Anasayfa / Yenidünya Dergisi (Sayfa 20)

Yenidünya Dergisi

Medreseden Mektebe

İnsan yaşamına yön veren en önemli ve kritik etken kişinin alacağı kaliteli bir eğitimdir. Nitelikli bir eğitimin etkileri hem ferdî düzeyde hem de toplumsal seviyede kendini hissettirir. Günün bilimsel gelişmelerini tâkip eden ve bireysel yeteneklerin parelelinde planlanan bir eğitim politikası hedeflenen toplumsal ve kişisel gelişim için doğru bir yol haritası olacaktır. Bu yolda ilerlerken atılacak her doğru adımın etkileri günümüzden …

Daha fazlası »

Tecrîd ve Tefrîd

Sözlükte ‘soymak, soyutlamak, ayırt etmek ve temizlemek’2 gibi anlamlara gelen tecrîd kelimesi tasavvufî düşüncede ‘kalbin veya Hakk’ın mâsivâdan soyutlanması’3 şeklinde anlaşılmıştır. Buna göre, ‘sâlikin zâhirini mal ve mülkten, bâtınını karşılık bekleme anlayışından arındırması, yaptığı her şeyi sırf Allah rızâsı için yapması, makam ve hal sâhibi olma düşüncesini hatır ve hayâlinden geçirmemesi’ tecrîd olarak târif edilmiştir.4 Tecrîd kavramı Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemektedir …

Daha fazlası »

İslâm Birliği

Mâide Sûresinin üçüncü âyetinde Cenâb-ı Hakk, “Bugün kâfirler, sizin dîninizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün size dîninizi ikmâl ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı beğendim. Kim, gönülden günâha yönelmiş olmamak üzere açlık hâlinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” Âyet-i Celîle’si anlatacağımız bütün sözlerin özetidir. …

Daha fazlası »

Tasavvuf Ermek değil Erimektir Küçüğüm

Tasavvuf, “ermek” değil “erimektir” küçüğüm. Tenin kâfur kokması, o buğu… Hüzünse içimizden geçen bir büyülü nehirdir, nasılsa yatağını buluyor kalbe girince… Sevgi yetimisin sen. İnsanların kalbinde bir yer edinebilmek için didiniyorsun. Sanki birileri daha sen doğmadan yeryüzündeki sevgiyi silip süpürmüş. Bu yüzden hayâtı bir internet sayfası gibi algılamanı anlayabiliyorum. Bu yüzden sayfana dâvet ettiğin kişilerin de birer varlık olduklarını, bir …

Daha fazlası »

İrfan Yolunun Seçkin Yıldızı: Ebu’l-Hasan Harakânî

Bugün serhat şehrimiz Kars’ı şereflendiren, bilgeler bilgesi Ebu’l-Hasan Harakânî, Anadolu’yu mayalayan gönül erlerinin en seçkinidir. İslâm irfan semâsının bu parlak yıldızı, mânevî etkinliğinin sürdüğüne inanılan âriflerdendir. Anadolu’nun kapılarını Müslüman Türkler’e açmış, İslâm bilgeliğiyle gönülleri mayalamış, kudsî nefesiyle yaşayan ölülerin ruhlarını diriltmiş, ‘güneşin doğduğu yer’ anlamına gelen Anadolu’muzda Selçuk medeniyetinin yükselmesinde kurucu bir işlevi olmuştur. Âlemşümûl birliğin bu topraklarda toplumsal planda …

Daha fazlası »

Medeniyet mi Dediniz?

Osmanlı evi dediklerinde durmak lâzım. Hele Osmanlı kadını ifâdesi beni hep benden alır. Düşünsenize yağmur yağdığında insanlar sokaklarda ıslanmasın diye evlerinin mîmârîsini özellikle cumbalı yapan insanlarımız yaşadı bu topraklar üzerinde. Kapı çalmanın bir usûlü bir âdeti olduğu günlerimiz vardı bizim. Önce kanatlı bir kapının büyükçe olmayan tokmağını tutar ve çalardınız. Sonra içeriden size izin verilirse evin avlusuna geçerdiniz. Evin arka …

Daha fazlası »

Dostluk ve Mutlak Dost

“Dost olarak Allah yeter, yardımcı olarak da Allah yeter!” (Nisa, 45. E.Hamdi Yazır ) Dost dediğimizde akla gelen ilk özellik onun güvenilebilir biri olması durumudur. Ancak bu güvenilirlik sıradan bir güvenilirlik değildir. İnsan, mahallesinin bakkalına da güvenir. Onun kendisini aldatmayacağını bilir. Dostluk bağlamındaki güvenilirlik insanın sırrını paylaşabileceği, mahremiyetini teslim edebileceği nitelikte birinin güvenilirliğidir. Mahalle bakkalının bize aldatmayacağı konusunda ona güven duysak …

Daha fazlası »

Mi’râca Sûfî Bir Bakış: Şeyh Vahyî Efendi ve Mi’râcü’l-Beyân’ı

Mü’minler açısından namaz, kelime-i şehâdetten sonra en önemli kulluk göstergesidir. Namaz, fıkhî ve rûhî yönleriyle mü’mini Yaratıcısının huzûruna ve rızâsına kavuşturacak/yükseltecek en zirve ibâdettir. Namazın bu önemi, onun farz kılınma süreciyle de yakından alâkalıdır. Allah Teâlâ namazı, vâsıtasız bir şekilde O’na (sav) vahyettiği ve O’ndan önce hiçbir peygambere nasîb etmediği ‘İsrâ ve Mi’râc’ gecesinde farz kılmıştır. Bu yönüyle Hz. Peygamber …

Daha fazlası »

Papağan Hikâyesi (Ölmeden Evvel Ölmek)

Bir tacirin bir papağanı vardı. Kafeslere mahkûm edilmiş güzel bir kuştu. Bir gün tüccar Hindistan’a gitmek için yol hazırlığına başladı. Kölelerinin, cariyelerinin her birine ayrı ayrı: “Sana Hindistan’dan ne getireyim ne istersin?” diye sordu. Her biri ayrı bir şey istedi. Tüccar papağanına da sordu: “Ey güzel kuşum sana ne getireyim, sen Hindistan’dan ne istersin?” dedi. Papağan: “Oradaki papağanları görünce benim …

Daha fazlası »

Mevlȃnȃ’ya Göre Öğrenci-Öğretmen İlişkisi

Mevlânâ’nın eğitim sisteminde öğretmen ve öğrenci iki temel öğedir. O, öğrenci ile öğretmen arasındaki yakınlığı başarının esâsı olarak kabûl etmektedir. Öğretmen ve öğrenci ilişkilerini birtakım metaforik anlatımlarla çok daha anlaşılır kılmaya çalışmaktadır. Bu benzetmelerin bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz: 1. Bal-Süt İlişkisi Öğretmen-öğrenci münâsebetlerine ışık tutmaya çalışan Mevlânâ, tasavvufî ağırlıklı bir misâlle konuyu ele almaktadır. Bu konuda bal ile sütün …

Daha fazlası »