Anasayfa / Yenidünya Dergisi (Sayfa 40)

Yenidünya Dergisi

Gelişim Süreçleri

Bireylerin yaşam boyu süregelen hayat mücâdelesini kazanabilmesi, kendi lehine çevirebilmesi için belli birtakım yeteneklere ve özelliklere sâhip olması gerekir. Bu yetenekler ve özellikler sâyesinde ayakta kalabilme, olaylara karşı durabilme becerisi kazanır. Yeteneklerin ve kişisel özelliklerin artırıldığı bu dönem kişisel gelişim süreci olarak adlandırılır. Kişisel gelişim süreci belli bir disipline sâhip olan bireyin hem akıl hem zekâ hem de ruhsal olarak kendine …

Daha fazlası »

Millî Mücâdele’de Birlik ve Diriliş Rûhu

Millî Mücâdele sâdece Türklerin değil; asırlardır din, vatan ve mefkûre birlikteliği içinde Anadolu’da yaşayan bütün Müslümanların birlik ve dayanışma rûhu içerisinde müşterek verdiği bir dînî-millî bağımsızlık savaşıdır. Bu mücâdelede kadını-erkeği, yaşlısı-genci ile milletimiz; gizli halk kahramanları, Kuvayı Milliye ve Milli Ordu ile omuz omuza vererek târihe geçen emsalsiz bir “halk savaşı” ortaya koydu. TEMELLERİMİZDEKİ MAYA VE RUH ÖNCÜLERİMİZ İtilaf Devletleri, …

Daha fazlası »

Gönül Aynası / Gönül Temizliği

Bu hikâyede ressamlıkta iddialı iki zümre konu edilir. Bunlar Çinli ressamlar ve Rum yâni Anadolu ressamlarıdır. Her ikisi de, biz daha usta sanatkârız, derler. Devrin hükümdârı, bu iki grubu yarıştırmak ister. Büyük bir salonun duvar süslemeleri yapılacaktır. Dikdörtgen bir salon tam ortasından bir paravanla ikiye bölünür. Böylece etkileme ve kopya önlenmiş olur. Salonun bir bölümü Çinli ressamlara, öteki bölümü Anadolu …

Daha fazlası »

Bu Asrın Yolcusu

Bir başlangıcı ve de sonu olan her şey yoldur kâinatta. Üzerinde yaşadığımız Dünyâ’nın Güneş etrâfında dönüşü, akrep ile yelkovanın muntazam ilerleyişi ve kalplerin birbirleri ile olan mânevî etkileşimleri birer yoldur görebilenlere. Başka bir deyimle, hayat denilen şey yoldan ibârettir ve yolcu diye adlandırılan biz insanlardan… Yolu güzelleştirenler gençler olduğu kadar, yolda kalanların yâhud yoldan çıkanların çoğu da ne yazık ki …

Daha fazlası »

Efendimiz’in (sav) Özel Hayâtından Sünnet ve Tavsiyeler “Yönetim ve Hukuk”

Önemli ve kritik durumlarda, vahyin gelmediği durumlarda, istişârede bulunurdu. Bu O’nun (sav) temel bir özelliği idi. (Müslim, Ebu Dâvûd-6453, K.S.-4229) Yöneticilerin hayırlı danışmanlar edinmelerini isterdi. Bahtiyar bir yönetici; unuttuğu zaman ona hatırlatacak, hatırladığı zaman ona yardımcı olacak vezirler, danışman ve yardımcılar edinir. (Ebu Dâvûd, Nesei-5976, K.S.-1731) Kendisine danışılan kişinin muhakkak güvenilir bir kimse olmasını isterdi. (Tirmizî, Ebu Dâvûd, İbn-i Mâce, …

Daha fazlası »

Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir

Bedir Gazvesinde Bedir muharebesi Müslümanlar için bir mefkûre harbi idi. Müslümanlar bu uğurda fedakârlıklarıyle azıym bir imtihan geçiriyordu. İki ordu karşılaştığı zaman dövüşecek olan insanların baba, evlad, kardeş, ağabey, amuca, yeğen oldukları görüldü. Hz. Ebû Bekir karşısında henüz Müslüman olmayan oğlu Abdurrahman’ı gördü. Abdurrahman da harp için ilerlediği zaman babasını bulmuştu. Babasına kılıcını sıyırmış, Hz. Ebû Bekir’in din aşkıyla yanan …

Daha fazlası »

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (23. Mektup)

Birbirini tâkip eden âlim ve âriflere iki tâne belâgat ve ihsan dolu mektuplarınızı aldım. Hayr duâlarımı lütufkâr Rabbimin yüce katına arz eyledim. Âlem-i ma’nâ yâni rüyâ âleminde büyük mürşidimiz Hazreti Tâhâ (ks) Efendimizin ziyâretiyle feyz alıp şeref bulduğunuz yazıyordu. Bundan dolayı Allah Teâlâ’ya hamd olsun. Kalp hastalıklarına devâ, mânevî illetlere şifâ olan, şüphe endîşesinden uzak bulunan bu gibi ziyâretinizi lâyık olduğu şekilde tebrîk etmek isterim. Gerçek …

Daha fazlası »

Ölüm ve Ölüm Ötesi

“Ölüm” kelimesi ilk duyulduğunda, insanının iç dünyasında bir burukluk meydana getirir. Çünkü kelime, bir “ bitiş, son buluş ve yok oluş” olgusunu haber vermektedir. “Ölüm”, arzu ve isteklerin, ümitlerin, hayallerin tükendiği, hazların ve heyecanların bir anda acıya ve kedere dönüştüğü, kısaca hayata dair ne varsa hepsinin bitip sona erdiği olgunun adıdır. Zaten sözlüklerde de “Ölüm, canlılarda hayat belirtilerinin ortadan kalkması …

Daha fazlası »

O GELİRSE BİZ GİDERİZ

Zamânın pâdişâhı Kânûnî Sultan Süleymân Han onun hakkında anlatılanları ve tasavvuftaki yüksek derecesini işitmişti. Sîne-çâk Yûsuf Baba’yla sohbet etmek ve ondan istifâde etmek üzere saraya dâvet etti. Fakat Sîneçâk Yûsuf Baba, sultanlardan, devlet adamlarından ve dünyâ adamlarından uzak durmayı kendine prensip edindiği için dâveti kabûl etmedi. İkinci ve üçüncü dâvetleri de kabul etmeyince, Kânûnî Sultan Süleymân; “O gelmezse biz gideriz” …

Daha fazlası »

Bir Hâricî Karakter Olarak Kavramların İçini Boşaltmak

İstikameti bulmak da korumak da hiç kolay değil. Ayartıcı, uyarıcı, iğvâ edici faktörler hiç de az değil. Bilindiği gibi küfrün ilk basamağı küçük günahlardır. Hafife almaya gelmez. Bununla birlikte, denildiği gibi istiğfarla büyük, ısrarla küçük günah kalmaz. Günahlar alışkanlık yaptıkça bağışıklık kazanır, bünyeye yerleşir ve sonunda insanı duyarsızlaştırır ve rûhunu öldürür. Faslı Abdulmecid Sağir isimli yazar ülkesinde faaliyet gösteren tarîkatların …

Daha fazlası »