Fahr-i Kâinat Efendimiz’in kızı Hz. Fâtıma ile Hz. Ali’nin (r.anhuma) yiyeceklerini fakirlere vererek, günlerce aç kal­dığı zamanlar olmuştur. Onların bu örnek davranışları şöyle an­latılır:

 

Üç gün taâm yemediler
Dün (gece) uykusun görmediler
Hiç, yemedik demediler
Öyle sabırlı Fâtıma
Var taşradan bir taş getir
Sarayım midem üstüne
Hiçkimse hâlim bilmesin
Sallanmasın bel Fâtıma
Hırkanda vardır kırk yama
Evinde çok çektin cefâ
Sana sorarsa Mustafâ (s.a.v.)
Etme şikâyet Fâtıma
Rabbimiz Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri bizleri, çoluk çocuğuy­la iyi geçinen, bol bol sadaka vererek fakir fukarâyı düşünen sâlih kullarından eylesin, âmin!
Hamdolsun âlemlerin Rabbi olan Allâh’a (c.c.).

 

Kalemdar (Ks)

Ayrıca kontrol et

İrfânî Gelenekte Sevenin Sevdiğiyle Hemhâl Olma Gayreti: Uygulanışı, Dînî ve İnsânî/Vicdânî Dayanakları İle Râbıta

Çoğulu ‘revâbıt’ olan râbıta kelimesi sözlükte ‘iki şeyi birbirine bağlayan ip, alâka, bağ, vuslat, ilgi …