Anasayfa / Genel / Eğitim Sistemimizde Değerler Eğitiminin Önemi

Eğitim Sistemimizde Değerler Eğitiminin Önemi

Giriş 

Son yıllarda sıkça duyduğumuz okullarda şiddet, erken yaşta uyuşturucu bağımlılığı, gençlerde suç oranının artması vb. olaylara dâir haberler insanlara şu soruları sordurmaktadır: 

 Ne olacak bu gençliğin hâli? 

Ne olacak bu eğitimin hâli? 

Bir hatâ mı yapıyoruz?  

Âile kurumu çözülüyor mu?…vb. 

 Benzer şekilde, zaman zaman şöyle cümleler kullandığımız olur: “Çocuklara sorumluluk bilinci vermeliyiz, çevremizi koruyalım, yaşlılara yardım etmek gerekir, dürüstlük önemlidir, herşeyin başı sevgidir, başkasının hakkını almamalı…”. Bu vb. sözleri söylerken bâzılarımız değerler eğitimi, bâzılarımız ahlâk eğitimi, bâzılarımız karakter eğitimi, bâzılarımız etik eğitimini kastediyoruz. 

 Değer Nedir? 

Değer, arzu edilen, arzu edilebilen şey, olaylarla ilgili insan tutumu demektir. Diğer bir tanımla, değer, bir nesneye, varlığa veya faaliyete, bireysel ve toplumsal açıdan tanınan önem ya da üstünlük demektir. 

 Değerler Eğitimi 

Değerler öğretilebilir ve öğrenilebilen olgulardır. İnsan değerleri bilmiş olarak doğmamaktadır. Biz hangi durumda nasıl davranmamız gerektiğini, içinde yaşadığımız toplumun yetişkin bireylerinden veya yaşıtlarımızdan öğreniyoruz. Şu hâlde değerler herşeyden önce bir eğitim konusudur. Bu eğitim, sâdece okullarda verilen derslerden ibâret değildir. Bir bakıma, bütün toplumu bir okul ve her insanı da bu okulun hem öğretmeni hem de öğrencisi sayabiliriz. Değerlerin öğrenilmesi, rol öğrenmesi şeklinde bir sosyal öğrenmedir. Herkesin toplum içinde (kız, erkek, memur, evli, genç, yaşlı vb.) bir konumu ve bu konumu için toplumun uygun gördüğü rolleri vardır. Biz bulunduğumuz konumda, o konumdaki insanların neler yapması, neler düşünmesi, nelere değer vermesi gerektiği vb. hakkında bilgilere sâhip oluruz. Bu da hayâtımızda küçük yaşlardan itibâren önce anne babamızı, sonra da yaşımız büyüdükçe diğer önemsediğimiz kişileri model olarak alma şeklinde kendini gösterir. Sâhip olduğumuz değerler, arkasında toplum desteği olduğunda daha kalıcı hâle gelir, fakat bu destek zayıflayınca değerler de değişmeye veya bozulmaya başlayabilir.  

 Değerler, iyiyi ve yapılması gerekeni gösterir. Hangi davranışın iyi, hangisinin kötü olduğu da eğitimle öğrenilir. Hayat boyu bireyin çabaları ve çevrenin etkisiyle oluşan değer eğitimi, âilede başlar, okul ile devâm eder. Eğitim, yetişmekte olan nesle, doğru eylemler için temel olarak doğru değerleri sağlamakla ilgilenir. Eğitim bir binâ ise değerler onun tuğlalarıdır. 

 Eğitimle ilişkisi bakımından ele alındığında değerler, hayatla doğrudan ilgili olması ve insanın insanca yaşama çabasına yardımcı olması bakımından her çağda eğitimin hem amacı hem de konusu olmuştur. Eğitim, bireyi ister toplumun etkin bir üyesi yapma süreci, ister sorumlu bir yetişkin olarak hayâta kazandırma ya da bir mesleğe hazırlama çabası olarak düşünülsün, değerlerin bu süreç içinde herhangi bir şekilde yer aldığı ve alacağı bir gerçektir. 

 Değerler Eğitiminin Amacı ve Önemi 

Değerler eğitimi sağlıklı düşünen, hisseden ve davranan bireylerin yetiştirilmesi için gerekli ve vazgeçilmez bir eğitimdir. 

Geleceğini garanti altına almak isteyen toplumlar, ahlâklı bir nesil yetiştirmek için gayret göstermişler, ahlâk eğitimine önem vermişlerdir. Ahlâk eğitiminin amacı, olgun davranışlar konusunda alışkanlık sağlayıp, üstün ahlâkı gerçekleştirmektir. Bir ahlâkî davranış, kalıcı bir âdet oluncaya ve köklü bir ahlâk kuralı hâline gelinceye kadar istikrarlı bir şekilde tekrarlanmalıdır, böylece bu davranış karakter hâline gelir. 

 Değerler eğitiminin amacı, çocuğun doğuştan getirdiği en iyi tarafı ortaya çıkarmak; kişiliğinin her yönüyle gelişmesini sağlamak; insânî mükemmelliğe ulaşmasına yardımcı olmak; bireyi ve toplumu kötü ahlâktan korumak ve kurtarmak, bunun yanında iyi ahlâkla donatmak ve devâmını sağlamaktır. Bu sebeple, çocuklara ahlâkî olan ve ahlâkî olmayan özellikler hakkında doğru bilgiler verilmeli, sağlam kanâatler oluşturulmalıdır. Bu şekilde onlar iyi eğilimlerini geliştirmeyi, kötü eğilimlerine teslim olmamayı denerler ve böylece karakterleri olumlu yönde gelişir. Çocuklara yüksek fikirler verilmeli ki yüksek duygular meydana gelsin. 

 Doğrunun öğretilmesi ile yüksek fikirler oluşur. Değerler eğitiminin esâsını değerleri öğretmek oluşturmaktadır. Değerler eğitimi kalbe, zekâya ve irâdeye hitâp etmeli ve amacı iyiliği sevdirmek, tanıtmak, istetmek olmalıdır. Değerler eğitimi önce çocuğun duyarlılığına hitâp etmelidir. Çünkü çocukta duygu, akıldan önce gelir. Çocuk heyecanlı olduğu zaman aklını aydınlatmak da kolaylaşır. Değerler eğitimi, irâde üzerinde de etki yapmalıdır. Çocuklarımızın bilgi ve becerilerine tertemiz bir vicdan eşlik etmeli; onun gelişmiş bir beyni olduğu gibi büyük bir kalbi de olmalıdır. Maddî gücü büyüyen insanın merhameti de büyümelidir. Sağlam bir ahlâk ve yüksek bir karakterden mahrum insanlardan, paralarının, bedenlerinin, zevklerinin gücünü diğer insanların lehine kullanmalarını beklemek çoğu zaman zordur. 

 Değerler eğitiminin amacı, bireyin değerlere bağlı bir kişilik geliştirmesini sağlamaktır. Bireyin değerlerle donanması ancak eğitimle mümkündür. Bireyin eğitilmesi; bireyin içinde yer aldığı diğer ortamlarda yâni âile, toplum, devlet, iş vb. alanlarda yüksek değerlerin hâkim olmasını sağlayacaktır. Burada en büyük sorumluluk çocuğun ilk ve en önemli çevresi olan âileye düşmektedir. 

 Değerler eğitimi konusunda, öncelikle “Bu becerileri geliştirmek için planlı bir şeyler yapıyor muyuz?”, “Bu becerilerin kalıcı olması için neler yapıyoruz?” sorularının cevaplanması gerekmektedir. Aslında bu soruları kendimize sorduğumuzda bir kısmımızın bu işe zaman ayırmadığı da ortaya çıkacaktır. Bâzılarımız da ne yapacağını yâni çocuklara, gençlere istediği değerleri nasıl öğreteceğini bilmemektedir. 

 Yetişme döneminde arkadaş çevresi önemli bir değer sistemi oluşturur. Eskiden âile içinde öğrenilen ve aktarılan değerler, küçülen dünyâda artık sosyal çevreyle de oluşmaktadır. Âileler, değer sisteminin gelişmesinde çocukları üzerindeki etkileri azaldığı için, sâhip oldukları değerleri çocuklarına yeterince aktaramadıklarını hissetmektedirler. En çok sosyal alanda, gençlerin tutum ve davranışlarının kendi değerleriyle uyuşmadığını gördüklerinde rahatsız olmaktadırlar. Bu durum, insanları toplumsal olarak değerler konusuna daha duyarlı hâle getiriyor. Böylece değerler eğitimini daha programlı ve sistemli bir şekilde çocuklarına vermek istiyorlar. Bu noktada, önemli bir sosyal kurum olan okulların, bu konu üzerine eğilmelerinin önemi artıyor. 

 Okullarda Değerler Eğitimi 

Günümüz dünyâsında, akademik başarı kadar, çağdaş hayâtın vazgeçilmezi hâline gelen dürüstlük, saygılı olma, ahlâkî değerlere uyma, rahat iletişim kurma, insan ilişkilerine özen gösterme, nezâket kurallarına uyma, inisiyatif kullanma, iş disiplini, temizlik, düzen vb. kavramlar da ön plana çıkmaktadır. Birey bir bütün olarak ele alınmakta, insanı insan yapan özelliklerin geliştirilmesine çaba harcanmaktadır. 

 Okullar eğitim için çok önemli, vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz kurumlar durumundadırlar. Okulları örgün eğitim kurumları olarak nitelendirir, onları yaygın eğitimden ayırırız. Bu ayırım aslında okulu daha yakından tanımak ve onunla özel olarak meşgûl olmak kolaylığı sebebiyledir. Okullar kadar yaygın öğretim hizmeti yapan kurum var mıdır acaba? Okullar, özellikle ilköğretim okulları vatandaşın ayağına kadar gitmekte, zorunlu oluşu sâyesinde de yetişmekte olan yeni nesle, ortak değerleri kazandırmaktadır. Âilelerin bir kısmı çocuklarının okula gitmesi ile onlarla birlikte okulun verdiklerinden etkilenmekte, faydalanmaktadırlar. 

 Değerleri kazanmada okul öncesi eğitimin önemi çok fazladır. Çocuklarımızın sosyal becerilerini geliştirmek için ev ortamında ve ev ortamı dışında kullanabileceğimiz çeşitli yöntemler ve etkinlikler vardır. Ev içinde değerlerin âile bireyleri tarafından oyunların içinde aktarılması, çocukların değerleri dolaylı yoldan edinmesinde oldukça önemlidir. Yine çocuklarla birlikte târihî mekânların ve büyük zâtların yaşadığı yerlerin ziyâreti geleneksel değerlerin çocuğa öğretilebileceği -ev ortamı dışında gerçekleştirilebilecek- etkinliklerdir. Küçük yaşta öğrenilen değerlerin alışkanlık hâline gelmesi ve pekişmesi okulda aldığı eğitimle devâm etmelidir. Bunun için okulda başta öğretmenler olmak üzere tüm personele de görevler düşmektedir. 

 Okul eğitimi çok önemlidir ancak her ümîdi örgün eğitim kurumlarına, okullara bağlamak doğru bir düşünce değildir. Okul bilgi verir. Bilginin davranış hâline dönüşmesi, bilgili kişinin iyi ahlâklı, karakterli olması; o bilgilerin duygularla bütünleşmesine bağlıdır. Duygular ise okul çağından çok önce insanda vardır ve belli yönlerde şekil almaya başlamışlardır. Eğitim için okul çağını beklemek, okulun başarısını tehlikeye atmak demektir. Eğer okul öncesinde duyguların geliştirilmesine ve doğru yönlendirilmesine çalışılmamışsa, okulun verdiği bilgiler büyük çapta eğreti kalacak, çocuk onları ezberleyecek fakat kendisine mâl edemeyecektir. İyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı, güzeli-çirkini teorik olarak öğrenip kuralları, kânunları ezberlediği hâlde yalan söylemeyi, rüşvet almayı, çalmayı, kişisel çıkarını herşeyden üstün tutmayı, başkalarını bertarâf etmek için onlara iftirâlar atmayı, ayıplarını araştırarak, hîlelerle onlara zarar vermeyi sürdüren, hattâ bunları başarı sayan kimselerin varlığı, onların öğrendiklerini benimseyememiş olmalarındandır. 

 Çocuklarımıza değerlerimizin okullarda öğretilmesi sağlıklı bir toplum oluşturmak açısından son derece önemlidir. Onlara Matematik ve Türkçe derslerini öğretmek ne kadar önemliyse değerleri öğretmek de o kadar gereklidir. Öğretimin sâdece bilişsel yâni zihinsel öğrenmelerle sınırlı kalmayıp, öğrencilerin duygu, tutum, değer, inanç gibi duyuşsal davranışlarının hepsinin geliştirilmesini yâni eğitimin bütünselliğini tamamlayan unsurlardan biri de değerler eğitimidir. 

 Yeni yetişen bir insan için hangi davranışların doğru ve hangi davranışların yanlış olduğu, bir insanın hayâtını hangi temel değerlere yönlendirmesi gerektiği; okul programlarında doğrudan veya dolaylı olarak yer almaktadır. Bu çerçevede, değerlerin öğretimi dünyânın her yerinde okul eğitiminin amaçları arasında bir şekilde bulunmaktadır.2  

 Bilindiği gibi, eğitim programlarında yer alan genel amaçlar, tüm okullarda gerçekleştirilmesi istenen devletin uzak hedeflerine yâni devletin eğitim politikasına katkıda bulunmak durumundadır. Genel amaçlar, Türkiye’deki tüm okullarda ve tüm derslerde ulaşılması istenen özellikleri ifâde etmektedir. Buna göre, değerlerin öğretimi tüm derslerin veya tüm okul çalışanlarının ortak hedefidir. 

 Son yıllarda hızla yok olmaya doğru giden değerlerimizi korumak, çocuklarımıza daha yaşanılabilir bir dünyâ bırakmak için Millî Eğitim Bakanlığı yeni geliştirdiği öğretim programlarına doğrudan değerlerimizle ilgili konuları yerleştirmiştir. Toplumumuzdaki ahlâkî yozlaşmanın giderek arttığı hemen herkes tarafından dile getirilmektedir. Ancak bunun nasıl giderileceği konusunda fazla durulmamakta ya da genel ifâdelerin üstüne çıkılmamaktadır. Elbette, ahlâk eğitimi sâdece okulda başarılabilecek bir eğitim alanı değildir. Bu sorunun çözümü, tüm toplum özenle üzerinde durduğu takdirde uzun yıllar sürecek bir çalışmayı gerektirmektedir. 

Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın (Kasım 2017)

Dipnotlar: 
1 Marmara Üniversitesi öğretim üyesi. www.mehmetzekiaydin.com Email: mzekiaydin@mynet.com
2 Örneğin, ülkemizde 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’na göre Türk millî eğitiminin genel amaçlarından ikincisi şöyledir: “Türk millî eğitiminin genel amacı, Türk milletinin bütün fertlerini; Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünyâ görüşüne sâhip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek.” 

Ayrıca kontrol et

Tehlikeli, Görünmez Elektro-Sis 

Cep telefonları, baz istasyonları, elektronik âletler ve yeni ‘kablosuz teknolojisi’ sağlığımıza zarar verir. Hormonal süreçler ve diğer vücut süreçleri zarar görür, hattâ bu …