Anasayfa / Editör'ün Seçtikleri / Doğuştan Ölüme Müslümanların Ortak Sesi ve Diriltici Nefesi EZÂN-I MUHAMMEDÎ

Doğuştan Ölüme Müslümanların Ortak Sesi ve Diriltici Nefesi EZÂN-I MUHAMMEDÎ

Doğuştan Ölüme Müslümanların Ortak Sesi ve Diriltici Nefesi
EZÂN-I MUHAMMEDΠ
Servet Yalçın


Emr-i bülendsin ey ezân-ı Muhammedî 
Kâfî değil sadâna cihân-ı Muhammedî” 
Y. Kemal BEYATLI



Doğduğu andan itibâren Müslümanın kulağına fısıldanır. Aslında sâdece kulağına değil rûhunun derinliklerine kadar Allâh’a âidiyeti hatırlatılır. Ayak bastığı ve kendisinden öncekilerin küfür, günah, isyan ve hatâlarla kirlettiği bu gezegenin günah kirine bulaşmaması için.

Dünyânın kimseye yâr olmamış geçici nîmetleri için kan dökmemesi için.

Kendisine emânet olarak verilen nîmetlerin sâhibi olarak kendini görüp O nîmetlerle Allâh’a isyân eden firavunlar gibi olmaması için.

İnsan nefsi kan dökmeye ve fesat çıkarmaya meyyâl ve istekli olduğu, bunun için bir başkalarının hakkını gözünü kırpmadan ihlâl ettiği için günde beş defa rûhumuza bu diriltici sadâ ile seslenilir.

ALLÂHU EKBER ALLÂHU EKBER

Kim olduğunu unutma. Senin ve her şeyin sâhibi Allah’tır. O her şeyden üstün ve her şeyden büyüktür. Her şeyin Hâkim-i Mutlak’ı O’dur. Her şeyi var eden O’dur. Kâinâtı sevk ve idâre eden O’dur. Eşi benzeri, dengi ve zıddı yoktur. Güç ve kuvvet O’nundur .Sen ise âcizsin. Sonlusun. Sınırlısın. Kendi vücûdundaki hücreye bile hükmedemiyorsun. O (cc) öyle büyüktür ki senin vücûdundaki hücreye de, yerin dibindeki tohuma da hükmediyor. Kendi mülkünde var ettiği bütün canlılara rızkınıveriyor. O (cc) öyle büyük ki kendini inkâr edenlere, isyân edenlere hayat hakkı veriyor, hadlerini aşmadıkça onları helâk etmiyor. Emeklerinin karşılığını veriyor.

Azamet ve Kibriyâ O’nundur. Kul olanda bu sıfatlar olmaz. Hayâtı sana veren yarın onu senden almaya kâdirdir. Bunu rûhunun derinliklerine ve bütün hücrelerine yaz. Yaz ki Firavunlaşmayasın, Nemrutlaşmayasın, Kârunlaşmayasın, Belamlaşmayasın.

ALLÂHU EKBER ALLÂHU EKBER

O’nun büyüklüğü, azameti rûhunun derinliklerine işlesin. Ama yetmez, bunu idrâk etmesi gerekir. O da yetmez. Şimdi sıra bunu îlân etmesine geldi. Zîrâ şehâdette beyanvardır. Bildirme vardır. Ve haykırma vardır!

EŞHEDU ENLÂ İLÂHE İLLALLÂH

Ben Allâh’ın bir olduğunu, O’ndan başka ilâh olmadığını: Şu anda O’nun huzûrunda, gözümle O’nu görüyor gibi ve yemîn ederek söz veriyor ve beyân ediyorum. Evet ben,Allah’tan başka kendisine ısınacağım, güveneceğim, sığınacağım, seveceğim ve tapacağım hiçbir ilâh kabûl etmediğimi îlân ediyorum. Ve O benden nasıl yaşamamı istiyorsa öyle yaşayacağım. Emirlerine ve yasaklarına uyacağım. Benim yaşam tarzım O’nun istediği gibi olacak. Ben O’na teslîm oldum. Müslüman oldum.

EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RASÛLULLÂH

Ve yine ben sâdece Allâh’a îmânın yetmeyeceğini de biliyorum. O’nun (cc) elçisi olan Muhammed’e (sav) de îmânımı ve teslîmiyetimi haykırıyorum. Şehâdetimi bununla tamamlıyorum. O (sav) Allah’tan (cc) ne getirmişse onların hepsi benim kabûlümdür. O’na (sav) îman, ittibâ ve itâat ediyorum. O’nun (sav) hayat ve hareket tarzıbenim hayat ve hareket tarzımdır. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. Bu şehâdetler benim dînimin temelleridir.

Bu ezanlar ki şehâdetleri dînin temeli
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli (M. Akif)

Şimdi bunu hayâtında gösterme zamânı.

HAYYE ALES-SALÂH
HAYYE ALES-SALÂH

Haydin Namaza. Haydi verdiğin sözü hayâtında göster. Verdiğin sözü eyleme geçir. Kul olduğunu belgele. Haydi Kıyâmınla duruşunu; Rükûunla inkıyâdını, boyun eğişini. Secdenle Allâh’ın azameti karşısındaki tezellül ve acziyetini göstermeye.

Haydi, herkese “Bu rukû olmasa dünyâda eğilmez başlar” demeye.

Haydi, en üstün yerini, alnını ayaklarının altına almaya.

Haydi, bunu günde beş defa tekrarlayarak Allâh’a verdiğin sözü yenilemeye.

Haydi, ne kadar kararlı olduğunu günde beş defa göstermeye.

Haydi, atomdan galaksilere kadar bütün mevcûdât, hücreden en büyük canlıya varıncaya kadar tesbîhât hâlinde olan yaratıklarla berâber zikir senfonisine katılmaya.

Ve haydi, bunu yaparak:

HAYYEALEL-FELÂH
HAYYEALEL-FELÂH

Kurtuluşa koş. Çünkü Îman, teslîmiyet ve amel, berâberinde kurtuluşu getirir.

Çünkü bu, cehennemden,

Küfürden, şirkten, nifaktan,

Kula kulluktan,

Zilletten,

Esâretten kurtuluştur.

ALLÂHU EKBER ALLÂHU EKBER


Yine azametini, ululuğunu, en büyük olduğunu haykırıyorum. İkrâr ediyorum ki en büyük Sen’sin. Bundan sonra benim hayâtımda hiç kimsenin emri Sen’in emrinden daha üstün olmayacak. Yaratma, Yürütme ve Yasama Sana âittir.

Bunu böyle belleyeceğim ki yarın en büyük falan, en büyük filan diye bağırmayayım.

Ve birkere daha bütün Peygamberlerin insanlara telkîn ettiği ve “bu kelimeyi söyleyen kurtulur” dediği kelime-i Tevhîd peygamberî bir âvâz ile hatırlatılıyor:

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

Allah’tan başka güç, kuvvet, mâbud, ilâh, sığınılacak ve Allah kadar sevilecek hiçbir şeyve hiçbir kimse yoktur.

Bu kelimeyi söyleyin; kurtulun.

Hayâtınız değişsin.

Allâh’ın hâkimiyetini kabûl edin;

Her şey size boğun eğsin.

Ülkelerin kapıları size açılsın.

Hayâtınız anlam kazansın.

Hayâtınızın her ânında bu kelime kendini göstersin ki son sözünüz o olsun.

Müslümanca yaşayasınız ve Müslümanca ölesiniz.

İşte İslâm’ın şeâiri, sembolü olan ezan budur. Müslümanca hayâtın iksiri. Bizi günde beş defa dirilten ve bizi kurtuluşa dâvet eden ortak nefes. Hattâ sâdece biz Müslümanları değil bütün insanlığı. Onun için şâir:

Emr-i bülendsin ey Ezân-ı Muhammedî.
Kâfî değil sadâna Cihân-ı Muhammedî.

Sultan Selîm-i Evvel’i râm etmeyip ecel,
Fethetmeliydi âlemi Şân-ı Muhammedî.

Gök nûra garkolur nice yüzbin minâreden
Şehbâl açınca Rûh-u Revân-ı Muhammedî

Ervâh cümleten görür Allâh-ü Ekber’i
Akseyleyince arşa Lisân-ı Muhammedî

Yahya Kemal Beyatlı

Ayrıca kontrol et

Evlilik

Evlilik Alemdar Sâmî Efendi Hazretleri (ks) evlenecek çiftlere üç tavsiyede bulunur: Soyunda kıtal, haksız yere …